Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turista s ruksakom ide cez vysočiny Škótska a zastaví sa v krčme na drink.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Turysta podróżuje z plecakiem przez wyżyny Szkocji i zatrzymuje się w pubie na coś do picia.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista fa escursionismo nelle Highland scozzesi, e si ferma in un pub a bere.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turista mochilero va por las tierras altas de Escocia y se detiene en un pub a tomar un trago.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Un turist călătoreşte în ţinuturile muntoase ale Scoţiei, şi se opreşte la un pub pentru a bea ceva.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Андрю Стантън: Един турист обикаля из планините на Шотландия и спира в кръчма за едно питие.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.Турист совершает поход по высокогорью Шотландии. Он заходит в паб чего-нибудь выпить.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.תרמילאי אחד מטייל לו ברמות של סקוטלנד, והוא עוצר למשקה באיזה פאב.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.يجول سائح بحقيبة ظهر عبر مرتفعات أسكتلندا، ويتوقف في حانة ليشرب.
Bir turist İskoçya'yı sırt çantasıyla gezerken içki içmek için bir bara girer.旅行中に 何か飲もうと パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした パブに立ち寄ったところ ビール一杯で粘っている 老人と バーテンがいるだけでした
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Abbiamo appena il tempo di vedere alcuni dei luoghi prima del mio treno va.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Chúng tôi chỉ có thời gian để xem một vài trong số các điểm tham quan trước khi tàu của tôi đi.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Épp most ideje, hogy néhány a látnivalók, mielőtt a vonat megy.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Jsme právě včas, aby viděl některé z památek, než můj vlak jede.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Kita baru saja waktu untuk melihat beberapa pemandangan sebelum kereta saya masuk.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.우리는 내 열차가되기 전에 명소 몇 가지를보고 그냥 시간이있다.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Mamy tylko czas, aby zobaczyć kilka zabytków przed mój pociąg odchodzi.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Nous avons juste le temps de voir quelques-unes des curiosités avant mon train passe.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Olemme juuri aikaa nähdä muutamia nähtävyyksiä ennen minun juna menee.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Pravkar smo čas, da vidite nekaj znamenitosti, preden moj vlak gre.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Sme práve včas, aby videl niektoré z pamiatok, ako môj vlak ide.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Tocmai am timp pentru a vedea câteva dintre atracţiile înainte de a merge trenul meu.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Vi har netop tid til at se nogle af de seværdigheder, før mit tog går.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Vi har precis tid att se några av sevärdheterna innan mitt tåg går.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.We hebben net tijd om een paar van de bezienswaardigheden zien, voordat mijn trein gaat.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Wir haben gerade noch Zeit, ein paar der Sehenswürdigkeiten zu sehen, bevor mein Zug fährt.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Έχουμε ακριβώς το χρόνο για να δείτε μερικά από τα αξιοθέατα πριν τραίνο μου πηγαίνει.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Ми тільки час, щоб побачити деякі з визначних пам'яток, перш ніж мій потяг йде.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Мы только время, чтобы увидеть некоторые из достопримечательностей, прежде чем мой поезд идет.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.Ние току-що е време да видите някои от забележителностите, преди влакът ми отива.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.لدينا الوقت فقط لرؤية عدد قليل من المشاهد قبل أن يذهب القطار.
Biz sadece benim tren gitmeden önce birkaç turistik yerleri görmek için zaman var.しかし、私は最愛の人、ニューヨークについての私の情報のほとんどはあなたに依存するものとする。
Biz yolcuyuz, turist değil.Chúng tôi là du hành chứ không du lịch.
Biz yolcuyuz, turist değil.Jesteśmy podróżnikami, nie turystami.
Biz yolcuyuz, turist değil.Kami adalah musafir, bukan turis.
Biz yolcuyuz, turist değil.우리는 관광객이 아니라 여행자다.
Biz yolcuyuz, turist değil."Nous sommes des voyageurs, pas des touristes."
Biz yolcuyuz, turist değil.Siamo viaggiatori e non turisti.
Biz yolcuyuz, turist değil.Somos viajeros, no turistas.
Biz yolcuyuz, turist değil.Utazók vagyunk, nem turisták.
Biz yolcuyuz, turist değil.Wij zijn reizigers, geen toeristen.
Biz yolcuyuz, turist değil.Wir sind Reisende, keine Touristen.
Biz yolcuyuz, turist değil.Είμαστε ταξιδιώτες, όχι τουρίστες.
Biz yolcuyuz, turist değil.Ми мандрівники, а не туристи.
Biz yolcuyuz, turist değil.Мы путешественники, а не туристы.
Biz yolcuyuz, turist değil.Ние сме пътешественици, не туристи.
Biz yolcuyuz, turist değil.אנחנו מטיילים, לא תיירים.
Biz yolcuyuz, turist değil.نحن مسافرون، لسنا سيّاح.
Biz yolcuyuz, turist değil.「ジレンマは嫌で 解決策を望む」 とか
Bu arada, tek seçeneğim eşim için her ay bir turist vizesi için tekrar başvurmak oldu.Mientras tanto, la única opción que tenía era volver a pedir un visado de turista para mi mujer cada mes.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Aici am început să rugăm turiști în trecere să ne fotografieze.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Aquí es cuando empezamos a pedir a los turistas que pasaban que nos sacaran la foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.C'est là que nous avons commencé à demander à des touristes de passage de prendre la photo.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Damals fingen wir an, vorbeilaufende Touristen zu bitten, ein Bild von uns zu machen.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Det var på det her tidspunkt, vi begyndte at bede forbipasserende turister om at tage billedet.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Ekkor kezdtük el megkérni az elhaladó turistákat, hogy fényképezzenek le minket.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.È qui che abbiamo cominciato a chiedere a turisti che passavano di là di farci una foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Foi aí que começámos a pedir aos turistas que passavam que nos tirassem uma foto.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.Inilah saat kami mulai meminta para wisatawan untuk mengambil fotonya.
Bu geçen turistlerden resim çekmelerini rica etmeye başladığımız zaman.이것이 바로 지나가는 여행객들에게 사진을 찍어달라고 하기 시작한 때입니다.