Ana içeriğe geç
Sözlük

tutar ile cümle

tutar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Porém, após adentrarem na mesma, a saquearam.
Bu durum sonsuz fiziksel evren ile tutarlı olacaktır.Isso seria coerente com um universo físico infinito.
Barnes G-fonksiyonu Beta fonksiyonu: analog binom katsayısı yerini tutar .Função G de Barnes Função beta: Corresponde coeficientes binomiais análogos.
Gizli bellek alanı: Gizli bellek alanı, kişisel verileri kişisel tutar.Área de memória secreta: A área de memória secreta mantém os dados pessoais privados.
Eskiden (Diyarbakır dahil) şehirde oturanlar Memela Mahalleninde bağ tutardı.Antes disso, os maestros batiam pesadas varas no chão (barretes).
Takip 3.000 £ tutarında mütevazı bir bütçeyle yapıldı ve bir yıl boyunca hafta sonlarında çekildi.Following foi criado com um orçamento de £ 3 000, gravado em fins de semana ao longo de um ano.
2000-10 yılları arasında ülke 178 milyar dolar tutarında doğrudan yabancı yatırım çekmiştir.Durante 2000-10, o país atraiu 178 milhões de dólares este tipo de investimento.
Oyuncular araştırmalara başlar, yağma tutar ve diğer oyuncularla savaşa girerler.Os jogadores embarcam em missões, colecionam saques e entram em combate com outros jogadores.
Elde edilen veriler ve prehistorik avcılık hipotezleri arasında bazı tutarsızlıklar vardır.Existem algumas inconsistências entre os dados atualmente disponíveis e a hipótese da matança pré-histórica.
Libby ve Ana Lucia cenaze töreninde, Claire, Charlie'nin elini tutar, ve yeniden arkadaş olmalarını onaylar.No funeral de Libby e Ana-Lucía, ela segura a mão de Charlie, significando uma reconciliação entre eles.
Bu tutarsızlık yakın zamanda nötrino salınım etkilerinin keşfiyle çözüldü.Este problema foi resolvido recentemente com a descoberta dos efeitos da oscilação de neutrinos.
Suyun başını kim ya da kimler tutar?Mas quem ou o que é a caça de quem?
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.O comportamento mítico das divindades é inconsistente, seus pensamentos e motivações raramente são declarados.
Bu, dünyanın her yerindeki Yahudi topluluklarında tutarlılık gösteren bir sonuçtur.Esse resultado é consistente para todas as populações judias ao redor do mundo.
Abel ortalamaları düzenli, doğrusal ve kararlıdırlar ancak farklı λ değerleri için tutarlı değillerdir.As médias abelianas são regulares, lineares, e estaveis, mas nem sempre resultam ser consistentes entre si.
2007'de şarkıcı, Live Nation ile $120 milyon tutarında 10 yıllık bir iş ve albüm anlaşması imzaladı.Em 2007, ela assinou um contrato de 120 milhões de dólares com a Live Nation.
Cehennem sorunu veya Tutarsız Vahiy Argümanı, Tanrı'nın varlığına karşı bir argümandır.Problema do Inferno é um argumento que vai contra a existência de Deus.
Ron onu hep cebinde tutar.'Ele sempre estava com dinheiro na carteira.
Vücudu uzun süre tok tutar.Seu corpo entrou em choque durante horas.
Bitkiler güneş enerjisini fotosentez aracılığıyla tutarlar.As plantas utilizam a energia da luz solar para realizar a fotossíntese.
İki anlaşmanın toplam tutarı 128 milyon Euro idi.O custo total do projeto chegou a $ 128 milhões.
Brahui kültüründe müzik önemli bir yer tutar.A música do Paraguai tem grande importância na música brasileira.
Hızır bunlardan bir çiftini tutar, uçmasınlar diye kanatlarını kırar.Possui um par de asas que lhe permitem voar.
Bill, Doktor'un cesedinin üzerinde yas tutar.Andy apenas chora sobre o corpo do pai.
Konuşma dili teknik terminolojiyle tutarlı değildir.Realia não se confundem com terminologia.
Elagabalus, geri geri arabanın önüne koşar, tanrıyı karşılar ve dizginleri tutardı.Heliogábalo corria de costas à frente da carruagem, olhando para o deus e segurando nas rédeas dos cavalos.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Todo dia ela pega o trem para ir trabalhar.
Görelilik kuramının tutarlı olduğu düşünülmektedir.Seu estado de saúde é considerado estável.
Seçici kurulun belirlediği ödül sahibine bir defalık olmak üzere 15 bin TL tutarında destek sağlanır.Eles oferecem US$ 15.000 ao taxista para um determinado destino.
Ana madde: Serbest dalış Su altında nefes tutarak yapılan dalıştır.Instrumento principal que permite respirar debaixo d'água.
Kurallara tutarsızlıkı kaldırmak için Aralık 2012 yılında değişiklik yapılmıştır..As diretrizes foram alteradas em dezembro de 2012 para corrigir esta anomalia.
Kaldıraç,yatırımcının teminat tutarının belli bir katına kadar işlem yapabilmesidir.O estado garante a cobertura dos depósitos até um certo montante.
Madonna portresi çocuğu elinde kitap okurken tutar.A Virgem Maria a ler um livro; após o mesmo.
Tutarsız davranışlar sergiler.Caminhos autoevitantes são fractais.
Bunu aklımızda tutarak içeriğimizi faydalı bulan herkesle paylaşmak istiyoruz." diyerek özetlemiştir.Com isto em mente, nós queremos compartilhar nosso conteúdo com quem pode ser útil."
Güçlü ve delici pençeleri avı sıkıca tutar.São mãos delicadas e poderosas que preparam o alimento.
Bu tutarı aşan primler reasüröre devredilir.Só que um amor contrariado causa desvarios.
Ayrıca Varahi bir sopa tutar ve bizona biner ki bunların ikisi de Yama'nın özelliklerindendir.Ele também gosta de brincar com uma fantoche de coelho e esconde isso dos outros dois piratas.
Bu öğrenen programdır ve içinde kendi yönlendirme veritabanı tablosunu tutar.Já o capítulo seguinte, trata da fotografia impressa, propriamente dita.
Son olarak davranış tutarlı mıdır?Primeiro, o comportamento é adaptativo?
Anya umursamaz gözükür ve elini tutar.A mulher graciosamente aceita e segura a mão dele.
Lakin bu sınıflandırma her zaman tutarlı veya sistematik bir yol izlememiştir.Apesar disso, seu poema nunca ficou numa forma completa ou definida.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Passaram pela Conciergerie durante o Terror 2278 condenados à morte.
"İzci Töresi" İzci, sözünün eridir; şeref ve haysiyetini her şeyin üstünde tutar.Lei Escoteira O Escoteiro tem uma só palavra; sua honra vale mais que sua própria vida.
Bu aylarda fazla yağış olmaz ama rüzgarlar geniş yer tutar.O tempo hoje está bom mas as ondas estão altas.
Kennedy'nin sağ bileğini tutar.Corresponde a perna direita do Shurikenjin.
Bu türde erkekler yumurtaları ağızda tutar.Estes últimos incubam os ovos dentro da sua boca.
2005 yılında, tutarlı, yüksek çözünürlüklü görüntü (2003 sonuçlarına göre) üretildi.Além disso, foi implantado em 2009 o Programa de Avaliação Seriada (PAS).
Davut pişmanlıkla onların yasını tutar.Mas Davus os convence a apedreja-la.
"Optik temelleri: Tutarlılık".«Métodos de Contracepção: Resumo».
Gözlerini genellikle kapalı tutar.Hij houdt zijn ogen meestal gesloten.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.Eenmaal op aarde is het mede hun taak de lof van God te zingen.
Muharrem’den sonra da üç gün Hızır Orucu tutarlar.De bewoners tekenen vervolgens in op ten minste drie van die dagen.
Maddeler ayrıldıkları zaman ise, yükleri oransız bir şekilde tutarlar.Zodra de aangelegde spanning de doorslagspanning (zenerspanning) overschrijdt gaat de diode geleiden.
Aristofanes Aharniyalılar 'da, Aspasia’yı Pelopones Savaşı’ndan sorumlu tutar.In zijn Acharneis ("Acharniërs") legt Aristophanes de schuld voor de Peloponnesische Oorlog bij Aspasia.
80.000 $ tutarındaki fidye karşılığında kadın serbest bırakılacak, Jerry de bu paranın yarısını alacaktır.Er moet 80.000 dollar losgeld betaald worden om Jean terug te krijgen, waarvan de helft naar Jerry gaat.
Belitlerin tutarlılığı sistem içerisinde kanıtlanamaz.De consistentie van de axioma’s kan niet bewezen worden binnen het systeem.
PRODCOM listesi bu nedenle CPA ile bağlantılı ve tutarlıdır.De DDD-opname van CPO klinkt daarbij netjes en vlak.
Davranışları tutarsızdı ve düşünceleri ile motivasyonları nadiren belirtiliyordu.Hun loyaliteit was echter gering en hun acties waren vaak onberekenbaar.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.Zij leunt met haar rechterarm op een zuil, wat staat voor standvastigheid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod