Ana içeriğe geç
Sözlük

tuhaf ile cümle

tuhaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.Και εν συνεχεία παρατηρείτε ότι υπάρχει κάτι παράξενο αναφορικά με τα μάτια και το στόμα.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.А потом уже замечаете что-то странное в очертаниях глаз и рта.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.И след това забелзвате нещо малко, нещо странно в очите и устата.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.ואז אתם שמים לב למשהו מעט מוזר בקשר לעיניים ולפה.
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.ثم تلاحظ شيئا فيه القليل من الغرابة حول الوجه والعينين
Ama hemen sonra bir gözlerle ve ağızla ilgili bir tuhaflık dikkatinizi çekiyor.目と口が奇妙だと気づきます とりわけ上下反転の写真では
Ama içinde yine de tuhaf bir his varAle dręczy was świadomość, że nie wiecie, dlaczego to działa.
Ama içinde yine de tuhaf bir his varDer er dog noget, der går os på, for vi er ikke helt sikre på, hvorfor den her metode egentlig virker.
Ama içinde yine de tuhaf bir his var그런데 조금 이상한 기분이 들죠?
Ama içinde yine de tuhaf bir his varMais vous êtes embêtés parce que vous ne savez pas vraiment comment fonctionne l'astuce.
Ama içinde yine de tuhaf bir his varMa provi un certo fastidio perché non sai perché questa tecnica funzioni
Ama içinde yine de tuhaf bir his varTakže jediné o co se musíte starat je tato část. Musíte si položit otázku.
Ama içinde yine de tuhaf bir his varИ то много бързо!
Ama içinde yine de tuhaf bir his varなぜならなぜこれが上手くいくのかをまだ知らないからです.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Aber es ist seltsam, dass man den Lichtstrahl nicht sehen kann, man kann nur sehen, worauf er trifft.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Ale to dziwaczne, że nie można zobaczyć wiązki światła, a jedynie to, na co ona pada.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Ampak čudno je, da ne morete videti žarka svetlobe, temveč samo tisto, kar žarek zadene.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Dar este straniu că nu poți vedea raza de lumină, poți vedea doar ce a fost atins de ea.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.De fura, hogy nem látjuk a fénycsíkot, csak azt látjuk amit az elér.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.하지만 빛을 볼 수 없다는 것은 이상합니다. 여러분은 그것이 부딪치는 것만 볼 수 있습니다.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Maar het is vreemd dat je de lichtstraal zelf niet kunt zien, je kan alleen zien wat ze raakt.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Mais c'est étrange qu'on ne puisse pas voir un rayon lumineux mais seulement ce qu'il touche.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Mas, é estranho que vocês não consigam ver o raio de luz, que só consigam ver onde ele incide.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Můžete pouze uvidět to, od čeho se odrazí.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Nhưng thật kì lạ khi ta không thể thấy một tia sáng, ta chỉ chỉ có thể thấy vật mà nó chiếu vào.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Però è curioso che non vediamo il raggio di luce, ma solo ciò che colpisce.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Pero es raro que no podamos ver el rayo de luz sólo podemos ver lo que la luz toca.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Αλλά είναι περίεργο που δε μπορείτε να δείτε μια ακτίνα φωτός, μπορείτε να δείτε μόνο αυτά που χτυπάει.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Но е странно, че не виждаш лъч светлина, а виждаш само онова, върху което пада той.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.Но это странно, что мы невидим луч света. Мы можете видеть только освещаемую им поверхность.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.אבל זה מוזר שלא תוכל לראות את האור, רק תוכל לראות את מה שהאור יפגע בו.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.ولكن من الغريب أنك لن يمكنك رؤية شعاع الضوء ، يمكنك ان ترى فقط ما يسقط عليه.
Ama ışık ışınını göremiyor olmanız çok tuhaf, sadece size çarpanı görebiliyorsunuz.光が当たるものだけ見える 光と同様 闇も見えないのは
Ama, New York'ta her trende bu tür tuhaf kişilikler vardır.하지만 뉴욕 지하철 내에서 이상한 사람을 보는 것은
Ama, New York'ta her trende bu tür tuhaf kişilikler vardır.אבל בניו יורק יש הרבה מוזרים כמעט בכל קרון רכבת נתון.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Ale když půjdete dolů až na dno oceánu, začnou se dít opravdu divné věci.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Ale keď sa dostanete až na dno oceánu, tam sa dejú čudné veci.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Dar când coborî pe fundul oceanului, acolo lucrurile devin cu adevărat ciudate.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.De ha leérünk az óceán aljára, ott kezdenek igazán érdekessé válni a dolgok.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Jednak kiedy dotrze się na dno oceanu, może się wydarzyć coś dziwnego.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.그러나 바다 밑바닥으로 내려가게 되면, 이상한 일이 펼쳐집니다.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Maar naar de bodem van de oceaan toe wordt het echt vreemd.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Mais quand vous allez au fond de l'océan, c'est là que les choses deviennent vraiment étranges.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Ma quando si arriva nelle profondità oceaniche, è lì che tutto diventa molto strano.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Mas quando se chega ao fundo do oceano, é então que as coisas se tornam realmente estranhas.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Men det er når man kommer ned på bunden af havet, at tingene bliver rigtig mærkelige.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Namun saat Anda turun ke dasar lautan di mana semua menjadi benar-benar aneh.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Nhưng khi bạn đi xuống đáy đại dương, mọi thứ thực sự lạ lẫm.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Pero cuando descendemos al fondo del océano ahí es donde las cosas se ponen muy raras.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Wenn man aber den Grund des Meeres erreicht, wird es wirklich merkwürdig.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Але на дні океану розпочинаються дійсно дуже дивні речі.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Но когато стигнем до дъното на океана, тогава нещата стават наистина странни.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.Но когда ты спускаешься на дно океана, все становится по-настоящему странным.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.אבל כאשר יורדים לקרקעית האוקינוס, הדברים באמת הופכים למוזרים.
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.وعندما تغوص الى عمق المحيط يمكن ان ترى الكثير من العجائب
Ama okyanusun dibine indiğinizde, işler işte orada gerçekten tuhaflaşıyor.そこは本当に不思議の世界です これらのうちには 映画「アバター」の
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Ale je dobře, že není kolmá, protože by to vypadalo divně.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Bola by možno rovnobežná s inou priamkou. Ale je dobré, že nie je pretože by to vyzeralo veľmi divne.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Dar e bine așa, deoarece ar fi arătat foarte ciudat.
Ama olmaması iyi çünkü bu tuhaf olurdu.Heldigvis får vi ikke det at vide, for det ville være underligt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod