Ana içeriğe geç
Sözlük

tutan ile cümle

tutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.la Chine ne serait jamais restée unie. L'identité Han a été le ciment qui a maintenu ce pays uni.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.L'identità degli Han è stata il cemento che ha tenuto insieme questo paese.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.lòng tự tôn của người Hán được bồi đắp giúp cho quốc gia này gắn chặt một khối.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.Η ταυτότητα των Χαν υπήρξε το τσιμέντο που κράτησε τη χώρα ενωμένη.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.Идентичность хань стала цементом, обеспечивающим единство страны.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.Ідентичність ханьців стала цементом який тримав цю державу єдиною.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.Китай никога нямаше да остане цял. Идентичността за Хан беше цимента, който задържал тази страна цяла.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.זהות ההאן הייתה המלט אשר החזיק את הארץ הזו מאוחדת.
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.ان الشخصية - شخصية سلالة الهان - كانت الرابط الذي ربط هذه الدولة معاً
Han kimliği, bu ülkeyi birarada tutan çimento işlevi gördü.この国を一つにするセメントとなってきたのです デメリットはというと
Hemen sağında, masanın altında kafasını tutan ve lapasını döktüğü için endişeli görünen birini görüyoruz.Справа біля нього, за цим же столом, чоловік обхопив голову руками і дуже засмучений через розлиту кашу.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Atracția gravitațională este cea care face aceste lucruri să orbiteze.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.C'est la force gravitationnelle qui fait tourner ces éléments.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Det är gravitationskraften som får dessa saker i omloppsbana.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Do lực hấp đẫn làm cho mọi vật đi theo quỹ đạo.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.É a atracção gravitacional que faz com que estes objectos orbitem.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.E' l'attrazione gravitazionale che le fa orbitare.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Gaya tarik gravitasilah yang menyebabkan benda-benda ini mengorbit.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Het is de aantrekking van de zwaartekracht die deze dingen in een baan houden.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Je to gravitační tah, který nutí objekty k tomuto obíhání.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.중력에 의한 인력으로 물체의 공전궤도가 정해지는 것입니다.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.La atracción gravitatoria hace orbitar estos objetos.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Przyciąganie grawitacyjne sprawia, że krążą one po orbicie.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Sie erhalten ihre Umlaufbahn durch den Einfluss der Anziehungskraft.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Είναι η βαρυτική έλξη που θέτει αυτά τα αντικείμενα σε τροχιά.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Гравитациноното притегляне ги кара да се движат в орбита.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Це гравітаційне поле змушує їх обертатися.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.Это гравитационная тяга заставляет их вращаться.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.המשיכה הגרוויטציונית היא אשר גורמת לגופים אלו לחוג במסלול סביב אובייקט אחר.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.انها القوة الجاذبة التي تجعل الأشياء تشكل مدارات.
Hepsini yörüngede tutan kütleçekimsel kuvvettir.物体の周回軌道が決まります もしそこに大質量がないとすれば、星は飛び去ってしまうか、
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.leżącego na tak zwanych marach.
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Trhají si vlasy, což bylo v Řecku tradiční gesto smutku.
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Vedem jelitorii, pe partea cealalta.
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Vediamo persone in lutto su entrambi i lati
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Ми бачимо плакальників на іншій стороні.
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.Мы видим плакальщиц c обеих сторон от него.
Her iki tarafta yas tutanları görüyoruz.مسجى على النعش,كما يسمى . نرى المشيعين
Hisse senedini elinde tutan bu kişi, hissesini bana ödünç verecek ve kira alacak.Musí dát svolení, že je možné si jejich akce půjčovat. A mají z toho prospěch, protože dostanou nějaký výnos.
Hisse senedini elinde tutan bu kişi, hissesini bana ödünç verecek ve kira alacak.彼らは利益を得るかもしれません、なぜなら、 いくつかの使用量をカットし、金利は私が払うからです。
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Bie for sørgende, og ophold middag.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Czekać na żałobników, a kolacja pobytu.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Dröja för sörjande, och stanna middag.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Katrana za žalujoče, bivanje in večerjo.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Poisseuses pour les deuil, et le dîner séjour.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Tardará para o enlutados, almoço e jantar estadia.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Tinggal untuk pelayat, dan makan malam tinggal.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Vertoeven voor de rouwenden, en blijf eten.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Zăbovi pentru îndoliaţi, şi cină şedere.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Zdržovat na mourners a pobyt večeři.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Zdržovať na mourners a pobyt večeru.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Πισσώδη για την πενθούντες, και δείπνο διαμονή.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Се бавя за опечалените и вечеря престой.
Için katran Derviş'in arkasından yas tutanlar ve konaklama akşam yemeği.Смолистые для скорбящих, и остаться ужин.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Beide Kommunen lagen am Ufer, an dem sich Industrien und Einwohner in unmittelbarer Nähe angesiedelt haben.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Cả hai là những cộng đồng gần đê, điều đó khiến hai nền công nghiệp và dân cư xích lại gần nhau.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Entrambi sono comunità in riva all'acqua che ospitano sia fabbriche che abitanti le une accanto agli altri.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.Eram ambos comunidades ribeirinhas que albergavam indústrias e residentes muito próximos uns dos outros.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.In het post-Katrina-tijdperk hebben we nog meer gemeen.
İkisi de, sanayiyi ve semt sakinlerini birbirine oldukça yakın tutan nehir kıyısı toplulukları.둘 다 양쪽 산업의 주최자 노릇을 하는 강변 지역이고 주민들도 비슷하죠.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod