Ana içeriğe geç
Sözlük

tutam ile cümle

tutam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.Tím pádem nemohla ovládat své vyměšování.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.To je pomenilo, da je bila inkontinentna in ni mogla zadržati blata in vode.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.Αυτό σήμαινε ότι είχε ακράτεια, δεν μπορούσε να ελέγξει τα κόπρανά της.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.Това означава, че тя не е задържала нищо; не е можела да задържа нейните опадъци.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.Что значит, что она страдала недержанием — не могла контролировать выделения организма.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.אז זה אמר שהיא לא הייתה בשליטה; היא לא יכלה לשלוט במותניים שלה.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.وهذا كان يعني أنها أصبحت مصابة بالسلس; لم تستطع التحكم في فضلاتها.
Bu şu anlama geliyor, artık idrarını tutamıyor.垂れ流す状態でした つまり悪臭を放っていたのです
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Dette er min erstatning for pistol og bold.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Aceasta este substitut mea pentru pistol şi minge.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.수 있습니다. 이것은 권총 and 공 내 대체할 수 있습니다.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Ceci est mon substitut pour le pistolet et la balle.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Das ist mein Ersatz für Pistole und Kugel.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Đây là thay thế cho khẩu súng lục và bóng.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Detta är mitt substitut för pistol och boll.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Dit is mijn vervanging voor pistool en kogel.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Este é o meu substituto para pistola e bola.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Este es mi sustituto de la pistola y la pelota.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Ez az én helyettesíti a pisztolyt és a golyó.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Ini adalah pengganti saya untuk pistol dan bola.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Questo è il mio sostituto di pistola e palla.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Tämä on minun korvike pistooli ja pallo.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.To je moja náhrada za pištoľ a loptu.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.To je moje náhrada za pistoli a míč.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.To je moj nadomestek za pištolo in žogo.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.To jest mój zastąpić pistolet i kula.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Αυτό είναι υποκατάστατο μου για πιστόλι και μπάλα.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Това е заместител ми за пистолет и топката.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Це моя замінити пістолет і м'яч.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.Это моя заменить пистолет и мяч.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.יכול. זהו התחליף שלי אקדח וכדור.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.يمكن. هذا هو بلدي بديل للمسدس والكرة.
Bu tabanca ve topun yerini tutamaz.哲学的繁栄カトーは彼の剣によって自分自身をスローを使って;私​​は静かにしてください
Bu üretim çizgisinin her zaman nüfus çizgisinin üstünde tutup tutamayacağımızı zaman gösterecek. -토머스 맬서스가 맞을지 우리가 언제든지 이 한계를 유지할 수 있을지는 시간이 말해줄 것이라는 걸요. 만약 우리가 인구 성장보다
Bu üretim çizgisinin her zaman nüfus çizgisinin üstünde tutup tutamayacağımızı zaman gösterecek. -Tämä rajan, jos olemme aina pitää tämän rivin elintarvikkeiden tuottavuuden
Bu üretim çizgisinin her zaman nüfus çizgisinin üstünde tutup tutamayacağımızı zaman gösterecek. -سيخبر الوقت إذا توماس مالثوس إذا كنا قادرين دائما على الحفاظ على هذا الخط
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.왜냐하면 댓글들은 적정한 비용으로 감시할 대상이 아니기 때문이죠.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.Komentarzy nie można kontrolować za żadną cenę.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.la un cost rezonabil.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.lebo komentáre nemožno kontrolovať za prijateľné náklady.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.מאחר ולא ניתן לפקח על התגובות בשום עלות סבירה.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.لأن التعليقات لا يمكن مراقبتها بأي كلفة مقبولة.
Çünkü yorumları makul fiyatlarla kontrol altında tutamazsınız.コメントを監視するのは不可能だからです SOPAとPIPAの本当の影響は
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.C'est un déchirement au cours d'un travail prolongé dû à un obstacle qui laisse une femme incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Durch Geburtskomplikationen bilden sich Risse, wodurch die Frau inkontinent wird.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.E o ruptură datorată unei naşteri dificile care face o femeie incontinentă.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Ez egy elakadt szülés közben történő szakadás, amitől a nő képtelen lesz a vizeletvisszatartásra.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Het is een scheur tijdens een bevalling met obstructie die een vrouw incontinent maakt.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Jde o poranění během porodu po němž žena není schopná ovládat vyměšování.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.그것은 폐색성 분만 중에 찢어진 것으로 여성을 (대소변) 실금 환자로 만듭니다.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Se trata de un desgarro durante el parto obstruido que deja a una mujer incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Si tratta di una lacerazione durante il parto ostruito che lascia una donna incontinente.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.To je raztrganina med oviranim porodom, zaradi katere so ženske inkontinentne.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Πρόκειται για ένα σχίσιμο κατά τη διάρκεια του τοκετού με επιπλοκές και προκαλεί στη γυναίκα ακράτεια.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.Это разрыв во время затруднённых родов, который приводит к тому, что женщина страдает недержанием.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.זהו קרע שנוצר במהלך הלידה שמשאיר את האישה חסרת שליטה על הצרכים שלה.
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.وهو تمزق يحدث أثناء الولادة المتعسرة يترك المرأة عاجزة عن التحكم بالإخراج (سلس مزمن).
Doğum sırasındaki bir yırtılma, kadını idrarını tutamayacak hale getiriyor.糞尿が流れ出してしまうのです マハブバのケースをお話ししましょう
Eğer olsalar, bu öğretmenleri ellerinde tutamazlar; yeterince iyi altyapıya sahip değiller.A ak majú, nemôžu si ich udržať; nemajú dostatočnú infraštruktúru.
Eğer olsalar, bu öğretmenleri ellerinde tutamazlar; yeterince iyi altyapıya sahip değiller.Als ze die hebben, kunnen ze die niet houden; ze hebben geen degelijke infrastructuur
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod