Ana içeriğe geç
Sözlük

tutan ile cümle

tutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Toto je ID účtu obsahujícího složky s IMAP zdroji.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Αυτό είναι το αναγνωριστικό του λογαριασμού που περιέχει τος φακέλους του πόρου IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Идентификатор учётной записи папок IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Това е ID на сметката с IMAP ресурсните папки.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Це ідентифікатор облікового запису, що містить теки IMAP- ресурсів.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.هذه هوية الحساب (ID) اللذي يحمل مجلّدات موارد IMAP.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Acestea sînt acelaşi legături care ţin hidrocarburile împreună.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Ce sont les mêmes liaisons qui font la cohésion des hydrocarbures.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Das sind die gleichen Bindungen, die Kohlenhydrate zusammen halten.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Đây là những liên kết gắn kết hydrocacbon lại với nhau.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.De samme forbindelser som holder kulbrinter sammen.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Detta är samma bindningar som håller ihop kolväten.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Estos son los mismos enlaces que unen a los hidrocarburos.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Ezek ugyanazok a kötések, mint amelyek a szénhidrátokat kötik össze.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Ini adalah ikatan yang sama yang mengikat hidrokarbon.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Jde o ty vazby, které drží pohromadě uhlovodíky.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.이는 탄화수소를 응집시키는 것과 동일한 결합이죠.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Precies de bindingen die koolwaterstoffen bij elkaar houden.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Samoja sidoksia, jotka pitävät hiilivedyt koossa.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Sono gli stessi legami che mantengono insieme gli idrocarburi.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Teda väzby, ktoré držia uhľovodíky pokope.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Te same wiązania, które trzymają razem węglowodory.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Είναι οι ίδιοι δεσμοί που σχηματίζουν τους υδρογονάνθρακες.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Това са същите връзки, които държат въглеводородите заедно.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.Это те же связи, что образуют гидрокарбонатные соединения.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.אלו הם אותם קשרים שמחברים את הפחמימנים.
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.هذه نفس الروابط التي تمسك الهيدروكربونات مع بعضها
Bunlar, aynı zamanda hidrokarbonları birarada tutan aynı bağlardır.菌糸体はたっぷりと石油を吸います
Bu onları masaları başında tutan şey değil.3つ目 フィンランドから来た人達に
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Ce n'est pas ce qui les retient au boulot.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Det är inte det som får dem att stanna vid deras skrivbord.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Det er ikke det der holder dem ved deres skrivebord.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Het houdt hen niet aan hun bureau.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.그 시험이 그들을 책상 앞에 앉아있게 하는 것이 아니에요.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Não é o que as mantém sentadas à secretária.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Nesedí kvůli tomu u stolu dlouho do noci.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.No es lo que los mantiene en sus escritorios.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Nó là không phải là thứ giữ họ lại bàn học.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Non è per quello che tutti siedono al loro banco.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.To nie testy przykuwają ich do biurek.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Ujian itu tidak menjadi alasan mereka belajar.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Δεν είναι αυτά που τους κάνουν να εργάζονται.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Не ради этого они сидят за партами.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Не то ги държи зад чиновете.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.Це не те, що змушує їх сидіти за партами.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.ולשבת ליד השולחנות שלהם.
Bu onları masaları başında tutan şey değil.وﻻ ما يبقيهم على مكاتبهم.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.A keretet a sötét anyag, a láthatatlan anyag adja, ez az, ami összetartja az egészet.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.Há um esqueleto, que é a energia negra, a matéria invisível, que é a que está a manter tudo junto.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.Istnieje szkielet, czyli ciemna materia, niewidzialna materia, która to wszystko podtrzymuje.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.눈에 보이지 않는 암흑물질이 뼈대를 만드는 작용을 하여 모든것이 이어지고 모여진 것입니다.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.Существует теория, что темная материя, это невидимое вещество, на самом деле держит все вместе.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.Там є каркас, який складає темна матерія, невидима матерія, вона, власне, з'єднує все докупи.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.ישנה מסגרת שהיא החומר השחור, החומר הבלתי נראה, שהוא שם בחוץ אשר למעשה מחזיק הכל ביחד.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.هناك اطر المادة السوداء، المادة الغير مرئية، التي في الخارج هناك والتي في الواقع تمسك بكل شيء.
Burada bir çerçeve var, bu karanlık madde, görünmez madde ve her şeyi bir arada tutan o.全てをつなぎ合わせているのです 何かの中にいながらその全体像をつかむのが
Burada toplamı tutan iki sayı var. Diyelim ki a eşittir fj. .Bueno, acá tenemos dos números que sumados... digamos que uno es igual a fj. .
Burada toplamı tutan iki sayı var.Zde máme dvě čísla, jejichž součet je...
Burada toplamı tutan iki sayı var.حسناً، لدينا هنا عددان مجموعهما --دعونا نفترض ان a
Burada toplamı tutan iki sayı var.つまり、a がfj に等しいとします。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod