Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.פוליטיקת הזהויות עשויה מלבנים מוצקות.
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.سياسة الهوية مصنوعة من طوب صلب,
Kimlik politikaları katı tuğlalardan örülüyor.オスマン帝国時代 メッダフという語り手がいました
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadar1960年代から1980年半ばまで
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadar붉은 여단은 테러조직으로서,
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadarהבריגדות האדומות היו ארגון טרור מרקסיסטי
Kızıl Tugaylar, 1960'lardan, 80'lerin ortasına kadarجماعة الألوية الحمراء كانت إرهابية , منظمة ماركسية
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Ea intrase în Brigăzile Roşii şi devenise un lider al organizaţiei.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Ella se había unido a las Brigada Rojas y llegó a ser líder de la organización.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Elle avait rejoint les Brigades Rouges et était devenue une dirigeante de l'organisation.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Hun havde tilsluttet sig "Den Røde Brigade" og blevet en leder i organisationen.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.그녀는 붉은 여단에 가입했고 그 조직의 지도자가 되었습니다.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Přidala se k rudým Brigádám a stala se jedním z vůdců organizace.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Si era unita alle Brigate Rosse ed era diventata una leader dell'organizzazione.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Sie war den Roten Brigaden beigetreten und eine führende Persönlichkeit innerhalb der Organisation geworden.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Vstúpila do Červených brigád a stala sa šéfkou organizácie.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Wstąpiła do Czerwonych Brygad i została liderką ugrupowania.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Είχε γίνει μέλος των Ερυθρών Ταξιαρχιών και εξελίχθηκε σε ηγετικό στέλεχος της οργάνωσης.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Вона приєдналася до Червоних бригад і стала лідером організації.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Она вступила в Красные бригады и стала лидером этой организации.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.Тя беше член на Червените бригади и беше станала лидер на организацията.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.היא הצטרפה לבריגדות והפכה למנהיגה בארגון.
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.وقد إنضمت إلي جماعة الألوية الحمراء وأصبحت قائدة في المجموعة .
Kızıl Tugaylar'a katılıp organizasyon içinde liderliğe yükselmişti.組織のリーダーになったのです 当然ながら 私はそのことを
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.그가 붉은 여단의 요원으로서
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.היתה כאשר היה חבר בבריגדות האדומות
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.كانت عندما كان عضو مع جماعة الألوية الحمراء
Kızıl Tugaylar'a üyeyken geçtiğini anlattı.毎年 夏にはレバノンから船で
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Brigăzile Roşii nu vorbeau cu nimeni, nici măcar cu avocaţii lor.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.붉은 여단은 그 누구와도 이야기하지 않았습니다. 심지어 변호사들도 마찬가지였죠.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.le Brigate Rosse non parlavano mai con nessuno, nemmeno con i loro avvocati.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.les Brigades Rouges ne parlaient jamais à personne, pas même à leurs avocats.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Красные бригады никогда ни с кем не заговаривали, даже со своими адвокатами.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Червените бригади никога не говореха с никого, дори с техните адвокати.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.Червоні бригади ніколи ні з ким не розмовляли, навіть із своїми адвокатами.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.הבריגדות האדומות לעולם לא דיברו עם איש, אפילו לא עם עורכי דינם.
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.جماعة الألوية الحمراء لم تتحدث مع أي شخص , ولا حتي مع محاموهم .
Kızıl Tugaylar, avukatları dahil kimseyle konuşmadılar.彼らは公判中黙って座り
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.조직의 운영 자금으로 유입된 것입니다.
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.שהופנה למימון הארגון שלהם.
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.الذي بدوره يذهب لتمويل منظمتهم .
Kızıl Tugaylar, kendi organizasyonlarında kullanıyordu.私は訓練された経済学者なので
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Attingi acqua per l'assedio, rinforza le tue difese, pesta l'argilla, impasta mattoni, prendi la forma
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.너는 물을 길어 에워싸일 것을 예비하며 너의 산성들을 견고케 하며 진흙에 들어가서 흙을 밟아 벽돌 가마를 수리하라
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Naber si vody obľahnutia, upevni svoje hradby, vojdi do blata a šliap po hline, oprav tehelňu.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Navaž sobě vody k obležení, upevni ohrady své, vejdi do bláta a šlapej hlinu, oprav cihelnu.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Øs Vand til Brug, når du omringes, styrk dine Fæstninger, træd Dynd, stamp Ler, tag fat på Teglstensformen.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Zajmi si vode za čas oblege; popravi utrdbe svoje! Dróbi glino, tlači ilovico, utrdi opekarnico!
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.Извади си вода за обсадата, Уякчи крепостите си, Влез в калта и стъпчи глината, Поправи тухлената пещ.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.מי מצור שאבי לך חזקי מבצריך באי בטיט ורמסי בחמר החזיקי מלבן׃
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.استقي لنفسك ماء للحصار. اصلحي قلاعك ادخلي في الطين ودوسي في الملاط. اصلحي الملبن.
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.你 要 打 水 豫 備 受 困 . 要 堅 固 你 的 保 障 . 踹 土 和 泥 、 修 補 磚 狺
Kuşatma vakti için su biriktir kendine, Savunmanı güçlendir. Tuğla yapmak için kili çiğne, Kalıpları hazırla.你 要 打水 豫 備 受困 . 要 堅固 你 的 保障 . 踹土 和泥 、 修補 磚狺
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.모든 가정으로 퍼져나갔고 지금까지
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.LEGO trafiło do każdego domu.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.les briques LEGO sont entrées dans toutes les familles.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.los ladrillos de LEGO llegaron a todos los hogares.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.ЛЕГО тухлите присъстваха във всяко домакинство.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.לבני לגו היו בכל בית.
LEGO tuğlaları her evde kendine yer buldu.تواجد طوب ليغو في كل منزل.