Bizim durumumuzda, Andrew bu çelik jaws ile kilo 80 ayak tutan M12 civata torkΣτην περίπτωσή μας, Andrew θα ροπή τις βίδες Μ12 που κρατώντας αυτές τις χάλυβα σαγόνια έως 80 πόδια λίβρες
Bizim durumumuzda, Andrew bu çelik jaws ile kilo 80 ayak tutan M12 civata torkВ нашем случае Эндрю будет крутящего момента болты М12, холдинг эти стальные челюсти до 80 футов фунтов
Bizim durumumuzda, Andrew bu çelik jaws ile kilo 80 ayak tutan M12 civata torkВ нашия случай Андрю ще въртящ момент M12 болтове стопанство тези стоманени челюсти до 80 крак лири
Bizim durumumuzda, Andrew bu çelik jaws ile kilo 80 ayak tutan M12 civata torkوفي حالتنا، أندرو سوف عزم الدوران M12 البراغي عقد هذه الفكين الصلب للقدم 80 مليون جنيه
Bizim durumumuzda, Andrew bu çelik jaws ile kilo 80 ayak tutan M12 civata torkアルミニウム顎のトルク値が小さいネジ席を歪曲を避けるために使用します。
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.우리는 다른 사람들과 독립적으로 세상을 살아가는 고독한 존재가 아닙니다. 사실, 우리의 정신은
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Nie sme samotári, ktorí majú schopnosti na prežitie vo svete nezávislom od iných ľudí.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Nu suntem minți solitare, cu proprietăţi care ne menţin în viaţă pe lume, independent de alte persoane.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.We zijn geen eenzame geest gebaseerd op eigenschappen die hem in leven hielden, onafhankelijk van anderen.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.Кожен із нас - не окремий мозок зі своїми властивостями, що дає нам можливість вижити у світі наодинці.
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.בנויים ממאפיינים ששמרו עליו חי בעולם עצמאי מאנשים אחרים. למעשה המוחות שלנו
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.بني من الخصائص التي أبقت على قيد الحياة في العالم مستقلة من أشخاص آخرين. في الواقع، لدينا عقول
Bizler bizi dünyadaki diğer insanlardan bağımsız olarak hayatta tutan, yalnız birer zihin değiliz.ありません 実際 私たちの脳は- 他人に依存します 脳は他人に依存し-
Biz! Neden biz? Onu tutan kişi sendin.オーディションがあるのよ
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Das ist der einzige Mensch, der in der Lage war, sie aufzuhalten.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Den här mannen kontrollerade dem alla.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Este hombre ha sido capaz de controlarlos.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Ez az ember képes ezt megcsinálni.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Inilah orang yang mampu mengikat mereka
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Kajti če ni tako, gre vse skupaj k vragu. In ta človek je edini, ki je znal za to poskrbeti.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Porque se eles não o faziam, mais ninguém o fazia E este era o homem que podia contê-los.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Questo è l'uomo che è stato in grado di metterli in riga.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.To jest ten jeden człowiek, który potrafił ich powstrzymać.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Toto je človek, ktorý je schopný to podporovať.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Αυτός ήταν ό μόνος άντρας που μπόρεσε να τους συγκρατήσει.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Това е човекът, който успя да ги вкара в релсите. Не вярвам, че се използват мъчения тук.
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.Это человек, который был способен их держать
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.זה האדם היחידי .שמסוגל להחזיק אותם
Bu adam bunları bir arada tutan tek kişi oldu.拷問が行われたなどと 信じません
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.A dzięki tej strukturze natura działa, i możemy zobaczyć wszystkie jej części.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Cấu trúc này là cái khiến cho thiên nhiên hoạt động, khiến cho nó được nhìn nhận 1 cách đầy đủ.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Cette structure est ce qui fait fonctionner la Nature, vue dans son ensemble.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Deren Struktur, die Nature funktionieren lässt, alles zusammen genommen.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Deze structuur is wat de natuur doet functioneren, als je alle delen beschouwt.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.E questa struttura è ciò che fa lavorare la natura, vista in tutte le sue parti.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.이러한 모든 연결성은 자연이 어떻게 작용하는 가를 보여주지요.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Şi structura acestui lucru este ceea ce face natura, văzut cu toate părţile sale componente.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Και αυτή η δομή επιτρέπει στη φύση να λειτουργεί, ιδωμένη με όλα τα τμήματά της.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Именно эта структура и заставляет природу работать, она видна во всех ее составляющих.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.Тази структура позволява на природата да работи с всички свои части.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.והמבנה של זה הוא מה שמאפשר לטבע לפעול, ביחד על כל חלקיו.
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.وهذه التركيبة هي ما تنجح تفاعل الطبيعة ، بعد مشاهدتها من كل جوانبها .
Bu ağın, doğayı işler hâlde tutan yapılanması tüm kısımlarıyla görünür durumda.自然が機能するのです スコットランド系アメリカ人博物学者 ジョン・ミューアにちなんだ名前です
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.C'est une image de ma fille et moi, avec le drapeau d'Israël.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Đây là hình của tôi và con gái tôi đang cầm trên tay lá cờ Israel.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Dette er et billede af mig og min datter, der holder det israelske flag.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Dies ist ein Bild von mir und meiner Tochter auf dem wir eine israelische Flagge halten.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Esta é uma imagem minha com a minha filha, a segurar a bandeira israelita.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Es una imagen mía y de mi hija sosteniendo la bandera israelí.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Ez egy kép rólam és a lányomról, az izraeli zászlóval.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Het is een foto van mijn dochter en mij met de Israëlische vlag.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Ini adalah foto saya dan putri saya sedang memegang bendera Israel.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Je to fotka mě a mé dcery, jak držíme Izraelskou vlajku.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.이건 저랑 이스라엘 국기를 들고있는 제 딸의 사진입니다.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Questa è un'immagine mia e di mia figlia con in mano la bandiera israeliana.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Sunt eu şi fiica mea ținând un steag israelian.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Tämä on kuva minusta ja tyttärestäni pitelemässä Israelin lippua.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.To ja i moja córka, trzymająca izraelską flagę.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Toto je fotka, na ktorej ja a moja dcéra držíme vlajku Izraelu.
Bu, benim ve İsrail bayrağını tutan kızımın bir resmi.Στην εικόνα είμαστε εγώ και η κόρη μου που κρατάει την ισραηλινή σημαία.