Baca tuğladan yapılır.Дымовая труба делается из кирпича.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Вокруг Него пребывают восемь Шакти - восемь воплощений Лакшми - стоят они вокруг Него.
Onlar da Sümerler gibi tapınaklarını ve saraylarını pişmiş kil tuğlalarla yaptılar.Дошли до Бога их молитвы, отпали с ног Мамуки змеи словно высохшие корни.
Tarihçiler bu kulede 85 milyon adet tuğla kullanıldığını hesaplamışlardır.Подсчёты позволяют говорить о том, что для возведения этой башни было использовано около 85 млн кирпичей.
Tören Yolu ise taş ve tuğla döşeliydi.Толпа забросала его автомобиль камнями и бутылками.
Yerleşkede, Sör Giles Gilbert Scott tarafından tasarlanan kırmızı tuğlalı binalar (ör.Проект здания в Глазго разработал архитектор Джордж Гилберт Скотт.
Lhasa'daki binaların çoğu taş ve tuğladan yapılmıştır.Большинство домов острова построены из камня и глины.
Başta tuğla fabrikası ve kayısı işleme fabrikaları olmak üzere küçük sanayi tesisleri bulunur.В бывших заводских цехах обосновались мелкие фабрики и ремонтные мастерские.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.غير أن بعض مصانع الطوب تستخدم مئات العمال.
Eski Mohenjo-daro'da imal edilen tuğlalar genellikle bu uzunluk birimin tam katları olan boyutlara sahipti.كان للطوب المصنع في موهينجو-دارو القديمة في كثير من الأحيان أبعادا تعتبر مضاعفات لوحدة الطول هذه .
Bundan dolayı karışım katmanının kalınlığı, normal tuğla katmanının üç katı fazlasıdır.وهذا ما يعطيه الصلابة التي تزيد بثلاثة أضعاف الزجاج المسطح العادي.
Bunun üzerine amir korkar ve tuğlayı yerinden oynatamaz.فكان يأمر بالمعروف وينهى عن المنكر، ولا يخاف في الله لومة لائم.
Tuğla rölyef iki Hollandalı tuğla ustası tarafından 16.000 tuğladan oluşturulmuştur.وتم نحت هذا الجدار من قِبَل بَنّائين هولنديين من 16 ألف طوبة .
1093 ^ Tuğlacı 1985, s.المحروسة 85 مسلسل 1985 المهندس سيد 9.
Bu kavimden önceki Cemdet-Nasr halkının kullandığı tuğlalar ise, düzgün dikdörtgen prizma biçimindeydi.هؤلاء الناس الذين كانوا من أتباع بهاء الله حين أسس البهائية.
Bunun için de kardan tuğlalar kullanılır.ويَتمُ ذَلك عن طريق كمادات الثَلج.
Kubbe tamamlandıktan sonra, bu kapı da kardan tuğlalarla örülerek kapatılır.تقوم نفس الهيئة أيضاً بغلق الطريق في حال سقوط الثلوج.
Asansör kulesi Marsilya’dan getirtilen tuğlalar ile yapıldı.بنيت هذه المعلمة بالحجر الرملي النضيد الذي جلب من جبل كيليز في مراكش.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Garrafas, lixo, pedras e tijolos foram lançados no prédio, quebrando as janelas.
Babası Harm Kamerlingh Onnes bir tuğla fabrikası sahibiydi.Seu pai, Harm Kamerlingh Onnes, era proprietário de uma fábrica de tijolos.
Büyük tuğla yapı İtalyan Gotik mimari tarzında yapılmıştır.É um enorme edifício de tijolo construído em estilo gótico italiano.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Nestes primeiros tempos, as construções eram simples, de madeira e de adobe, não de pedra.
Her bir yığını pişirmek, metalik sesli çınlayan düz tuğlalar elde etmek için aylar alıyordu.Cada lote demorou meses a cozir, resultando em tijolos macios que tocam com um som metálico.
Asansör kulesi Marsilya’dan getirtilen tuğlalar ile yapıldı.As telhas são feitas de terracota vinda de Marselha.
Tuğladan oluşan yer döşemesi dışarıdan birkaç cm yüksekliktedir.A sua velocidade de saída do campo de gelo é de alguns centímetros por dia.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.É composta por lamitos vermelhos.
Klasik Orta Çağ mimarisine sahip kale 1406 yılında tamamlanması üzerine dünyanın en büyük tuğla kalesi oldu.Aquando da sua conclusão, em 1406, era o maior castelo gótico de tijolos no mundo.
Rampa duvarlarında yer yer eski tuğla kemerler görülür.Subsistem no local vestígios das antigas muralhas.
Örneğin, resimdeki tuğlalar altıgen sayılırlar ve bu döşeme için (6, 3) birleşimini elde edilir.Casa vermelha: Se cair nela, perderá 3 (ou 6) moedas.
Tuğlanın kullanıldığı tek mekân banyodur.Ainda é um local impróprio para o banho.
Yapının inşasında kil-kireç karışımı ve kırmızı tuğla kullanılmıştır.A mistura argila-cal e tijolo vermelho foram usados na construção do edifício.
Yerleşkede, Sör Giles Gilbert Scott tarafından tasarlanan kırmızı tuğlalı binalar (ör.Architect van het bouwwerk was Sir Giles Gilbert Scott.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Het was destijds het enige station aan die lijn dat van steen en niet van hout was gebouwd.
Hollanda'da bulunan en eski tugladan yapı;mis binadir.Het is het oudste waaggebouw in Nederland dat als zodanig werd gebouwd.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.De gehele kerk is in steen overwelfd.
İlçe merkezinde bir adet un, bir adet tuğla fabrikası bulunmaktadır.In de voormalige centrale/waterfabriek staat nu een vaarsimulator.
Uygurlar evlerini tuğladan ve kerpiçten yaparlardı.Zij bouwden de huisjes schots en scheef.
Bunun için de kardan tuğlalar kullanılır.Ook wordt wel ijs voor de vulling gebruikt.
Bu isimde Tuğla ve Toprağının kırmızı olması nedeniyle verilmiştir.Deze kleur werd gekozen omdat de kleur en het mineraal vernoemd zijn naar Turkije.
Camii’nin minaresi sırlı tuğladan desenli olarak inşa edilmiştir.De dragon of the moon corrumpeerde haar echter nog steeds heimelijk.
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.Na tle murów miasta przy bramie, siedzi postać spowita w płaszcz, do której zbliżają się dwie inne.
Avrupa'daki Tuğla Gotik mimarisinin en önemli örneklerinden biridir.Jeden z najznamienitszych przykładów architektury gotyckiej w Europie.
Kilise tuğladan yapılmıştır.Kościół został wybudowany z cegły.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.Wykonana jest z czerwonej cegły.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Cały kościół zdobiony jest stiukami.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.I handloven finns åtta små ben som kan uppdelas i en övre (proximal) och en nedre (distal) rad.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.Tillverkad av rödaktig kalksten.
Tören Yolu ise taş ve tuğla döşeliydi.Vägen var bitvis belagd med sten och lera.
Kilise, 1891 yılında neo-Gotik tarzda kırmızı tuğladan inşa edilmiştir.Kyrkan byggdes av rött tegel 1891 i nygotisk stil. Kyrkan är en korskyrka med torn och tresidigt kor.
Kilise, Yddinge tuğlahanelerinde üretilen kırmızı tuğlalar ile granit bir kaide üzerinde inşa edilmiştir.Kyrkan är uppförd av rött handslaget tegel från Yddinge tegelbruk och står på en sockel av granit.
Büyük salonun döşemeleri altın tuğlalarla (pişmiş çamur balçık) kaplandı.В них сіль виварювали у великих сковородах (чренах).
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Проте, деякі цегляні фабрики наймали сотні працівників.
Köye bu ismi verilmesinin sebebi bu köyde eski zamanlarda tuğla ocakları mevcuttu.Звідси і походить назва села, а це значить, що у давні часи в цих краях були лісові масиви.
Şatonun tuğla tertipi ortaçağ tip büyüklüğü üzerinde olup bazen rahip tuğlaları olarak adlandırılır.Цегли, що складають замок, мають великий середньовічний тип, який іноді називають «монахами цегли».
Yapı malzemesi olarak ateş tuğla ve yerel taşları kullanırlar.Як будівельний матеріал використали місцевий камінь і цеглу.
Kilise tuğla ve harç dan yapılmıştır.Церква викладена із каменю та цегли.
Onlar da Sümerler gibi tapınaklarını ve saraylarını pişmiş kil tuğlalarla yaptılar.Podobně i Keltové ozdobenými stromky či větvemi uctívali boha Slunce.
Yapıda taş ve tuğla kullanıldı, pencere ise yoktu.Postavena je z opuky a cihel, a nemá žádná okna.
Ayrıca Tugla ve Mermer Fabrikaları da vardır.Stejně jsou zbarveny i dělnice.
Tuğladan yapılıdır.Je vyrobena z pryže.