Daha fazla bina, daha fazla turist ve daha fazla golf sahası su talebinin artması anlamına gelmektedir.Folge, dass mehr Wasser verbraucht wird.
Daha fazla bina, daha fazla turist ve daha fazla golf sahası su talebinin artması anlamına gelmektedir.Mais apartamentos, mais turistas e mais campos de golfe aumentaram a procura de água.
Daha fazla bina, daha fazla turist ve daha fazla golf sahası su talebinin artması anlamına gelmektedir.Več stanovanj, več turistov in več igrišč za golf pomeni povečano potrebo po vodi.
Daha fazla bina, daha fazla turist ve daha fazla golf sahası su talebinin artması anlamına gelmektedir.Více bytů, více turistů a více golfových hřišť znamená zvýšenou poptávku po vodě.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Atrakcją turystyczną Danii jest Mała Syrenka.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Cea mai mare atracție în Danemarca este Mica Sirenă.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Dé touristische attractie in Denemarken is de kleine zeemeermin.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Địa điểm tham quan du lịch lớn nhất ở Đan Mạch là tượng Cô Người Cá (The Little Mermaid)
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Die größte Touristenattraktion Dänemarks ist die Kleine Meerjungfrau.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı. Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerA grande atracção turística da Dinamarca é a Pequena Sereia. mal pode ser vista nos passeios no canal.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı. Kanal turlarında dahi güçlükle görülüyor. gülüşmelerA nagy túrista attrakció Dániában, a Kis hableány szobra a hajós túrákról is alig látszik.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.덴마크는 유명 관광명소로는 "인어공주"를 들을 수 있습니다.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.La più grande attrazione turistica della Danimarca è la sirenetta.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.La plus grande attraction du Danemark, c'est la Petite Sirène.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Veľkou turistickou atrakciou v Dánsku je Malá morská víla.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Το μεγάλο τουριστικό αξιοθέατο στη Δανία είναι η Μικρή Γοργόνα.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Крупная достопримечательность Дании - Русалочка.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.Най-голямата туристическа атракция в Дания е "Малката русалка."
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.האטרקציה התיירותית הכי גדולה בדנמרק היא בת הים הקטנה.
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.بينما معلم الدنمارك الأكبر الجاذب سياحياً هو حورية البحر الصغيرة
Danimarka'nın turistik ilgi odağı ise Küçük Deniz Kızı.運河ツアーに参加しても見るのは困難です
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Así que, si lo pensamos, somos casi como turistas que nos visitamos a nosotros mismos.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Dacă stai să te gândeşti, suntem aproape ca un turist vizitându-ne pe noi înşine acolo.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Dus als je er over nadenkt, zijn we een toerist die daarginds onszelf bezoekt.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Jadi saat Anda memikirkan hal itu, kita hampir seperti wisatawan, mengunjungi diri kita di sana.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Joten, jos asiaa ajattelee, olemme vähän kuin turisti, joka käy itsensä luona siellä.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.그러니 어떻게 보면, 우리는 우리 자신들을 방문하는 여행객들과 같습니다
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Pensandoci, siamo un po' come turisti che visitano se stessi.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Pokud o tom takto přemýšlíme, jsme skoro jako turisté tam navštěvující sami sebe.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Quand on y pense, nous sommes presque comme des touristes, nous nous rendons visite à nous-même là bas.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Wenn Sie einmal darüber nachdenken, sind wir fast wie ein Tourist, der uns selbst da drüben besucht.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Więc jeśli o tym pomyśleć, to jesteśmy prawie jak turysta, który tam siebie samego odwiedza.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Οπότε αν το σκεφτείτε, είμαστε σαν τουρίστες επισκεπτόμενοι τους εαυτούς μας εκεί πέρα.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.Така че, като се замислиш, сме почти като туристи, които посещават себе си там горе.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.אז כשחושבים על זה, אנחנו כמעט כמו תיירים שמבקרים את עצמנו שם.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.فأنت عندما تفكر في ذلك، تبدوا غالبا كسائح نزور أنفسنا في تلك الأماكن.
Düşündüğünüzde, turist gibiyiz kendimizi orada ziyaret eden.我々は ひょっこり自分を訪ねてくる 旅行者のようです 休暇を終えたら 結局 日常に戻ってしまうのです
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Ha ma megérkeznél Nairobiba és fognál egy túristatérképet,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;여러분이 만약 오늘 나이로비에 도착해서 관광지도를 펼쳐본다면,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Nêu bạn tới Nairobi ngày nay và xem bản dồ du lịch,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Se arrivaste oggi a Nairobi e prendeste una mappa turistica,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Se chegar hoje a Nairobi e olhar para um mapa turístico,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Si Uds. llegaran hoy a Nairobi y miraran un mapa turístico,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;Si vous deviez arriver aujourd'hui à Nairobi et prendre une carte touristique,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;אם תגיעו היום לניירובי ותקחו מפת תיירים,
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;إن كنت لتصل إلى نيروبي اليوم وتلتقط خريطة سياحية،
Eğer bugün Nairobi'ye ulaşıp bir turist haritası alırsanız görürsünüz;観光用地図を手にすれば キベラは人里離れた
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.JA: Ground Zero tidak tampak seperti lokasi wisata lain di Amerika
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.더욱 완벽하게 조망할 수 있을거라 생각합니다. JA: 생각해보면, 그라운드 제로는 그랜드 캐년이나 워싱턴 기념탑같은
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.Jeśli by się nad tym zastanowić, to Strefa Zero nie jest taka, jak inne miejsca turystyczne w Ameryce.
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.Quand on y pense, Ground Zero est différent des autres sites touristiques d'Amérique.
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.Wenn man darüber nachdenkt, ist Ground Zero anders als die meisten Touristenattraktionen in Amerika.
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.Д.А.: Если подумать, Нулевой Уровень не похож ни на одно туристическое место в Америке.
Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez.Дж.А.: Като се замислиш, Кота Нула не прилича на повечето други забележителности в Америка.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Él me señaló los buses llenos de turistas que llegaban todos los días, usualmente con sus cámaras.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Han pekade på busslasterna med turister som kom varje dag, med kamerorna redo.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Hij wees naar de busladingen toeristen die elke dag opdaagden, camera's meestal in aanslag.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.그는 매일 같이 카메라를 걸치고 버스에 가득 타고 오는 관광객들을 가리켰습니다.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Lui indicò la folla di turisti che entrava nel negozio ogni giorno, con le macchine fotografiche pronte.
Ellerinde kameraları ile her gün gelen otobüsler dolusu turiste işaret etti.Og han pegede på de turistbusser fulde af turister, der kom hver eneste dag, som regel med kameraerne klar.