Ana içeriğe geç
Sözlük

tuğla ile cümle

tuğla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Celý kostel je plný symboliky.
Marsilyadan getirmiş kırmızı tuğlalar ve granit kullanmıştır.Používal zlatožlutého a granátově červeného laku.
Sanılanın aksine Çin seddinin tamamı tuğlalardan oluşmaz.Na rozdíl od některých jiných druhů nemá kustovnice čínská trny.
Kilise tuğladan yapılmıştır.Kostel je postavený z cihel.
Fonda yeşil bir kapı ve turuncu tuğla duvar vardır.V ohradní zdi jsou výrazná vrata a štítová zeď sýpky.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Na tomto umělém pahorku původně stávala vrchní část zkonstruovaná ze dřeva a bez malty poskládaných kamenů.
Duvarlar taş ve tuğladır.Zidurile sunt de piatră și cărămidă.
1825 yazında artan serveti sayesinde Allan Moldavia adı verilen iki katlı tuğla bir ev satın aldı.1825 nyarán Allan egy kétemeletes téglaházat vásárolt, amit Moldaviának hívtak.
Kırmızı tuğladan yapılma, tek şerefeli bir minaresi vardır.A Vörös Fonal viselése mellett alázatosnak is kell lennünk.
Tuğlanın kullanıldığı tek mekân banyodur.Ez az egyetlen medence, ahol kötelező a fürdősapka használata.
Bir çeşit pişirilmemiş tuğla gibidir.Namazake (生酒) egy szaké fajta ami nincs pasztőrözve.
En çok ihtiyaçları olan madde tuğladır.Legjellemzőbb alapanyaga az uborka.
Tuğlalarını Vedat Tek’in özel olarak tasarladığı sanılır.A jogar különlegességét az adja, hogy állítólag egyszarvú szarvból készült.
Ayrıca Tugla ve Mermer Fabrikaları da vardır.Fűrészgyára és márványfeldolgozó üzeme is volt.
Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı.A pillérek, boltozatok és a teraszok égetett téglából és aszfaltból készültek.”
Binanın yapımında kullanılan kırmızı tuğlalardan dolayı bu adı almıştır.A név az építőanyagként felhasznált kő vöröses színére utal.
Tuğladan yapılıdır.Kámforfából készült.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Roskapönttöjä, roskia, pulloja, kiviä ja tiiliä heitettiin rakennusta kohti, ja sen ikkunat rikkoutuivat.
Kilise tuğladan yapılmıştır.Kirkko on rakennettu punatiilistä.
Duvarlar aşağıdan yukarıya doğru 7 sıra taş, 7 sıra tuğla kuşak şeklinde örülmüştür.Alajuoksulla on heti Alainen Särkilampi ja neljä kilometriä yläjuoksulle yhtyy Seitsemisjoki Liesijokeen.
Asansör kulesi Marsilya’dan getirtilen tuğlalar ile yapıldı.Ο πύργος του ανελκυστήρα κατασκευάστηκε με τούβλα από τη Μασσαλία.
Babası Harm Kamerlingh Onnes bir tuğla fabrikası sahibiydi.Ο πατέρας του ο Harm Kamerlingh Onnes, ήταν ιδιοκτήτης εργοστασίου.
Pişirilmiş kızıl tuğladan yapılmıştır.Είναι κατασκευασμένο από ερυθρόφαιο πηλό.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Από τότε τα κτίρια κατασκευάστηκαν από τούβλα και όχι ξύλο.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Ωστόσο, κάποια εργοστάσια τούβλων, πιθανόν να απασχολούσαν εκατοντάδες εργάτες.
Böylece devasa tuğla duvarların kullanılması kalıp ya da oyma alçılarla dekore edilirdi.Derfor brugen af massive mure med støbt eller udskåret stuk.
Tüm bu yapılanların içinde, en önemlisi evler bu kez ahşaptan değil taş ve tuğladan yapıldı.Mange af husene er flere hundrede år gamle og er helt konstrueret af træ uden brug af søm eller skruer.
Bundan dolayı karışım katmanının kalınlığı, normal tuğla katmanının üç katı fazlasıdır.Dette betyr at vekten av sementen som brukes er fire ganger vekten av vannet som brukes.
Yapıda taş ve tuğla kullanıldı, pencere ise yoktu.Dindingnya terbuat dari anyaman bambu tanpa jendela dan pintu.
Ayrıca Tugla ve Mermer Fabrikaları da vardır.Ada juga karet dan pabrik semen.
Kilisenin tamamı tuğla ile örülmüştür.Toàn bộ nhà thờ được lát gạch vuông.
Ancak bazı tuğla fabrikalarında yüzlerce işçi çalışırdı.Tuy nhiên, trong lĩnh vực sản xuất gạch xây dựng cũng có những xí nghiệp lên đến hàng trăm người.
Aşağıdaki köprüler taş ve tuğla dışında.Tầng trên cùng bằng đồng, những tầng dưới bằng đá và gạch.
Tuğlanın kullanıldığı tek mekân banyodur.Phòng tắm là nơi duy nhất được xây dựng.
Bir çeşit pişirilmemiş tuğla gibidir.Quả là dạng quả hạch không nứt.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.この頃八紘一宇と云ふ言葉が少し使ひ過ぎられる傾きがある。
Genellikle tuğladır ve taçkapının yanlarında ikizdir (Çifte Minare-Sivas).厚志(あつし) 直樹(なおき) 素行が悪い青年で、よく2人でつるんでいる。
Bu sırada Michael tuğlaları devirerek deliği açmayı başardı.それを見たトムはチャンスとばかりに、子ガモを撃とうとした。
Burada bir tuğla kooperatifinde bekçi olarak çalıştı.ひょんな事から赤平で便利屋として働く。
Kırmızı tuğlalardan yapıldığı için "Medresetul Hamra" olarak adlandırılır.本人いわく「赤さそり」では、そうやって作っていたとのこと。
Bronz çağında şehirler büyüdükçe, tuğla ve marangozlar gibi profesyonel ustaların bir sınıfı ortaya çıktı.在青铜器时期,随着城市的出现,也出现了砖瓦匠和木匠这些专业工匠。
Katil son tuğla sırasını bitiriken Fortunato "Tanrı aşkına, Montresor!" diye yalvarır.在谋杀者完成石墙的最高一层时,福吐纳托哀号说:“看在老天爷份上,蒙特里梭!”。
Eski Mohenjo-daro'da imal edilen tuğlalar genellikle bu uzunluk birimin tam katları olan boyutlara sahipti.古代摩亨佐-达罗的砖的规格一般是这种单位的整数倍。
Bunun için de kardan tuğlalar kullanılır.另外會使用冰的咒文。
Ancak bugün tuğla ve kiremit üretimi yoktur.今日事, 惟患其不爲而已, 不患其難成。
Çift taraflı olarak yarım yuvarlak kuleler ile korunan bu kapı bir sivri tuğla kemerin içinde açılmıştır.梢间前后檐是坎墙槅扇窗,侧面开门。
Ancak bugün tuğla ve kiremit üretimi yoktur.다만 이것은 오늘날과 같이 세제로서가 아니고 약용과 포마드처럼 만들어서 사용하였다.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.불상이 서 있는 대좌(臺座)는 연꽃이 새겨진 8각이며, 하대에는 귀꽃이 높게 솟아 있다.
Burada bir tuğla kooperatifinde bekçi olarak çalıştı.שם עבד כשומר על כרמים.
1339 yılına kadar tuğla şehir duvarları ile örülü olan şehir şimdi hafriyat surla çevrilmiştir.Първоначално обграден от разкопки, преди 1339 г. е укрепен с тухлени градски стени.
Tuğladan yapılıdır.Изградена е от карст.
Etkilenen binaların çoğu ahşap çerçeveli tuğla ve taştan yapılmıştı.И затова оръдията им на труда са били предимно направени от камъни и мед.
Duvarlar taş ve tuğladır.Стените са каменни и дебели.
Kim sayesinde 15 yaş altında en çok tuğla kırmış çocuk unvanına sahiptir.Сред тях е и най-младата опълченка 15-годишната Станка.
Bir çeşit pişirilmemiş tuğla gibidir.Представлява компактен храст без бодли.
Burada bir tuğla kooperatifinde bekçi olarak çalıştı.Работила е като фризьорка в родния Видин.
Duvarları taş ve tuğladan örülmüş, taş sıraları arasında kırmızı tuğla dizileri yer almaktadır.Стените ѝ са иззидани от дялан камък и тухли, като между каменните редове са поставени редове червени тухли.
3 adet kiremit, tuğla ve kireç ocağı olup, çömlek-hanesinde yılda 1500 çömlek yapılır.От засетите рапица, цвекло и царевица за 5 години получили 1500 000 лева.
Binaya çöp tenekeleri, çöpler, şişeler, taşlar ve tuğlalar fırlatıldı, pencereler kırıldı.Kante za smeće, otpad, boce, kamenje i cigle bacani su na zgradu, razbivši prozore.
Kilise tuğladan yapılmıştır.Crkva je izgrađena od opeke.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod