Ana içeriğe geç
Sözlük

tutar ile cümle

tutar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yakaladığı balığın kafasını öne doğru tutar.Käärme nielee saaliinsa pää edellä.
Kemer, kafasındaki bir tüyü tutar.Hosuli pitää päässään kattilaa.
Erişkin erkeklerde mantar, sakal bölgesini tutar.Sudet – Miehet Reservi Sudet.
Holmes'un Lestrade'a karşı görüşü hikâyelerde bir tutarsızlık gösterir.Holmesin suhtautuminen Lestradeen vaihtelee eri tarinoissa tylystä ystävälliseen.
Toprakta yetişen her şeyin sevgilisiydi ,onların sayısız biçimlerini aklında tutardı.Hän rakastaa kaikkea mikä kasvaa maassa ja entit olivat hänen ajatuksiensa tulosta.
Konuşma dili ile uzmanlık dilleri arasındaki tutarsızlıklar tekdüze değildirler.Kielenhuoltolautakunta ei ole huomioinut ammattikielen problematiikkaa tässä.
Eğer vazgeçmezsen, mutlaka seni taşa tutarım.Jos et usko, vedän sinua turpaan.
Toplam proje tutarı 95 milyon dolardır.Kauppahinta on 95 miljoonaa Yhdysvaltain dollaria.
Bu siparişin boyutu 22 uçak ve toplam değeri 67 milyon ABD Doları tutarındaydı.Tilaus kattoi 20 lentokonetta, ja oli arvoltaan 24 miljoonaa Yhdysvaltain dollaria.
Ekliyorum: Ve aynı tutarlılıkla yaşadığı yaşamını aynı tutarlılıkla sonlandırdı.Hänen uskonnollisuutensa syveni elämän mukanaan tuomineen kärsimysten myötä.
Boyama maliyeti yaklaşık 3 milyon Euro tutar.Koko siltaurakka maksaa noin kolme miljoonaa euroa.
Nükleonları "residual strong force" adı verilen kısa menzilli bir çekici güç bir arada tutar.Se on peruvastavammanlaatuisen vahvan vuorovaikutuksen jäännösvoima, engl. residual strong force.
A ve B gibi iki farklı toplam yönteminde ortak olarak bulunması yeğlenen özellik tutarlılıktır.Kahden eri summausmenetelmän A ja B toivottava ominaisuus on jatkuvuus.
Jin olanlardan kendisini sorumlu tutar ve bir daha uyumamak için kendisine eziyet eder.Jin ryntää halaamaan Sunia ja lupaa etteivät he enää koskaan ole erossa.
Genellikle bu ödeme alacak toplamının en çok %80’i tutarındadır.Yleisimmin sitä myydään kuitenkin 20 % vahvuisena.
İsrail'de ortodoks Yahudiler cildinin çoğunu örtülü tutarak makul bir şekilde giyinirler.Jotkut ortodoksijuutalaiset naiset peittävät päänsä peruukilla.
Eğer daha az yükün olduğu yönde taşıma yapılıyorsa navlun tutarı düşük olmaktadır.Jos sähköä varastoidaan paikallisesti, remontin tarve on vähäisempi.
Her arsanın sahibi merkezi bir kurumda kayıtlıdır, devlet o arsanın sahibinin kim olduğunu kayıtlarında tutar.Järjestyslaki on voimassa yleisillä paikoilla riippumatta siitä, kuka paikan omistaja on.
Eğer birlikte olursa, birbirlerini tutarak katılaşır ve çökelirler.Joka tapauksessa he toinen toisensa perään menevät tainnoksiin ja kaatuvat.
Bunu aklımızda tutarak içeriğimizi faydalı bulan herkesle paylaşmak istiyoruz." diyerek özetlemiştir.Tämä mielessä haluamme jakaa sisältömme kenen tahansa kanssa, jolle siitä voisi olla hyötyä."
Bu koltuğu benim için tutar mısın?Etkö varaisi tätä paikkaa minulle?
Sadece Einstein'ın teorisi deney ve gözlemlerle tutarlı olduğunu kanıtladı.Μόνο η θεωρία του Αϊνστάιν αποδείχθηκε να είναι συνεπής με τα πειράματα και παρατηρήσεις.
2017 yılında, iki ülke arasındaki ticaret 590 milyon ABD Doları tutarındadır.Το 2017, το διμερές εμπόριο μεταξύ των δύο εθνών ανήλθαν σε 230 εκατομμύρια δολάρια ΗΠΑ.
İlk yılki net hizmet geliri $3.6 milyon tutarında idi.Την ημέρα της Πρωτοχρονιάς είχε έσοδα $3.6 εκατομμύρια.
Filmde bazı tutarsızlıklar bulunmaktadır.Υπάρχουν και μερικές ανακρίβειες στην ταινία.
Ayrıca madalya alanlara 15.000 Kanada doları tutarında para ödülü verilmektedir.Συνοδεύεται με το χρηματικό ποσό των 15.000 δολαρίων Καναδά.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Ο Ηλιογάβαλος έτρεχε ανάποδα μπροστά από το άρμα, βλέποντας το θεό και κρατώντας τα ηνία.
Üstelik tutarlılığı sağlamak adına, sonraki sorulara verilen cevapları da değiştirebilir.Μπορεί επίσης να αλλοιώσει τις απαντήσεις σε επερχόμενες ερωτήσεις για να διατηρηθεί η σταθερότητα.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.Οι γραπτές μαρτυρίες είναι ασύνδετες και αποσπασματικές, επικεντρωμένες κυρίως στην πόλη των Αθηνών.
İnşaat çalışmaları ilerledikçe, ilaveler yapılarak taahhüt tutarı 1,5 milyar doları aştı.Ενώ όλες οι περιοδείες της Μαντόνα έχουν αποφέρει έσοδα πάνω από 1,5 δισεκατομμύρια δολάρια.
Dolayısıyla bu bilgiler tutarlıdır.Για τον λόγο αυτό ο εκτιμητής είναι συνεπής.
Belitlerin tutarlılığı sistem içerisinde kanıtlanamaz.Η συνέπεια των αξιωμάτων δεν μπορεί να αποδειχθεί μέσα στο ίδιο το σύστημα.
Dalları gökyüzünü ayakta tutar.Τα πέλματα ακουμπούν το έδαφος.
Ülkenin dış borç tutarı 120 milyon $'dır.Το ΑΕΠ της χώρας ξεπερνάει τα 120 δις. δολάρια.
Yani, 'Bu tutar mı, kaç satar?' gibi detaylar yoktur kafamda.Πόσο πιο ξεκάθαρα να το πω; Δεν υπάρχει παρασκήνιο πίσω απ’ αυτό."
Devlet Ödülü yürürlüğe girdiği zaman ödül tutarı (Lenin ödülününkinin yarısı olan) 5000 ruble idi.Για αυτή του την ανακάλυψη, τιμήθηκε με το Βραβείο Demidov των 5000 ρουβλίων.
Bu iki analiz tamamen tutarlıdır.Τα δύο αυτά στοιχεία βρίσκονται σε πλήρη ισορροπία.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.Η ηλιακή ενέργεια μετασχηματίζεται από τα φυτά μέσω της φωτοσύνθεσης.
Bu anlatı pek tutarlı gözükmüyor.Αυτή η παράδοση φαίνεται αναξιόπιστη.
Öfkelerini kontrol altında tutarlardı, huzur yayan insanlardı.Τους αποκαλούσαμε ελεύθερους σκοπευτές και ήμασταν πολύ θυμωμένοι.
Eğer katılımcı yanlış cevap verirse tutarlılık adım büyüklüğü tarafından artar.Εάν το σφάλμα φαίνεται τυχαίο, τότε αυξάνει την διάσταση.
Ekinezyanın (kirpi otu)faydası hakkındaki kanıtlar tutarsızlık göstermektedir.Οι αποδείξεις για τη χρησιμότητα της εχινάτσιας είναι ασυνεπείς.
Arkeologlar bütün bunları inceler ve ayrıntılı notlar tutar.Πραγματοποιείται ενδελεχής έλεγχος και κρατούνται λεπτομερείς σημειώσεις.
28 Ekim 2014'te, HTML5, tanım aşamasını tamamlayan, tutarlı bir W3C Tavsiyesi olarak yayınlanmıştır.Ιανουάριους 2008 Δημοσιεύεται η HTML5 ως ένα Πρόχειρο Εργασίας από το W3C.
Babası (eski bilim adamı) karısının ölümünden kendini sorumlu tutar.Ο πατέρας της Ευγένας αποφασίζει τον αποκεφαλισμό της γυναίκας του.
Film, şirket tarihinde önemli bir yer tutar.Ακολουθούν ημερομηνίες σταθμοί στις ιστορία της εταιρείας.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Når de opholder sig på jorden (hvilket sjældent sker), så bevæger de sig ved at hoppe på bagbenene.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Efter krigen modtog klubben en kompensation fra War Damage Commission på cirka £22.278.
Verdiği sözleri mutlaka tutar.Et løfte som de åbenbart holdt.
Yıldızlar her kültürde önemli bir yer tutar.Stjerner har været vigtige i alle kulturer.
Mali İmparatorluğu'nun Afrika'daki altın geniş tutarlar için eski dünya çapında ünlenmişti.Mali-riget i Vestafrika var berømmet i den gamle Verden for sine enorme mængder guld.
Koyu yeşil bir palto giymiştir ve sağ elinde bir baston tutar.Han er iført en mørkegrøn overfrakke og holder en vandrestav i sin højre hånd.
Sürekli felsefe ve şiirle ilgilenir,kitap okur,günlük tutar.Han levede og åndede i sproget, læste altid, skrev dagligt.
Ama dekarboksilaz eklendiğinde aynı süreç 25 milisaniye tutar.I fald enzymet tilsættes varer den samme proces blot 25 millisekunder.
Ödenen ücret ve verilen hizmetin birbiriyle tutarlı olması gerekmektedir.Han argumenterer for, at værkets Gehalt og Funktion bør forstås i relation til hinanden.
Şeyh, müridin (murad eden, isteyen) düşünce hayatını kontrol altında tutar.Kyu Shin Do (求真道) betyder vejen til den sande søgen, eller søgen efter den sande vej.
Elinde beyaz ve çok uzun bir asa tutar.Den er hvid og har et bredt langt næb.
Hızır bunlardan bir çiftini tutar, uçmasınlar diye kanatlarını kırar.Der er nu otte ravne, og de har fået vingerne stækket for at forhindre dem i at flyve væk.
Faith ise harap bir halde Los Angeles'ın yolunu tutar.Han bruger sine superkræfter til at holde gaderne i Los Angeles trygge.
Kendi içinde mantıksal bir tutarlılık taşımaktadır.Ikke desto mindre har de gerne deres egen indre logik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod