Ana içeriğe geç
Sözlük

tuğla ile cümle

tuğla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.とレンガを運んでいる間、彼は があぶない見た。 私は_、そこから彼を撮りたかったが、私はできませんでした。
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Jeśli człowiek chce coś zrobić i nie może, oznacza to, że coś w jego życiu jest niemożliwe.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Se una persona vuole fare qualcosa e non può, vuol dire che qualcosa nella sua vita è impossibile.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Si una persona quiere hacer algo y no puede, significa que algo en tu vida es imposible
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.人生に不可能があるということ 壁で囲まれてるみたいに
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.A ty, synu človeka, vezmi si tehlu a polož ju pred seba a vyryješ na ňu mesto, Jeruzalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.A ty, synu człowieczy! weźmij sobie cegłę, a położywszy ją przed sobą, wyryj na niej miasto Jeruzalem;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Du Mennneskesøn tag dig en teglsten, læg den for dig og indrids i den et Billede af en By, Jerusalem;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.És te, embernek fia, végy magadnak egy téglát, tedd azt elõdbe, és véss reá egy várost, Jeruzsálemet,
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Et toi, fils de l`homme, prends une brique, place-la devant toi, et tu y traceras une ville, Jérusalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Hỡi con người, hãy lấy một tấm ngói, đặt nó trước mặt ngươi, và vẽ thành Giê-ru-sa-lem ở trên.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Hỡi con_người , hãy lấy một tấm ngói , đặt nó trước mặt ngươi , và vẽ thành Giê-ru-sa-lem ở trên .
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz."Ja sinä, ihmislapsi, ota itsellesi tiilikivi ja aseta se eteesi ja piirrä siihen kaupunki, Jerusalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.너 인자야 박석을 가져다가 네 앞에 놓고 한 성읍 곧 예루살렘을 그 위에 그리고
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Og du menneskesønn, ta dig en mursten og legg den foran dig og riss på den en by, Jerusalem,
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.,,Şi tu, fiul omului, ia o cărămidă, pune -o înaintea ta, şi sapă pe ea cetatea Ierusalimului.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Ti pa, sin človečji, si vzemi opeko, jo položi predse in zariši na njej mesto, Jeruzalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Ty pak synu člověčí, vezmi sobě cihlu, a polože ji před sebe, vyrej na ní město Jeruzalém.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Und du, Menschenkind, nimm einen Ziegel; den lege vor dich und entwirf darauf die Stadt Jerusalem
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.И ти, сине, човешки, вземи си тухла, тури я пред себе си, и начертай на нея града Ерусалим.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.И ты, сын человеческий, возьми себе кирпич и положи его перед собою,и начертай на нем город Иерусалим;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.ואתה בן אדם קח לך לבנה ונתתה אותה לפניך וחקות עליה עיר את ירושלם׃
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.وانت يا ابن آدم فخذ لنفسك لبنة وضعها امامك وارسم عليها مدينة اورشليم.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.人 子 阿 、 你 要 拿 一 塊 磚 、 擺 在 你 面 前 、 將 一 座 耶 路 撒 冷 城 、 畫 在 其 上
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.人子 阿 、 你 要 拿 一 塊磚 、 擺在 你 面前 、 將 一 座 耶路撒冷城 、 畫 在 其上
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.A Rügyek bár aprónak tűnnek, a napfény után kúszva falakat is áttörhetnek.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.I germogli sembrano minuscoli, ma per raggiungere il sole possono sfondare muri di mattone.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.새싹은 약해 보이긴 하지만 태양에 닫기 위해 단단한 장벽을 뚫을 수 있습니다.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Lăstarele par firave, dar ca să ajungă la soare pot trece prin ziduri de cărămidă.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Les pousses semblent minuscules mais pour avoir de la lumière, elles peuvent détruire des murs de briques.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Młode pędy wydają się wątłe, ale by dosięgnąć słońca, potrafią przebić mur.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Os rebentos parecem pequeninos mas, para alcançar o sol, conseguem abrir caminho por paredes de tijolo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [los Brotes] se ven pequeños, pero para alcanzar el sol pueden romper paredes de ladrillo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots (scheuten) lijken klein, maar om de zon te bereiken kunnen ze door stenen muren heen gaan.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [skud] virker småt, men for at nå solen kan de bryde gennem murstensvægge.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler."Shoots", Sprösslinge, erscheinen winzig, aber um die Sonne zu erreichen, können Sie Steinmauern durchbrechen.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots, versot, vaikuttavat pieniltä, mutta kurkottaessaan aurinkoon ne voivat rikkoa vaikka tiiliseiniä.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Skott verkar små men för att nå solljuset kan de bryta sig igenom tjocka tegelväggar.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Výhonky (shoots) vypadají křehce, ale aby se dostaly za sluncem, dokáží prorazit zeď.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Τα Βλαστάρια [Shoots] μοιάζουν μικρά, αλλά για να φτάσουν στον ήλιο πρέπει να διαπεράσουν τοίχους από τούβλα.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Паростки здаються крихітними, але щоб сягнути до сонця вони можуть пробитися крізь мури.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Побеги кажутся очень маленькими, но, чтобы добраться до солнца, они прорастут и через кирпичные стены.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Филизите изглеждат малки, но за да достигнат до слънцето те могат да пробият стени.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.הנבטים נראים קטנים, אבל כדי להגיע לשמש הם יכולים לפרוץ דרך חומות לבנים.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.البراعم تبدو صغيرة، لكن لتبلغ الشمس يمكنها المرور عبر جدران الطوب.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.日光に向かってレンガをも突き抜けます レンガは地球に存在する-
Sol alt köşede kafasını tuğla duvara vuran bir adam görüyoruz.V levém dolním rohu vidíme muže, který soustředěně naráží hlavou do zdi.
Sol alt köşede kafasını tuğla duvara vuran bir adam görüyoruz.Зверху зліва ви бачите чоловіка, який, здається, збирається битися головою об стіну.
Sol alt köşede kafasını tuğla duvara vuran bir adam görüyoruz.Слева внизу мы видим мужчину, который явно собирается биться головой об стену.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.약 4000억개 이상의 레고 브릭이 생산된 것으로 추정되는데 이는 전세계의 각 사람당 75개에 해당되지요.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Becslések szerint idáig 400 milliárd LEGO-elemet gyártottak, azaz a Föld minden lakosára jut 75 elem.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Det har uppskattats att 400 miljarder bitar har producerats -- eller 75 bitar per person på jorden.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Estima-se que foram produzidas mais de 400 bilhões de peças -- ou 75 peças para cada pessoa no planeta.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Het wordt geschat op meer dan 400 miljard geproduceerde stenen - of 75 stenen voor iedereen op de planeet.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Ne sono stati prodotti circa 400 miliardi -- 75 mattoncini per ogni persona al mondo.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Ocenjujejo, da je bilo izdelanih že več kot 400 milijard kock - oz. 75 kock na vsakega Zemljana.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Odhaduje sa, že bolo vyrobených viac ako 400 miliárd kociek - alebo 75 kociek pre každú osobu na planéte.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Odhaduje se, že bylo vyrobeno přes 400 miliard cihel resp. 75 cihel na každého člověka na Zemi.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Powstało ponad 400 mld klocków, czyli 75 na każdego mieszkańca Ziemi.
Tahminlere göre şimdiye dek 400 milyar tuğla yapıldı -- dünyadaki her kişi başına 75 tuğla.Se estima que se han fabricado más de 400 mil millones o 75 ladrillos por cada persona en el planeta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod