tren ile cümle
tren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Yeniden eve gidileceği zaman Kondüktör herkesi Dinozor Trenine çağırır.الأكثر شعبية من جميع الرحلات الوقت سوف يكون السفر إلى الوراء إلى زمن الديناصورات.
Film bir tren istasyonunda geçmektedir.تدور أحداث القصة في مقصورة قطار.
Tren hizmetleri, çarpışmanın olduğu hat boyunca durduruldu.ولكن تم الاعتداء على القطارات التي تقلّهم بعد إيقافها.
Yerel otobüs, tren hizmetleri kısa mesafeler için kullanılmalıdır.تستخدم حركة الحافلات لنقل الركاب بين المدن للمسافات المتوسطة والطويلة.
Kent, bunun üzerine hemen Saint Charles tren istasyonuna gitti.يدخل جيم بعد أن أحضر جورج من محطة القطار.
Kudüs Malha Tren İstasyonu, İsrail Demiryolları'nın Kudüs'teki ana demiryolu istasyonudur.يخدم شارع يافا حاليا السكك الحديدية الخفيفة القدس.
Haydarpaşa Garı'ndan, Ankara yönüne giden tüm trenler Eskişehir'den geçer.ويمر بإسكي شهر جميع القطارات المتجه من محطة حيدر باشا إلى أنقرة.
Trenitalia SpA, İtalya merkezli bir tren işletmecisidir.حافلة قطار تويوتا It's a Bus.
Tren hattı Adana-Konya istikameti üzerindedir.يصل خط السكة الحديد إلي أمباتو.
Mart 2009 tarihinde başlatılan Sapsan hızlı tren hizmeti 250 km/h hıza ulaşabilmektedir.وصلت سرعة القطار خلال التجارب غير التجارية إلى سرعة 501 كم/ساعة في 12 نوفمبر 2003.
Daha sonra yeni Mavi Tren hatları eklenmiştir.ويمر بها باص اتوستراد الزرقاء.
Parasızlık nedeniyle sık sık tren altında seyahat etti ve uyudu.وعلى علم واسع بها تركب في الخلف من العربة وغالباً ما تكون نائمة فيها.
Tren seferleri durduruldu.توقف حركة القطارات في البلاد.
İstasyon ayrıca, İstanbul'dan doğuya giden tüm şehirlerarası trenlerin duraklarından biri oldu.كما تعد محطة لمدينة دورنبيرن موقف مهم لكل القطارات القادمة من غرب إلى شرق النمسا.
Châtenay-Malabry'de, tren istasyonu ve metro; Châtenay-Malabry'den Sceaux şehrine ulaşım sağlamaktadır.من مطار MALPENSA: استخدم قطار Malpensa السريع حتى محطة Cadorna FN.
Trene yetişemedim.لم أستطع اللحاق بالقطار.
Bana öyle geliyor ki tren geç kaldı.يبدو لي أن القطار تأخر.
Trene yetişemeyeceksiniz.لن تستطيع اللحاق بالقطار.
O, trende.هو في القطار.
Trendeki kim?من الذي في القطار؟
Trenle gidebilirim.أستطيع الذهاب بالقطار.
Treni durdurun.أوقِفُوا القطار!
Yanlış trendesin.أنت في القطار الخطأ.
Yanlış trendesiniz.أنتم في القطار الخطأ.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.A ponte reparada possibilitou o avanço das forças japonesas e seus trens blindados.
Başka bir kaynağa göre de Stalin soygun sırasında meydanda değil, tren istasyonundaydı.Outra fonte afirma que ele estava na estação ferroviária durante o assalto e não na praça.
Digital Trends (İngilizce).Digital Trends (em inglês).
Karl trenden ayrılır, ama diğerleri rejenerasyon sonrası hafıza kaybı yaşayan Doktor ile kalır.Karl sai, mas os outros seguem a Doutora, que sofre de amnésia pós-regenerativa.
Stilleri öğrenciler arasında moda trendi olmuş ve medya bunu "SHINee Trend'i" olarak adlandırmıştır.Seu estilo criou uma tendência na moda entre os estudantes que a mídia apelidou de "SHINee Trend".
Newell ayrıca Xbox Live servisini "bir tren enkazı" diyerek eleştirdi .Newell também criticou o serviço da Xbox Live, referindo-se a ele como "um desastre".
Her tren iki vagondan oluşmaktadır.Os trens são compostas por dois vagões.
Türk Devlet Demiryolları 2003 yılında yüksek hızlı tren hatları inşa etmeye başladı.A Turquia começou a construir linhas de alta-velocidade em 2003.
1879 yılında yeni bir çete kurdu ve Missouri’de 8 Ekim 1879 tarihinde bir tren soygunu gerçekleştirdi.Em 1879 foi recrutada uma nova gangue, que atacou um trem em Glendale, Missouri, em 8 de outubro de 1879.
