Ana içeriğe geç
Sözlük

tutan ile cümle

tutan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Это фотография меня и моей дочери с израильским флагом в руках.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.זו תמונה שלי ושל בתי נושאים דגל ישראל
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.هذه صورة لي و لابنتي و نحن نمسك بالعلم الإسرائيلي
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.イスラエル国旗を握った私の娘です なぜこのポスターを投稿したのか
Bu bir anlamda gücü elinde tutanların, yenilenlerin acılarına karşı duyarsızlığını gösteriyor.Et je pense que ce sentiment d'indifférence des détenteurs de pouvoir,
Bu bir anlamda gücü elinde tutanların, yenilenlerin acılarına karşı duyarsızlığını gösteriyor.Myslím, že právě tato lhostejnost mocných,
Bu bir anlamda gücü elinde tutanların, yenilenlerin acılarına karşı duyarsızlığını gösteriyor.Y creo que ese sentido de indiferencia de los que están en poder,
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.이러한 사실로 인해 한 과학자는 이타적인 징벌은 사회적인 연대감을 유지하는 접착제의 역할을 하는 것이라고 어느 과학자가 단언했습니다.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.Lo cual llevó a un científico a declarar que el castigo altruista puede ser lo que aglutina a las sociedades.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.To vedlo jednoho vědce k prohlášení, že altruistický trest může být tmelem, který drží společenství pohromadě.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.מה שהוביל מדען אחד להכריז שייתכן ועונש אלטרואיסטי הוא הדבר שמחזיק חברות ביחד.
Bu da bilimadamlarının özgecil cezaların toplumları birarada tutan şey olduğunu söylemeye teşvik etti.保持する接着剤の役割をすると断言させました さて私は 新しい形のコミュニケーションや媒体が
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.Tady dole je voda.
Bu da teknenin altındaki su. Direk, yelkeni ayakta tutan şeydir.その支柱が、その帆を揚げるものです。
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.A więc maszt jest tym, co podtrzymuje żagiel. Mogę narysować to jako słup, to będzie trochę wyraźniejsze.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.C'est ce qui retient la voile. Je peux le dessiner comme un poteau, pour que ca soit plus clair
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Dat is wat het zeil omhoog houdt. Ik zal het als een paal tekenen, zodat het wat duidelijker wordt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det är vad som håller seglet uppe. Jag kan rita det som en stolpe så det blir lite tydligare.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Det er den mast, der holder sejlet. Vi kan tegne det sådan her, så det er mere tydeligt.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.그것이 돛을 지탱하고 있는 것이다. 나는 이것을 조금 더 분명히 하기 위해서 기둥으로 그리겠다.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Questo tiene su la vela Lo disegno come un palo, così è un po' più chiaro.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Tohle tedy drží plachtu. Můžu to namalovat jako kůl, ať je to jasnější.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.To je tá tyč na ktorú je upevnená plachta. Nakreslím to ako tyč aby to bolo viditeľnejšie.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Саме це і підтримує парус. Я можу намалювати її у вигляді стовпця, так буде зрозуміліше.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.Това е, към което са прикрепени платната . Мога да го начертая като стълб, за да бъде малко по-ясно.
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.זה מה שמחזיק את המפרש אני יכול לציר את זה כעמוד כדי שנראה ברור יותר
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.هذا هو ما يعطل الابحار استطيع رسمها كعامود حتى تكون اوضح قليلاً
Bu direk yelkeni ayakta tutan şey. daha anlaşılır olması için bunu bir gönder şeklinde çizeceğim.少しわかりやすくするように、それを棒として描かせてもらいます。 よければ、それに影を付けて下さいね。
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.이런 개발도상국에 가게 되면, 여성이 그들 사회의 중심이지만 아직 남성들이 거리를 꽉 잡고 있습니다.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.В развивающихся обществах женщины являются истинной опорой общин, но на улицах всё ещё царствуют мужчины.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.כאשר אתה מגיע לחברות מתפתחות, הנשים הן עמודי התווך של הקהילות שלהן, אך הגברים הם אלו אשר מחזיקים ברחובות.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.عندما تذهب الى تلك المجتمعات النامية, تكون المرأة هي عامود المجتمع, لكن الرجال هم من يسيطرون على الشوارع.
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.女性がそのコミュニティーの中心的な存在ですが それでもストリートを仕切っているのは男性です そこに私たちは触発されて
Bu gelişmekte olan toplumlarda toplumun direği kadınlar, ama sokakları tutan hala erkekler.當你行入呢啲發展中嘅社會, 你會發現女人系佢地社區嘅支柱, 不過男人仲系條街嘅話事人。
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Aceste legături invizibile care tentează. aceste transfigurări, chiar şi de angoasă, care ne prind.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Ces liens invisibles qui attirent, ces transfigurations même d'angoisse qui nous tiennent:
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Diese unsichtbaren Verbindungen, die zu diesen Wandlungen verlocken, sogar die Pein, die uns umklammert.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Estos vínculos invisibles que encandilan, estas transfiguraciones, su angustia, que nos sostienen.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.매혹적인 이 보이지 않는 연결, 심지어는 끔찍이 아픈, 우리를 붙드는 이 변형,
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Onzichtbare banden trekken aan ons, transfiguratie, zelfs van leed, houdt ons gevangen.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Questi legami invisibili che ci seducono, queste trasfigurazioni, persino d'angoscia, che ci stringono.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Te niewidzialne powiązania tak nas wabią te przeobrażenia, nawet udręki, które łapią nas w uścisku.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Тези невидими връзки, които подмамват, тези преображения, дори от терзание, които ни държат.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.Эти невидимые нити, которые опутывают, эти воплощения, даже страха, которые держат нас.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.החוליות הפתייניות הסמויות הללו, שינויי-הצורה, גם אלה של ייסורים, שמחזיקים בנו.
Bu görünmez bağlar bizi cezbeden, ızdırabın bile başkalaşımları bizi tutan.تجذبة هذه الروابط الخفية , الذي يجعلنا كذلك .تبدل الهيئة هذا , حتى الاسى .
Bu harika. Yani Ed'i ayakta tutan bacağı yapan sensin.Sinä siis teit jalan, jonka varassa Ed seisoo.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Det här är identifikationen för kontot som innehåller IMAP- resurskatalogerna.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Dette er ID for den konto der holder IMAP- ressource- mapperne.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Dies ist die Kennung des Benutzerzugangs, der die IMAP-Ressourcenordner verwaltet.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Dit is de ID van de account die de IMAP-hulpbronmappen bevat.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Es el id. de la cuenta que alberga las carpetas del recurso IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Este é o ID da conta que contem as pastas de recursos IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Ez az erőforrásmappákat tartalmazó IMAP- os postafiók azonosítója.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.IMAP リソースフォルダを持つアカウントの ID です。
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.L'identifiant du compte contenant les dossiers des ressources IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Questo è l' identificativo dell' account che contiene le cartelle risorsa IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.Tämä on IMAP- resurssikansiot sisältävän tilin tunniste.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.To je ID računa, ki vsebuje mape z viri IMAP.
Bu IMAP kaynak dizinlerini tutan hesabın kimliğidir.To jest identyfikator konta zawierającego foldery ze źródłami danych IMAP.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod