Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Политика личности состоит из твердых кирпичей.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Политиката на идентичност е съставена от здрави тухли.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Політика ідентичності збудована з міцної цегли.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.פוליטיקת הזהויות עשויה מלבנים מוצקות.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.سياسة الهوية مصنوعة من طوب صلب,
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.オスマン帝国時代 メッダフという語り手がいました
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Attingi acqua per l'assedio, rinforza le tue difese, pesta l'argilla, impasta mattoni, prendi la forma
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.너는 물을 길어 에워싸일 것을 예비하며 너의 산성들을 견고케 하며 진흙에 들어가서 흙을 밟아 벽돌 가마를 수리하라
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Naber si vody obľahnutia, upevni svoje hradby, vojdi do blata a šliap po hline, oprav tehelňu.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Navaž sobě vody k obležení, upevni ohrady své, vejdi do bláta a šlapej hlinu, oprav cihelnu.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Øs Vand til Brug, når du omringes, styrk dine Fæstninger, træd Dynd, stamp Ler, tag fat på Teglstensformen.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Zajmi si vode za čas oblege; popravi utrdbe svoje! Dróbi glino, tlači ilovico, utrdi opekarnico!
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Извади си вода за обсадата, Уякчи крепостите си, Влез в калта и стъпчи глината, Поправи тухлената пещ.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.מי מצור שאבי לך חזקי מבצריך באי בטיט ורמסי בחמר החזיקי מלבן׃
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.استقي لنفسك ماء للحصار. اصلحي قلاعك ادخلي في الطين ودوسي في الملاط. اصلحي الملبن.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.你 要 打 水 豫 備 受 困 . 要 堅 固 你 的 保 障 . 踹 土 和 泥 、 修 補 磚 狺
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.你 要 打水 豫 備 受困 . 要 堅固 你 的 保障 . 踹土 和泥 、 修補 磚狺
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.모든 가정으로 퍼져나갔고 지금까지
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.LEGO trafiło do każdego domu.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.les briques LEGO sont entrées dans toutes les familles.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.los ladrillos de LEGO llegaron a todos los hogares.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.ЛЕГО тухлите присъстваха във всяко домакинство.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.לבני לגו היו בכל בית.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.تواجد طوب ليغو في كل منزل.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.これまでに製造されたレゴブロックの数は推計4千億個と言われ
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Co przykre, Ole nigdy nie doczekał sukcesu małych cegiełek.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Jammer genoeg heeft Ole nooit zelf kunnen zien hoe succesvol de kleine steentjes uiteindelijk werden.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Sayangnya, Ole tidak pernah dapat untuk melihat seberapa sukses batu bata kecil tersebut.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Δυστυχώς ο Ole δεν έζησε για να δει πόσο πραγματικά επιτυχημένα έγιναν τα μικρά τουβλάκια.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.لسوء ألحظ، فإن الفرصة لم تتح لأولي كي يرى مدى نجاح تلك القطع الصغيرة.
Mesafe skaler bir niceliktir. Tuğlayı hangi yönde hareket ettirdiğimizi söylemedim.Afstand er en skalar størrelse, da jeg ikke fortalte hvilken retning jegflyttede den
Mesafe skaler bir niceliktir. Tuğlayı hangi yönde hareket ettirdiğimizi söylemedim.Distanz ist eine skalare Größe, da ich dir nicht gesagt habe in welche Richtung er bewegt wurde.
Mobil TuğlalarBewegende stenen
Mobil TuğlalarBewegliche Ziegel
Mobil TuğlalarBriques mobiles
Mobil TuğlalarCărămizi mobile
Mobil TuğlalarFlyttbara tegelstenar
Mobil TuğlalarLadrillos móviles
Mobil TuğlalarLiikkuvat palikat
Mobil TuğlalarMattoni mobili
Mobil TuğlalarMobile mursten
Mobil TuğlalarMobilne opeke
Mobil TuğlalarPohyblivé tehly
Mobil TuğlalarRuchome cegły
Mobil TuğlalarTéglábolás
Mobil TuğlalarTijolos Móveis
Mobil TuğlalarΚινητά τούβλα
Mobil TuğlalarПодвижни тухли
Mobil TuğlalarПодвижные кирпичи
Mobil TuğlalarРухлива цегла
Mobil Tuğlalarمحمول طوب
Mobil Tuğlalar動かせるレンガ
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafora objek menggambarkan pergerakan harga sebagai benda mati, contohnya, "Dow jatuh seperti batu bata."
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafory przedmiotowe opisują zmiany cen jako rzeczy, np. "Indeks Dow spadł jak kamień"
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Обектните метафори описват движенията на цените като неживи неща, като "Дау падна като тухла".
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Eu estava preocupado, então eu fui até ele, e viu mancando ao carregar tijolos.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Tôi đã lo lắng vì vậy tôi đã đi với anh ta, và nhìn thấy anh ấy khập khiễng trong khi mang gạch.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Yo estaba preocupado por lo que se acercó a él, y le vio cojeando en el ejercicio ladrillos.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.הייתי מודאג אז הלכתי אליו, וראה אותו צולע בעת שנשא לבנים.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.كنت قلقا فذهبت إليه، ورأيته يعرج أثناء قيامهم الطوب.