O gün öğleden sonra Lizzie tren raylarına doğru kaçar ve Mika onun peşinden koşmaktadır.Naquela tarde, Lizzie vaga para os trilhos do trem com Mika dando a perseguição.
Trento Konsili'ni 1545 yılında toplamıştır.Convocou o Concílio de Trento em 1545.
1913 - Grand Central Terminal, New York'ta açıldı: Dünyanın en büyük tren istasyonu.1913 — Inaugurada em Nova Iorque a Estação Grand Central.
Rostock Tren İstasyonu'ndan havalimanına her gün üç otobüs vardır.Três vezes por semana chega o helicóptero da Atlantic Airways.
Meiji Hükümeti 1872'de Shinbashi'den Yokohama'ya Japonya'nın ilk tren yolunu yapmıştır.O governo Meiji desenvolveu a primeira rodovia do país, de Shinbashi (Tóquio) a Yokohama, em 1872.
Inxeba, John Trengove tarafından yönetilen ve yazılan 2017 çıkışlı Güney Afrika yapımı drama filmidir.Inxeba é um filme de drama sul-africano de 2017 dirigido e escrito por John Trengove.
"Telemóveis", Youtube ve Spotify'da yayınlandıktan sonra Portekiz'de trend olmuştur.Atingiu também as tendências de YouTube e Spotify em Portugal.
Rusya Merkez Bankası atılgan bir şekilde döviz kaynağı biriktirme yoluyla bu trendle mücadeleye çalışmıştır.O Banco da Rússia tentou combater essa tendência acumulando reservas em moeda estrangeira.
Tüm şarkılar, Trent Reznor tarafından yazılmıştır.Todas as músicas feitas por Trent Reznor.
Maşenka'yla buluşmak yerine Ganin, Fransa'ya giden bir trene binip hayatına devam etmeye karar verir.Em vez de reunir com Machenka, Ganin decide para embarcar em um trem para França e "seguir em frente".
25 Mart 1931 günü de Tenessee'deki Chattanooga'dan Memphis'e doğru yola çıkan tren çoğunlukla işçi taşıyordu.Em 25 de março de 1931, várias pessoas viajavam em um trem de carga entre Chattanooga e Memphis, Tennessee.
Peace Train (Barış Treni), Cat Stevens'ın Teaser and the Firecat albümünden, 1971'in sevilen bir şarkısı."Peace Train" é uma música de 1971, composta por Cat Stevens, lançado no álbum Teaser and the Firecat.
Erişim tarihi: 30 Ağustos 2017. ^ "Trent Alexander-Arnold".Consultado em 26 de dezembro de 2017 «Trent Alexander-Arnold».
(Muazzam, yalnız burası tren istasyonu değil mi?) diye haykırmıştır.("Onde está a próxima estação de trem?").
Pukerua Bay, iki tren istasyonuna sahiptir.O trem de pouso possuía duas rodas.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.Ela tende a acreditar tudo que vê no noticiário.
Almanya, yüksek hızlı trenler için çok merkezli bir ağ kurmuştur.A Alemanha criou uma rede policêntrica de trens de alta velocidade.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Fátima não é servida por nenhuma estação de comboios.
Pendik Tren İstasyonu, iki adet ada platformu ile bir yan platforma sahiptir.A estação tem dois trilhos laterais com uma plataforma central.
Hayatta kalanlar, çoğunlukla parti seçkinleri ve yakınları, trenin ön tarafındaki daha güvenli vagondaydılar.Os guardas dessa composição, por alguma razão, estavam todos no último vagão.
Erişim tarihi: 21 Eylül 2015. ^ Dillon-Trenchard, Pete (19 Eylül 2015).Consultado em 21 de setembro de 2015 Dillon-Trenchard, Pete (19 de setembro de 2015).
Zırhlı tren, zırh ile korunmuş trendir.Um Comboio (Trem) blindado é um comboio protegido com uma blindagem.
Geçitlerden eski çağlardan beri yollar geçmiş, son zamanlarda da tren yolları tarafından kullanılmışlardır.Aqui estão os que vêm de longas caminhadas pelos roteiros do passado.
Oslo Merkez İstasyonu (Norveççe: Oslo sentralstasjon), Norveç'in başkenti Oslo'nun ana tren istasyonudur.A Estação Central de Oslo é um estação de comboios no centro da cidade de Oslo, na Noruega.
Kız tren ile yolculuk yaparken bir erkekle tanışır ve genç adama aşık olur.Uma menina viajando de trem para encontrar o namorado, encontra um outro rapaz e se apaixona por ele.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Ninguém ficou gravemente ferido, mas o ônibus de turnê da banda foi seriamente danificado.
1975 baharında Chris von Rohr tren yolculuğunda çiçekleri incelerken grubun ismi bulunuyor.Em meados de 1975 o fundador da banda, Chris von Rohr, observou essas flores numa viagem de trem.