Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.직각이라고 하지 않아서 다행이죠.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Pero, es una suerte que no fue el caso porque hubiera sido muy extraño.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Poi lo sarebbe anche rispetto ad altre. Ma per fortuna non ci sono indicazioni del genere, sarebbe strano.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Ze vertelden het ons niet dat, en dat is eigenlijk best bizar omdat deze lijnen niet zo evenwijdig lopen.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.انجز هذا. لكن من الجيد انه ليس كذلك والا بدا شيئ غريب جداً
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Aber während Sie es ansehen, hoffe ich beginnen Sie sich ein wenig unwohl zu fühlen.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Ale mam przeczucie, że kiedy na to patrzycie macie trochę dziwne uczucie.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Dar pe măsură ce priviți, sper că începeţi să simţiţi că se petrece ceva nefiresc.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.De ahogy ezt nézik, remélem, hogy kezdik kissé nyugtalanul érezni magukat.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Doufám, že se při pohledu na ně cítíte poněkud divně.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Espero que al verlo empiecen a sentirse apenas levemente incómodos.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.하지만 자세히 보시면 여러분은 뭔가 이상하다는걸 느끼실 수 있을겁니다.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Maar als je er naar kijkt, dan merk je misschien dat er iets niet klopt.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Ma guardandolo bene, dovreste avvertire la sensazione che c'è qualcosa che non va.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Mais, en y regardant de plus près j'espère que vous commencez à vous sentir légèrement mal à l'aise.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Mas, ao olharem para ele, espero que se comecem a sentir um pouco desconfortáveis.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Men i takt med at man kigger på det, håber jeg at man begynder at føle sig bare en smule utilpas.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Men när du tittar på den hoppas jag att du börjar känna dig en aning obekväm.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Mutta tätä katsellessanne toivon että teitä alkaa vähän arveluttaa.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Namun saat Anda melihatnya, saya harap Anda mulai merasa sedikit tidak tenang.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Nhưng,khi bạn nhìn nó Tôi hi vọng bạn sẽ bắt đầu cảm nhận được rằng làm điều đó không khó
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Αλλά όπως την παρατηρείτε, ελπίζω να αρχίσετε να αισθάνεστε ελαφρώς άβολα.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Но като гледате това, надявам се, че ще започнете да се чувствате съвсем леко притеснени.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.Но, по мере того как вы смотрите на это, я надеюсь, вы начинаете чувствовать себя немного странно.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.אבל ככל שתסתכלו עליה, אני מקווה שתתחילו לחוש מעט אי-נוחות.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.لكن عندما تنظرون إليها، أتصوّر أن شعوراَ بدأ ينتابكم فية شيءٌ من الإرتباك.
Ama ona baktıkça, aslında biraz tuhaf hissediyor olmanız lazım.皆さん 少しだけ違和感を 感じてきませんか? お気付きかもしれませんが 実はこれは
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.미국 지식인 층과 미국 유권자들 사이의 괴상한 불일치를 보고 있는 것입니다.
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.אי-התאמה גרוטסקית בין המשכילים האמריקאיים
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.אי-התאמה מגוחכת בין המשכילים האמריקאיים
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.تناقض عجيب بين العقلاء الامريكان.. ..والناخبين الامريكان.
Amerikan aydın sınıfıyla, seçmenleri arasındaki tuhaf uyumsuzluğa.グロテスクな不一致です アメリカの科学者の大多数が信じている
-Amma tuhaf biri.- Chi è quel pazzo?
-Amma tuhaf biri.- Dziwak.
-Amma tuhaf biri.- Hvor underligt ...
-Amma tuhaf biri.-Outo tyyppi.
-Amma tuhaf biri.- Que esquisito.
-Amma tuhaf biri.- Qué tío tan raro.
-Amma tuhaf biri.-Vad konstig...
-Amma tuhaf biri.- Какой странный.
Aniden gitmesini istemem çok tuhaf kaçar.Ce serait bizarre si je lui demandais de partir, tout d'un coup !
Aniden gitmesini istemem çok tuhaf kaçar.Furcsa lenne, ha hirtelen arra kérném, menjen el!
Aniden gitmesini istemem çok tuhaf kaçar. İyi.Αν της ζητήσω να βγούμε έξω ξαφνικά, θα φανεί παράξενο. καλά.
Aniden gitmesini istemem çok tuhaf kaçar.سيكون الامر غريبا اذا طلبت منها فجأة ان نخرج
Anlamı, "iks 2'ye yaklaşırken". Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.Это X стремится к 2.
Anlamı, "iks 2'ye yaklaşırken". Biraz tuhaf oldu. Neden bilmiyorum, kalem düzgün çalışmıyor.כתוב פה: כש-X שואף ל-2.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Deja aveam repertoriul frenetic: voci terifiante, viziuni grotești, halucinații bizare și de nestăpânit.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.지금까지 저는 모든 광적인 레퍼토리를 모두 갖고 있었어요. 겁나는 목소리, 기괴한 환영 괴상하도 떨칠 수 없는 망상들.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.До този момент имах цял луд репертоар - ужасяващи гласове, гротескни видения странни, неконтролируеми илюзии.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Репертуар ужасов разросся: теперь это были жуткие голоса, абсурдные видения, странный навязчивый бред.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.כעת היה לי הרפרטואר המלא של טירוף: קולות מפחידים, חזיונות מעוותים, והזיות מוזרות ובלתי נשלטות.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.حتى الآن، كت أعاني من جميع أعراض الحمّى : الاصوات المرعبة، والرؤى البشعة، الأوهام الغريبة و الصعبة.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.恐ろしい声 グロテスクなビジョン 奇妙な制御不能な妄想 私の精神状態は
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.マネキンで練習したのとは全然違うの
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.A dir la verità, mi sono sentita strana.
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.Eerlijk gezegd, ik voel me raar...
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.Egentligen, så känner jag mig konstig.
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.Franchement, ça fait bizarre...
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi. Manken üzerinde pratik yapmaktan gerçekten çok farklı.사실은 기분이 되게 이상해
Aslına bakarsan, bu bana biraz tuhaf geldi.Ma simt ciudat, serios.