Ana içeriğe geç
Sözlük

tuğ ile cümle

tuğ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Una volta, per esempio, stavo intervistando un collaboratore delle Brigate Rosse.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Une fois, par exemple, j'interviewais cet employé à mi-temps des Brigades Rouges.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Μια φορά, για παράδειγμα, έπαιρνα συνέντευξη από κάποιο μέλος μερικής απασχόλησης από τις Ερυθρές Ταξιαρχίες.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Веднъж, например, интервюирах нещатен член на Червените бригади.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Однажды, к примеру, я интервьюировала одного наемника из Красных Бригад.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Одного разу, наприклад, я інтерв"ювала одного найманця із Червоних Бригад.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.פעם אחת, למשל, ראיינתי חבר בריגדות במשרה חלקית.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.كمثال لذلك , كنت مرة في مقابلة عضو في جماعة الألوية الحمراء لبعض الوقت
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.アルバイトする人のインタビューしました 彼は精神科医で 航海が大好きでした
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varÀ droite, il y a des remorqueurs d'une compagnie appelée Aethon, à Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varA la derecha tienen algunos "TUGs" de la compañía Aethon, de Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varA másik oldalon ott vannak a TUG-ok az Aethon nevü cégtöl Pittsburgh-ből.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varBên phải là một số TUGs từ một công ty tên là Aethon ở Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varDi sebelah kanan adalah beberapa robot TUG dari sebuah perusahaan bernama Aethon di Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varNapravo jsou TUG od společnosti Aethon z Pittsburghu.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varPo prawej są roboty TUG firmy Aethon z Pittsburgha.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varRechts sind einige TUGs einer Firma namens Aethon in Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varRechts zijn een paar TUG's van een bedrijf Aethon in Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varSulla destra ci sono dei TUG di un'azienda chiamata Aethon a Pittsburgh.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varΣτο δεξί μέρος υπάρχουν μερικά ρομπότ TUG της εταιρείας Aethon στο Πίτσμπεργκ.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varА справа — TUG, их производит компания Aethon из Питтсбурга.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varВдясно са няколко TUG-а на компанията Aethon в Питсбърг.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varПраворуч - кілька Таґів від компанії з Пітсбурга.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varמצד הימין נמצאים כמה גוררים מחברה בשם אאטון בפיטסבורג.
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varو على اليمين بعضاً من التاقز من شركة تدعى إيثن في مدينة بيتسبرغ
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar varタグは アメリカ中の 何百もの病院に導入され
Sağ tarafta ise Pittsburgh'ta yapılanmış Aethon adlı bir şirketten gelen TUG'lar var오른쪽에는 피츠버그에 있는 에톤사(社)의 터그(TUG)가 몇 대 있습니다.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Jeśli człowiek chce coś zrobić i nie może, oznacza to, że coś w jego życiu jest niemożliwe.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Se una persona vuole fare qualcosa e non può, vuol dire che qualcosa nella sua vita è impossibile.
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.Si una persona quiere hacer algo y no puede, significa que algo en tu vida es imposible
Sanki etrafına tuğladan duvar örmüşler gibi.人生に不可能があるということ 壁で囲まれてるみたいに
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.A ty, synu človeka, vezmi si tehlu a polož ju pred seba a vyryješ na ňu mesto, Jeruzalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.A ty, synu człowieczy! weźmij sobie cegłę, a położywszy ją przed sobą, wyryj na niej miasto Jeruzalem;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Du Mennneskesøn tag dig en teglsten, læg den for dig og indrids i den et Billede af en By, Jerusalem;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.És te, embernek fia, végy magadnak egy téglát, tedd azt elõdbe, és véss reá egy várost, Jeruzsálemet,
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Et toi, fils de l`homme, prends une brique, place-la devant toi, et tu y traceras une ville, Jérusalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Hỡi con người, hãy lấy một tấm ngói, đặt nó trước mặt ngươi, và vẽ thành Giê-ru-sa-lem ở trên.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Hỡi con_người , hãy lấy một tấm ngói , đặt nó trước mặt ngươi , và vẽ thành Giê-ru-sa-lem ở trên .
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz."Ja sinä, ihmislapsi, ota itsellesi tiilikivi ja aseta se eteesi ja piirrä siihen kaupunki, Jerusalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.너 인자야 박석을 가져다가 네 앞에 놓고 한 성읍 곧 예루살렘을 그 위에 그리고
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Og du menneskesønn, ta dig en mursten og legg den foran dig og riss på den en by, Jerusalem,
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.,,Şi tu, fiul omului, ia o cărămidă, pune -o înaintea ta, şi sapă pe ea cetatea Ierusalimului.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Ti pa, sin človečji, si vzemi opeko, jo položi predse in zariši na njej mesto, Jeruzalem.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Ty pak synu člověčí, vezmi sobě cihlu, a polože ji před sebe, vyrej na ní město Jeruzalém.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.Und du, Menschenkind, nimm einen Ziegel; den lege vor dich und entwirf darauf die Stadt Jerusalem
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.И ти, сине, човешки, вземи си тухла, тури я пред себе си, и начертай на нея града Ерусалим.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.И ты, сын человеческий, возьми себе кирпич и положи его перед собою,и начертай на нем город Иерусалим;
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.ואתה בן אדם קח לך לבנה ונתתה אותה לפניך וחקות עליה עיר את ירושלם׃
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.وانت يا ابن آدم فخذ لنفسك لبنة وضعها امامك وارسم عليها مدينة اورشليم.
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.人 子 阿 、 你 要 拿 一 塊 磚 、 擺 在 你 面 前 、 將 一 座 耶 路 撒 冷 城 、 畫 在 其 上
‹‹Sen, ey insanoğlu, bir tuğla al, önüne koy, üzerine Yeruşalim Kentini çiz.人子 阿 、 你 要 拿 一 塊磚 、 擺在 你 面前 、 將 一 座 耶路撒冷城 、 畫 在 其上
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.A Rügyek bár aprónak tűnnek, a napfény után kúszva falakat is áttörhetnek.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.I germogli sembrano minuscoli, ma per raggiungere il sole possono sfondare muri di mattone.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.새싹은 약해 보이긴 하지만 태양에 닫기 위해 단단한 장벽을 뚫을 수 있습니다.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Lăstarele par firave, dar ca să ajungă la soare pot trece prin ziduri de cărămidă.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Les pousses semblent minuscules mais pour avoir de la lumière, elles peuvent détruire des murs de briques.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Młode pędy wydają się wątłe, ale by dosięgnąć słońca, potrafią przebić mur.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Os rebentos parecem pequeninos mas, para alcançar o sol, conseguem abrir caminho por paredes de tijolo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots [los Brotes] se ven pequeños, pero para alcanzar el sol pueden romper paredes de ladrillo.
Shoots (filizler) küçük görünür, ama güneşe ulaşmak için tuğladan duvarları yıkabilirler.Shoots (scheuten) lijken klein, maar om de zon te bereiken kunnen ze door stenen muren heen gaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod