Ana içeriğe geç
Sözlük

tutan ile cümle

tutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.Играенето е лепилото, което ни свързва.
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.Игра - то, что соединяет нас.
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.המשחק הוא הדבק שקושר אותנו יחד.
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.ان اللعب هو الرابط الذي يجمعنا سويةً
Oyun bizleri birarada tutan bir tutkaldır.私たちを結びつける絆です 皆さんがどんな遊びをするのかは知りませんが
"Özelliklerinin listesi 18 sayfa tutan... ... bir 1.0 sürümlü ürün belirlemiyoruz."Nie jesteśmy wyspecyfikowaną wersją 1.0 produktu, który ma specyfikację na 18 stron.
"Özelliklerinin listesi 18 sayfa tutan... ... bir 1.0 sürümlü ürün belirlemiyoruz."No estamos especificando un producto en versión 1.0" "con especificaciones de 18 páginas".
"Özelliklerinin listesi 18 sayfa tutan... ... bir 1.0 sürümlü ürün belirlemiyoruz."Це не специфікація продукту версії 1.0, технічні умови якого мають 18 сторінок".
Peki, bacak tutan tek şey bunu yaparken.הרגל היא הדבר היחיד המונע מהשולחן לעשות זאת.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Dầu là một trong những yếu tố giữ Irắc lại với nhau.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.El petróleo era una de las fuerzas que mantenía unido a Iraq.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Il petrolio era una delle forze che teneva insieme il paese.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.한 때 석유가 국가를 결집하는 힘이었으나
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Olie was een ​van de krachten die Irak samenhielden.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Petrolul era una din forțele ce menținea coeziunea țarii.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Ropa była jednym z czynników spajających Irak.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi. Şimdi ise ülkenin dağılmasının en önemli sebebi.Régen az olaj volt az Irakot összetartó erő, most ez az ország felbomlásának egyik legfontosabb oka.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Το πετρέλαιο ήταν μία από τις δυνάμεις που κρατούσαν ενωμένο το Ιράκ.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Петрола беше една от силите, крепящи Ирак.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.Раньше, нефть была одной из сил, объединяющих Ирак.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.נפט היה אחד הכוחות שאיחד את עירק.
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.البترول إعتاد أن يكون أحد خطوط القوى التي تجمع العراق معاَ .
Petrol Irak'ı birarada tutan güçlerden biriydi.しかし今 石油は国家分裂の最も大きな 原因となっているのです
Piramidin tepe taşı oradadır, çünkü piramidi ayakta tutanlar onu orada tutarlar.Nahoře je vrcholový kámen, protože ho tam zbytek pyramidy drží.
Rahmetli olan kişi buradaki tabutta. Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Тук се вижда починалият, лежащ на погребално носило, както се нарича.
Resmin odak noktasında yas tutan kişileri görüyoruz.Така изглежда.
Resmin odak noktasında yas tutan kişileri görüyoruz.التركيز على المشيعين,الذين يظهرون حزنهم
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Aspetta, non è la prima ragazza ad affrontare davvero gli F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Attends, n'est-elle pas la première fille qui fait face au F4 ?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Če pomislim, ali ni ona prvo dekle, ki se je resnično spopadla s F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Czekaj, czy ona nie jest pierwszą dziewczyną, która na prawdę przeciwstawiła się F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Đợi đã, có phải cô ta là người con gái đầu tiên dám đối mặt với F4 không?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?그러고 보니까 F4한테 제대로 덤빈 여자애는 처음 아냐?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Hetki, eikö hän olekin ensimmäinen tyttö, joka todella nousee F4:ä vastaan?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Počkať, nie je to prvé dievča, ktoré F4 vyzvalo?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Počkej, není to první holka, která se odvrátila od F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Stai asa, nu este ea prima fata care ii infrunta pe F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Tunggu, bukankah dia itu perempuan pertama yang berani menghadapi F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Vänta, är hon inte den första tjejen som verkligen går emot F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Wacht eens even, is ze niet het eerste meisje die tegen F4 ingaat?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Warte, ist sie nicht das erste Mädel, dass die F4 wirklich herausgefordert hat?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Για περίμενε,δεν είναι η πρώτη κοπέλα που αντιστάθηκε στους F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?Разве она не первая, кто противостоит F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?רגע היא לא הבחורה הראשונה שמצליחה לעמוד פנים מול פנים עם F4?
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?لحظه، أليست هي الفتاه الوحيده التي واجهت الـ اف فور؟
Sahi, F4'a kafa tutan ilk kız değil mi o?お前たち なに言ってんだよ こんなのまだ序の口だぜ
Seni tutan kim?O que está te impedindo?
Seni tutan kim?Какво те спира?
Sizinle malzemeleri geçen Nisan mel bulacaksınız O tüm tutan bir kitap ve onun odasında당신과 함께 공급 지난 4 월 멜 찾을 수 있습니다 그는 모든 유지 책과 방
Sizinle malzemeleri geçen Nisan mel bulacaksınız O tüm tutan bir kitap ve onun odasındaPapier auf Stifte und all die Dinge, wie die nicht wissen, wann sie zu kaufen passieren
Sizinle malzemeleri geçen Nisan mel bulacaksınız O tüm tutan bir kitap ve onun odasındaאספקת אפריל האחרון עם מלך תמצא ספר וחדרו, שם הוא שומר את כל
Sizinle malzemeleri geçen Nisan mel bulacaksınız O tüm tutan bir kitap ve onun odasındaسوف الإمدادات في أبريل الماضي, مع ميل تجد كتاب وغرفته حيث يحتفظ كل
Sizinle malzemeleri geçen Nisan mel bulacaksınız O tüm tutan bir kitap ve onun odasında彼のアカウント
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Ami egykor biztonságot hozott, most őrületbe kerget.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Apa yang semula membuat Anda bertahan hidup kini membuat Anda gila.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Cái mà một lần khiến bạn cảm thấy an toàn giờ lại khiến bạn phát điên.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Ceea ce pe vremuri vă liniștea acum vă duce la nebunie.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Ce qui avant était sans danger, maintenant vous rend fous.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Ciò che una volta vi faceva sentire al sicuro adesso vi fa impazzire.
Sizi zamanında güvende tutan şey artık deli ediyor.Estão a perceber o problema? O que, em tempos, nos punha a salvo, agora, leva-nos à loucura.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tutan ile cümle - Sayfa 27 - tutan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App