Evet tuğlayı şuraya hareket ettiriyorum ve cetvelle ölçüp diyorum ki,私はメジャーを取り出してこう言う。 「やった、ブロックを5メートル動かしたぞ。」
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Eines Tages bekam ich eine Email, jemand hat die komprimierte Erd-Ziegel Presse gebaut.
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Minule som dostal mail od niekoho, kto postavil lis na tehly.
Geçenlerde bir email aldım, birisi sıkıştırılmış toprak tuğla makinasını yapmış.Para mim foi a experiência mais transformadora. Aprendi que posso fazer isso e quero mostrar isto aos outros.
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Aku akan memukuli kamu dengan bata jika kamu lakukan!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Aku akan memukuli kamu dengan bata jika kamu lakukan!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Ik zal u pond met een baksteen als je doen!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Jag kommer pund dig med en tegelsten om du gör!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Je vous frapperai avec une brique si vous le faites !
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Praštím vás cihlou, jestli budete!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Seconde partie. La première fois sur l'île de Jeju, j'avais un sentiment étrange.
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!¡Te golpearé con un ladrillo si lo haces!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Te libras con un ladrillo si lo hace!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Tôi sẽ đập cậu bằng viên gạch nếu cậu dám...
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!- Защо от всички училища е моя? - Знам... Ако училището разбере, аз ще умра!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Ще те убия, ако е така!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!Я ударю тебя кирпичём, если дотронешься до меня!
Hafife alırsan tuğlayla kafanı ezerim!سأقصفك بطابوقة إذا فعلتها
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.En Inde et au Népal, on m'a fait découvrir les fours à briques.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.En India y Nepal, conocí los hornos de ladrillos.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.I Indien og Nepal, blev jeg introduceret til murstens tørreovne.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Indiában és Nepálban elvezettek a téglaégető kemencékhez.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In India e in Nepal, mi hanno mostrato le fornaci per mattoni.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In India en Nepal werd ik bij de baksteenovens gebracht.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.În India și Nepal am cunoscut cuptoarele de cărămidă.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.In Indien und Nepal wurde ich in Ziegeleien eingeschleust.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.인도와 네팔에서, 저는 벽돌가마라는 것을 접하게 되었는데
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Na Índia e no Nepal, fui apresentada às fábricas de tijolos.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Ở Ấn Độ và Nepal, tôi được đưa tới 1 lò gạch.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.V Indii a Nepálu jsem byla zavedena do pecí na vypalování cihel.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.V Indiji in Nepalu sem se seznanila z opekarnami.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.W Indiach i Nepalu poznałam pracujących przy wypalaniu cegły.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.Στην Ινδία και στο Νεπάλ, γνώρισα τους κλιβάνους τούβλου.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.В Индии и Непале меня привели к печам для обжига кирпичей.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.В Индия и Непал ми показаха пещи за изпичане на тухли.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.В Індії та Непалі мені показали печі для випалювання цегли.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.בהודו ובנפאל התוודעתי לכבשני שריפת הלבנים.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.في الهند و النيبال دخلت إلى قمائن الطوب.
Hindistan ve Nepal'de tuğla fabrikalarına götürüldüm.その奇妙で恐ろしい景色はあたかも
İnsanlar tek başlarına sıkıştırılmış toprak tuğla presi yapıyorlar.Entonces, la gente construye por su cuenta la prensa de ladrillos.
İnsanlar tek başlarına sıkıştırılmış toprak tuğla presi yapıyorlar.Люди начали самостоятельно строить пресс для создания кирпича из земли.
Kavurucu güneş ışığında, Biryani ile doldurulmuş dev çanaklar derme çatma tuğla ocaklara koyulurdu.Bajo el sol abrasador, enormes ollas llenas de biryani permanecían en improvisados hornos de ladrillo.
Kavurucu güneş ışığında, Biryani ile doldurulmuş dev çanaklar derme çatma tuğla ocaklara koyulurdu.No sol escaldante, havia grandes panelas com biryani sobre improvisados fogões de tijolos.
Kavurucu güneş ışığında, Biryani ile doldurulmuş dev çanaklar derme çatma tuğla ocaklara koyulurdu.W palącym słońcu na prowizorycznych palnikach stały wielkie garnki wypełnione Biriani.
Kavurucu güneş ışığında, Biryani ile doldurulmuş dev çanaklar derme çatma tuğla ocaklara koyulurdu.Στο καυτό φως του ήλιου, τεράστια δοχεία γεμάτα με μπιριάνι καθόταν στους αυτοσχέδιους φούρνους από τούβλα.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.A política da identidade é feita de tijolos sólidos.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Az identitáspolitika tömör téglákból áll.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor. Edebiyat ise akan bir su gibi.Identitas politik terbuat dari batu bata. sedangkan fiksi adalah air yang mengalir.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor. Edebiyat ise akan bir su gibi.Polityka tożsamości to solidne cegły, fikcja to płynąca woda.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Identitätspolitik ist aus festen Steinen gebaut.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Identiteitspolitiek is gemaakt van massieve baksteen.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Identitetspolitik är gjord av solida tegelstenar.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.정체성 정치하은 단단한 벽돌로 만들어져 있어요.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.La politique identitaire est faite de briques pleines.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Las políticas de identidad están hechas de ladrillo macizo.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.L'identità politica è costituita da solidi mattoni.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Politica identităţii e construită din cărămizi.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Politika identity je z pevných cihel.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Rào cản bản sắc được dựng lên bởi những viên gạch cứng.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.Οι πολιτικές ταυτότητας είναι από γερά τούβλα.