LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.これまでに製造されたレゴブロックの数は推計4千億個と言われ
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Co przykre, Ole nigdy nie doczekał sukcesu małych cegiełek.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Jammer genoeg heeft Ole nooit zelf kunnen zien hoe succesvol de kleine steentjes uiteindelijk werden.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Sayangnya, Ole tidak pernah dapat untuk melihat seberapa sukses batu bata kecil tersebut.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.Δυστυχώς ο Ole δεν έζησε για να δει πόσο πραγματικά επιτυχημένα έγιναν τα μικρά τουβλάκια.
Maalesef,Ole bu kücük tuglaların aslında ne kadar büyük bir basarı getirdigini asla göremedi.لسوء ألحظ، فإن الفرصة لم تتح لأولي كي يرى مدى نجاح تلك القطع الصغيرة.
Mesafe skaler bir niceliktir. Tuğlayı hangi yönde hareket ettirdiğimizi söylemedim.Afstand er en skalar størrelse, da jeg ikke fortalte hvilken retning jegflyttede den
Mesafe skaler bir niceliktir. Tuğlayı hangi yönde hareket ettirdiğimizi söylemedim.Distanz ist eine skalare Größe, da ich dir nicht gesagt habe in welche Richtung er bewegt wurde.
Mobil TuğlalarBewegende stenen
Mobil TuğlalarBewegliche Ziegel
Mobil TuğlalarBriques mobiles
Mobil TuğlalarCărămizi mobile
Mobil TuğlalarFlyttbara tegelstenar
Mobil TuğlalarLadrillos móviles
Mobil TuğlalarLiikkuvat palikat
Mobil TuğlalarMattoni mobili
Mobil TuğlalarMobile mursten
Mobil TuğlalarMobilne opeke
Mobil TuğlalarPohyblivé tehly
Mobil TuğlalarRuchome cegły
Mobil TuğlalarTéglábolás
Mobil TuğlalarTijolos Móveis
Mobil TuğlalarΚινητά τούβλα
Mobil TuğlalarПодвижни тухли
Mobil TuğlalarПодвижные кирпичи
Mobil TuğlalarРухлива цегла
Mobil Tuğlalarمحمول طوب
Mobil Tuğlalar動かせるレンガ
Moğolistan TugrikiMongolian tugrik
Moğolistan TugrikiMongolie, Tugrik
Moğolistan TugrikiMongolie - Tugrik
Moğolistan TugrikiMongolischer Tugrik
Moğolistan Tugrikimongoliska tugrik
Moğolistan TugrikiMongolský tugrik
Moğolistan TugrikiTogrog mongol (MNT)
Moğolistan TugrikiTugrik mongolo
Moğolistan TugrikiTugrik Mongol
Moğolistan TugrikiTugrik Mongol
Moğolistan TugrikiTugrik mongolski
Moğolistan TugrikiМонгольский тугрик
Moğolistan TugrikiМонгольський тугрик
Ne kadar çalı,skansın. Buraya bir daha geli,sinde tuggeneral olarak gel, albay.Δουλεύεις σκληρά; Την επόμενη φορά που θα έρθεις, να έχεις γίνει ταξίαρχος, Συνταγματάρχα.
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafora objek menggambarkan pergerakan harga sebagai benda mati, contohnya, "Dow jatuh seperti batu bata."
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Metafory przedmiotowe opisują zmiany cen jako rzeczy, np. "Indeks Dow spadł jak kamień"
Nesne metaforları fiyat hareketlerini cansız şeylermiş gibi tanımlar. "Dow tuğla gibi düştü" gibi.Обектните метафори описват движенията на цените като неживи неща, като "Дау падна като тухла".
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Eu estava preocupado, então eu fui até ele, e viu mancando ao carregar tijolos.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Tôi đã lo lắng vì vậy tôi đã đi với anh ta, và nhìn thấy anh ấy khập khiễng trong khi mang gạch.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.Yo estaba preocupado por lo que se acercó a él, y le vio cojeando en el ejercicio ladrillos.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.הייתי מודאג אז הלכתי אליו, וראה אותו צולע בעת שנשא לבנים.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.كنت قلقا فذهبت إليه، ورأيته يعرج أثناء قيامهم الطوب.
Ona gittim ben endişeli, ve tuğla taşırken onu aksama gördüm.とレンガを運んでいる間、彼は があぶない見た。 私は_、そこから彼を撮りたかったが、私はできませんでした。
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Een keer interviewde ik bijvoorbeeld een part-timer van de Rode Brigades. Hij was een psychiater.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Einmal führte ich zum Beispiel ein Interview mit diesem Teilzeitbeschäftigten der Roten Brigaden.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.For eksempel, engang jeg interviewede en deltidsarbejder i "Den Røde Brigade."
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Jednou jsem například dělala rozhovor s pomocníkem Rudých Brigád na částečný úvazek.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.예를 들면, 한 번은 제가 붉은 여단의 비정규 요원을 인터뷰한 적이 있습니다.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Na przykład raz prowadziłam wywiad z dorywczym współpracownikiem Czerwonych Brygad.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Odată, de exemplu, intervievam pe cineva cu jumătate de normă la Brigăzile Roșii.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Por ejemplo, en una ocasión entrevisté a un miembro a tiempo parcial de las Brigadas Rojas.
Örnek olarak, bir keresinde yarı zamanlı bir Kızıl Tugay'la konuşuyordum.Raz som napríklad vypočúvala jedného červenobrigádnika na čiastočný úväzok.