Bu şekilde asıldığınızda bütün vücudunuzu tutan bisepslerinizdirQuand vous vous maintenez comme ça, ce sont vos biceps qui tiennent votre corps tout entier.
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-Bunlar이 나사를 꽉 장소에서 위쪽 프레임을 들고 큰 나사를 다시 이동 하 고 이러한 최종-조입니다
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-BunlarRuuvit tiukka siirtää takaisin paikallaan ylempi kehys suurempi ruuvit ja lopullinen kiristä, nämä
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-BunlarTyto šrouby pevně přesuňte zpět do větší šrouby držící horní rám na místě a finále utáhněte tyto
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-BunlarVới các vít chặt chẽ, di chuyển trở lại lớn hơn vít giữ khung trên tại chỗ và cuối cùng-thắt chặt những
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-BunlarZ tych śrub mocno wrócić do większych śruby mocujące górną ramkę w miejsce i finał dokręcić te
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-BunlarС этими винтами туго вернуться к более винты, крепящие верхняя рама на месте и финал затянуть эти
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-Bunlarمع هذه مسامير الضيقة، الانتقال للخلف إلى مسامير أكبر عقد الإطار العلوي في مكان والنهائي في تشديد هذه
Bu vida sıkı, üst çerçevenin yerinde tutan büyük vida için gitmenizi sağlar ve final sıkın-Bunlar今タイトの上部筐体フレーム
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Auf diesem Foto zeigt der Fischer die Schrimps die er nach einer Stunde gefangen hat.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Bức hình này tôi chụp một người đánh cá đang giữ con tôm mà anh ta bắt được sau khi kéo lưới khoảng một giờ.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Denna foto jag tog av fiskaren som håller i räkorna som han fångat efter att ha bärgat sitt nät i en timme.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Deze foto heb ik gemaakt van de visser die de garnalen vasthoudt die hij gevangen heeft na een uur slepen.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Ezt a fotót egy halászról készítettem amint a rákot tartja, amit egy óra halászat után fogott ki.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.In questa foto vedete il pescatore con il suo 'raccolto' di scampi dopo 1 ora di pesca a strascico.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.제가 찍은 이 사진에서, 어부가 들고 있는 새우는 한 시간 동안 그물을 끌고 난 후에 잡은 것들입니다.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Ta fotografija prikazuje ribiča, ki v rokah drži škampe ujete med uro dolgo vleko mrež.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.To zdjęcie przedstawia rybaka i krewetki, które złowił w ciągu jednej godziny.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Αυτή είναι η φωτογραφία ενός ψαρά που κρατά τις γαρίδες που έπιασε αφού έσερνε τα δίχτυα του για μία ώρα.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Тази снимка направих на рибар, държащ скаридите, които е уловил след като е хвърлял мрежите си за един час.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Это фотография рыбака, держащего креветок, которых он поймал после буксирования сетей в течении часа.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.Я зробив цю світлину рибалки, що тримає креветок, яких він зловив після годинного буксирування своїх сіток.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.זאת תמונה שצילמתי של דייג המחזיק שרימפ שהוא תפס אחרי שהוא גרר את הרשתות שלו במשך שעה.
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.هذه الصورة لصياد يمسك الروبيان الذي اصطاده بعد ساعة من سحب شبكته
Çektiğim bu fotoğraf, ağını bir saat boyunca sürüdükten sonra yakaladığı karidesleri tutan bu balıkçıya ait.エビを手にする漁師の写真です。 捕えたエビは7、8匹くらいでしょうか。
Çevresindeki yas tutan kişilere bakalım, bunlar havariler.Když se na ně podíváte, zjistíte že jsou to očividně apoštolové.
Çevresindeki yas tutan kişilere bakalım, bunlar havariler.Z pewnością są to apostołowie, przedstawieni znów w typowy dla malarza sposób,
Çinli benliğimizden uzaklaşıyoruz, ve bizi burada tutan ışıkta birlikte oturan ölümlüler oluyoruz.중국인도 아닌 죽음을 면할 수 없는 단순한 인간으로서 그 소녀의 눈빛과 함께 그 자리에 같이 앉아 있었죠.
Çinli benliğimizden uzaklaşıyoruz, ve bizi burada tutan ışıkta birlikte oturan ölümlüler oluyoruz.lecz zwykłymi śmiertelniczkami ogrzewanymi światłem nadziei, która nas tu trzyma.
Çinli benliğimizden uzaklaşıyoruz, ve bizi burada tutan ışıkta birlikte oturan ölümlüler oluyoruz.ولا كصينيين كنا بشراً فقط نجلس معاً في الضوء الذي جمعنا معاً
Çinli benliğimizden uzaklaşıyoruz, ve bizi burada tutan ışıkta birlikte oturan ölümlüler oluyoruz.私たちを地上につなぎとめる その光の中に— 寄り添って座る 同じただの人間でした 私はあの光の中にいたいと思います
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Ceci est la vue de côté de la barre, et ceci est ce qui tient la barre.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Esta é a visão lateral de uma barra, e isto é algo segurando a barra.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Jest to jej widok z boku. To przytrzymuje poprzeczkę
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.이는 봉을 옆에서 바라본 모습이고요, 이는 봉의 거치대가 되겠습니다.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Questa è una vista laterale di un'asta, e questa è ciò che tiene la barra.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Toto je boční pohled na laťku a toto je věc, která drží laťku.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.Това е страничен изглед, а това е стойката, която държи летвата.
Çubuğundan yandan görünüşü bu şekilde, bu da çubuğu havada tutan cisim.זהו מבט צד על המוט, וזה מה שמחזיק את המוט.
Çünkü altı aydır başında nöbet tutan babası, ilk seferinde반년동안 아들의 병실에서 철야를 하던 아버지가 루크가 청소하는걸 못본거죠.
Çünkü altı aydır başında nöbet tutan babası, ilk seferindeפעמיים, כי אביו של הצעיר, שישב לידו 6 חודשים,
Çünkü altı aydır başında nöbet tutan babası, ilk seferindeلأن والد هذا الفتى الذي ظل يراقب ابنه طوال ستة أشهر
Çünkü altı aydır başında nöbet tutan babası, ilk seferindeルークが最初に掃除をした時に気付かず
Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadıma여호와께서 이같이 말씀하시기를 나의 안식일을 지키며 나를 기뻐하는 일을 선택하며 나의 언약을 굳게 잡는 고자들에게는
Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadımaכי כה אמר יהוה לסריסים אשר ישמרו את שבתותי ובחרו באשר חפצתי ומחזיקים בבריתי׃
Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadımaلانه هكذا قال الرب للخصيان الذين يحفظون سبوتي ويختارون ما يسرني ويتمسكون بعهدي.
Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadıma因 為 耶 和 華 如 此 說 、 那 些 謹 守 我 的 安 息 日 、 揀 選 我 所 喜 悅 的 事 、 持 守 我 約 的 太 監
Çünkü RAB diyor ki, ‹‹Şabat günlerimi tutan, Beni hoşnut edeni seçen, Antlaşmama sımsıkı bağlı kalan hadıma因為 耶和華 如此 說 、 那些 謹守 我 的 安息日 、 揀選 我 所 喜 悅 的 事 、 持 守 我 約 的 太監
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Bom ja Pan, Bóg twój, trzymam cię za prawicę twoję, a mówięć: Nie bój się! Ja cię wspomogę.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Car je suis l`Éternel, ton Dieu, Qui fortifie ta droite, Qui te dis: Ne crains rien, Je viens à ton secours.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Ik houd u bij de rechterhand (Ik, de HERE, uw God) en zeg tegen u: Wees niet bang, Ik ben hier om u te helpen.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.이는 나 여호와 너의 하나님이 네 오른손을 붙들고 네게 이르기를 두려워 말라 내가 너를 도우리라 할 것임이니라
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Lebo ja Hospodin, tvoj Bôh, som ťa pojal za tvoju pravicu, ktorý ti hovorím: Neboj sa, ja ti pomôžem!
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Mivel én vagyok Urad, Istened, a ki jobbkezedet fogom, és a ki ezt mondom néked: Ne félj, én megsegítelek!
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Nebo já, Hospodin Bůh tvůj, ujal jsem tě za tvou pravici, a pravímť: Neboj se, já tobě pomáhati budu.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Poiché io sono il Signore tuo Dio che ti tengo per la destra e ti dico: «Non temere, io ti vengo in aiuto»
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Porque eu, o Senhor teu Deus, te seguro pela tua mão direita, e te digo: Não temas; eu te ajudarei.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Porque yo, Jehovah, soy tu Dios que te toma fuertemente de tu mano derecha y te dice: 'No temas; yo te ayudo.
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Sebab Aku TUHAN, Allahmu, memegang tangan kananmu; kata-Ku, 'Jangan takut, Aku akan menolong engkau.'
Çünkü sağ elinden tutan, ‹Korkma, sana yardım edeceğim› diyen Tanrın RAB benim.Thi jeg, som er HERREN din Gud, jeg griber din Hånd, siger til dig: Frygt kun ikke, jeg er din Hjælper.