Ana içeriğe geç
Sözlük

tuhaf ile cümle

tuhaf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şimdi, tuhaf bir şeyler oluyor.Etwas Seltsames geht vor sich.
Buna oldukça şaşırmıştım oldukça tuhaftı.Seltsam war es, soviel ist mal sicher.
Tuhaftır ve söylemlerinde kendi canını sıkabilecek farklılıklara sahiptir.Er ist bizarre und hat in seinem Betragen, seinem Äußerlichen verschiedenes, das ihn unangenehm machen könnte.
Lambda noktasının altındaki helyum-4 gibi süperakışkanlar birçok tuhaf özellik sergilerler.Flüssiges 4He entwickelt unterhalb seines Lambdapunktes sehr ungewöhnliche Eigenschaften.
Ancak gezegende tuhaf giden bir şeyler vardır.Es gibt Eigentümlichkeiten bei jedem Planeten im Weltall.
Pilotla konuşmaları aniden tuhaf bir sesle bölünür.Rasch kommt der Erzähler zu einer Merkwürdigkeit.
Bu isim, iri ve parlak gözleri ile tuhaf çığlıkları nedeniyle verilmiştir.Ihren Namen erhielten sie wegen ihrer seltsamen, röhrenförmigen Augen.
Herkes ona tuhaf bakıyordur, kendi karısı ve çocukları bile.Argwöhnisch misstraut er jedem, sogar seinen Kindern.
Parçalanmış bilincin kurduğu dünya ise tuhaf olduğu kadar ürkütücü, anlamsız ve tehlikelidir.Alles von der Architektur bis zur Luft sollte seltsam und gefährlich erscheinen.
Tuhaf olan bunların orta üç, lise bir vb. düzeyinde verilmesiydi.Die dreiteilige, dreigeschossige Fassade war gegliedert durch einen Mittelrisaliten mit Dreiecksgiebel.
Tuhaf davranıyor.Il se comporte bizarrement.
Tuhaf davranıyorlar.Ils se comportaient bizarrement.
Tom biraz tuhaf.Tom est un peu bizarre.
Bu tuhaf, değil mi?C'est bizarre, non ?
Bilgisayarım tuhaf bir biçimde davranıyor.Mon ordinateur se comporte de manière bizarre.
Aklıma tuhaf bir şey geldi.Il m'est arrivé quelque chose de bizarre.
Bu size tuhaf mı görünüyor?Cela vous semble-t-il étrange ?
Sesin tuhaf. Ne oldu?T’as une voix bizarre. Qu’est-ce qu’il y a ?
Garajdan gelen tuhaf bir ses duydum.J'ai entendu un bruit étrange provenant du garage.
Bazen, Marika tuhaf davranır.Des fois, Marika se comporte bizarrement.
Bu cümlelerin hepsi tuhaf.Toutes ces phrases sont bizarres.
Tuhaf bir gürültü duydum.J'ai entendu un bruit bizarre.
Hikayen gerçekten tuhaf.Ton histoire est vraiment bizarre.
Onun hakkında tuhaf bir şey var.Il y a quelque chose d'étrange chez lui.
Galaksilerin renkleri oldukça tuhaftır.Les couleurs de ces galaxies sont particulières.
İnsanların oldukça tuhaf açıklamalarda bulunması hoşuna gidiyor.Il apprécie quand les gens trouvent des interprétations franchement bizarres.
Bu sadece, bu tür meydana gelen tuhaf şeylerden biri.I mean, come on, it's pretty rare that something like that happens.
Tuhaf bir komşum var.Tengo un vecino raro.
Burada tuhaf şeyler oluyor.Il s'y passe nombre d'évènements étranges.
Bana tuhaf tuhaf gülüyor.Il possède une étrange manière de rire.
Sonuç olarak düzenlemeler hoşnutluk verici, yuvarlatılmış ve bazen de tuhaf."Les résultats sont satisfaisants, parfois bizarres ».
Şimdi, tuhaf bir şeyler oluyor.Et à ce moment-là, il se passe quelque chose d'extraordinaire.
İşin aslı parkta uyuyakalmış ve bu tuhaf rüyayı görmüştür.Puis Jacob s'est endormi et il a fait un rêve étrange.
İkisi de atışırlar, ne olursa olsun hiçbir şeyde anlaşamazlar (Max'in tuhaf yemeklerini sevmemeleri dışında).Puis deux coureurs s'intercalent entre eux et le peloton mais sans jamais faire la jonction.
Tuhaf hayvanları mutant yapar.Les joueurs incarnent des animaux mutants.
Ne tuhaf bir bütünlükleri var!Mais quelle singulière fortune!
Her gün saçma tuhaf durumlar içinde olan.Tous les jours, ils vivent de folles aventures.
"Ne tuhaf, değil mi?Curieux hasard, non ? ».
Triton'un yörüngesini bulmak son derece tuhaf olurdu.L'orbite de Japet est assez inhabituelle.
Julia, Jason ve Rick bu macerada Kilmore Koyu kasabasıyla ilgili bazı tuhaflıkların farkına varırlar.Jason, Julia et Rick avancent dans leur enquête sur le mystère de Kilmore Cove...
Tuhaf bir biçimde bu iki insan, ortak bir amaç için birleşirler.Ces individus sont souvent rassemblés pour atteindre un objectif commun.
Tuhaf görünüyor.Parece extraño.
Tuhaf alışkanlıkları var.Él tiene extrañas costumbres.
Bunun tuhaf olduğunu biliyorum.Sé que esto es extraño.
Bu cümleler tuhaf.Estas oraciones son extrañas.
Ben bir şeyin tuhaf olduğunu düşündüm.Yo pensé que algo estaba raro.
Tom çok tuhaf biri.Tom es un tipo muy raro.
Ne tuhaf bir düşünce!¡Qué pensamiento tan extraño!
Uyuyakaldığın en tuhaf yer neresiydi?¿Cuál es el lugar más raro en el que te has quedado dormido?
Motordan tuhaf bir ses geliyor.El motor está haciendo un sonido extraño.
Çok tuhaf görünürdü ve ona yıllardır hakkettiği Guy Fawkes imajını verirdi.Se vería muy interesante y le daría a Guy Fawkes la imagen que ha merecido todos estos años.
Burada tuhaf şeyler oluyor.Aquí pasan cosas raras.
Tuhaf olarak, Orihime’nin güçleri vizard Hachigen Ushōda’nınkilere benzemektedir.Curiosamente, los poderes de Orihime se parecen a las de un Vizard, Hachigen Ushōda.
İlk haftada Donghae’nin yatağının yanında köşede oturan tuhaf bir figür CCTV’de görünüyor.En la primera semana, una figura extraña aparece en el CCTV en una esquina al lado de la cama de Donghae.
Şimdi, tuhaf bir şeyler oluyor.Pero algo raro ocurre.
Oyun parlak ve esprili karikatür tarzı animasyonlara ve çeşitli tuhaf silahlara sahiptir.El juego cuenta con animación brillante y humorística de dibujos animados y un variado arsenal de armas.
Yolda tuhaf küçük bir kızın yanından geçiyorlar.En el camino se encuentra con un niño pequeño en el otro lado de una puerta cerrada con llave.
Ne tuhaf bir bütünlükleri var!¡Qué Estado laico tan raro!
Diğer üyeler ise tuhaf sarmal gökada NGC 660 ve bazı küçük düzensiz gökadalardır.Pérdidas procedentes de activos no corrientes y gastos excepcionales 670.
Cıngıl Nuri’nin çıkagelmesi, karısının ortadan kaybolması gibi yeni tuhaf olaylar gelişir.Según Nicky, cuando llegó, algo extraño le pasó a su cuerpo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod