tren ile cümle

tren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Şehirde bir tren istasyonu bulunur.Nel comune è presente una stazione ferroviaria.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.L'altro uomo (Strangers on a Train) è un film del 1951 diretto da Alfred Hitchcock.
Trenler bir ustan öteki uca gider ve gelir.Intanto i treni vanno e vengono.
Yolcu trenlerinin kisaca durduğu, expres trenlerin hic durmadığı duraklardır.A fianco dei binari per i treni locali passano quelli per i treni espressi che qui non fermano.
İkinci bir tren ancak ertesi gün geçecektir.Verrà domato solo il giorno dopo.
937'de Manchester ile Altrincham arasında günlük 139 tren seferi yapılmakta idi.Nel 1937 i treni che collegavano Manchester e Altrincham erano 130.
Ulaşta demiryolu hattı ve tren istasyonu bulunmaktadır.Vi si trovano il porto e la stazione ferroviaria.
Tren seferleri durduruldu.Gli orari dei treni sono cadenzati.
Hiçbir uyarıya yanıt vermedim ve tren de hareket etmeye başladı."Io non ho eseguito (la manovra d'attacco) e l'attacco non si è mosso."
Trenler, her gün 06.15 ile 23.00 arasında çalışmaktadır.La metropolitana è in servizio tutti i giorni dalle ore 6.15 alle 23.00.
"Atlanta istasyonunda tren beklerken sıkılmadık.Nella stazione fermavano alcuni treni per Napoli.
Trenton semtinde kendisine ait olan garajda oto tamircilik yapar.Colleen riesce a penetrare nel garage dove si sta svolgendo l'asta.
Ladince, Trentino-Alto Adige ve Güney Tirol'ün kimi yerlerinde resmî dildir.Gioventù e Competenza Interculturale in Alto Adige/Südtirol.
İlk turda Trend Acid'i geçmesini bildi fakat çeyrek finalde Nigel McGuinness'a kaybederek elendi.Sconfigge l'americano Trent Acid al primo round, prima di perdere contro Nigel McGuinness ai quarti di finale.
Pikapın arkası dolunca CJ, trenden atladı ve pikapa bindi.Alla stazione dopo, Elizabeth salta giù dal treno.
Tren hareketleri, devamlı olarak bu hat kökenli bilgileri kullanarak radyo bloğu merkezi tarafından izlenir.Il movimento dei treni è così monitorato in continuità per mezzo dei radio block centre.
Menenzes’in kesinlikle trene binmesinin engellenmesini ister.Di Venanzio decide di continuare il viaggio in treno.
Tüm şarkılar, Trent Reznor tarafından yazılmıştır.Tutte le canzoni sono prodotte da Dr. Dre.
Agit trenleri 16-18 araba uzunluğundaydı.La composizione dei treni venne poi aumentata, passando da 12 a 18 carrozze.
Ancak ne kötüdür ki tren istasyonunda dördünün yolları kesişir.Molto interessanti sono, ad esempio, le scale che si trovano nelle 4 torri.
Eski Kemer Tren İstasyonu binası artık kullanılmamaktadır.La biglietteria della stazione non è più in funzione.
Bir grup gezginci oyuncu Yunanistan'ın kırsalındaki ücra bir köyün tenha tren istasyonunda trenden inerler.Un uomo si risveglia in un bagno pubblico di una stazione ferroviaria a Washington.
1858 - Ana tren istasyonunun açılışı.Nel 1858 viene inaugurata la stazione ferroviaria.
Hızlı tren ray ağı uzunluğunun 2020 yılına kadar yaklaşık 16.000 km'ye ulaşması beklenmektedir.Si prevede che la rete ad alta velocità possa raggiungere i 16.000 km complessivi entro il 2020.
Ege Ekspresi, İzmir-Eskişehir arasında çalışan günlük dört trenden biriydi.Il primo orario era strutturato su quattro coppie di treni misti giornalieri.
1924’te Krupp firması Deutsche Reichsbahn için buhar türbinli tren üretmiştir.La crisi economica del 1929 portò all'acquisto di una quota societaria da parte della Deutsche Reichsbahn.
Cesedi tren yolunda bulunur."La ricordo in treno.
Yokohama İstasyonu (Japonca: 横浜駅 Yokohama-eki), Japonya'nın Yokohama kentinde bulunan bir tren istasyonudur.La stazione di Yokohama (横浜駅 Yokohama-eki?) è una stazione ferroviaria di Yokohama.
Araç 1990 yılında Motor Trends dergisi tarafından "Yılın İthal Otomobili" olarak ödüllendirildi.Nel 1990 la Town Car fu insignita del premio di auto dell'anno dalla rivista Motor Trend.
Trieste'den Venedik' e giden rahat yolcu treni hizmetleri vardır.Viaggio in istrada ferrata da Venezia a Trieste.
Sadece trenin kondüktörü, hiç yolcu taşımıyordu, bir parça yaralandı.I treni sono operati dal solo macchinista, senza capotreno.
Kral 24 Eylül günü yeniden Trent'e döner.Il re è tornato in Arabia Saudita il 24 settembre.
Çünkü bindikleri tren onlara eğlence yerine ölüm saçacaktır.Il cuon emette fischi striduli invece di ululare.
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.“Trends”: dove si possono scoprire le ultime tendenze in giro per il mondo.
Bunu tren yetkililerine anlatmak ister ama ne kanıt ne de görgü tanığı vardır.Jim riferisce tutto ciò alla polizia, che tuttavia ha bisogno di prove, non di accuse.
Her tren iki vagondan oluşmaktadır.Il piazzale è formato da due binari.
Londra Victoria-Eastbourne tren seferi için seyahat 1 saat 36 dakika çekmektedir.Treni per London Victoria ogni 15 minuti.
Frank ailesi ve diğer aile trenle Polonya'daki Auschwitz toplama kampına gönderilir.Di lì gli ebrei saranno caricati su un convoglio per il campo di concentramento di Auschwitz in Polonia.
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)«Sono le quattro di mattina... sai dov'è la tua auto?»; «Meet Otto.
Babam treni beklememiz konusunda ısrar etti.Мой отец настоял на том, чтобы мы подождали поезда.
Köprünün üstünde giden trene bak.Посмотри на поезд, едущий через мост.
Tren ayrıldı bile.Поезд уже уехал.
Tren gitti bile.Поезд уже уехал.
İlk trene yetişecek kadar erken kalkarım.Я проснулся достаточно рано, чтобы успеть на первый поезд.
O, otobüsle mi yoksa trenle mi geldi?Он приехал автобусом или поездом?
Treniniz platform 10'dan kalkar.Ваш поезд уходит с десятой платформы.
George trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Джордж почувствовал, что поезд тронулся.
İstasyona varmadan önce tren hareket etti.Поезд тронулся до того, как мы добрались до вокзала.
Washington'un ordusu Trenton'u ele geçirdi.Армия Вашингтона захватила Трентон.
Tom okula trenle gidip geliyor.Фома ездит в школу на поезде.
Tren uçuruma yuvarlandı.Поезд скатился в пропасть.
Trene güçlükle yetişebildim.Я едва успел на поезд.
Tren burada.А вот и поезд.
Trenimizi kaçırdık.Мы опоздали на наш поезд.
Ben son trene tam zamanında yetiştim.Я как раз успевал на последний поезд.
Bu tren Wimbledon'a kadar olan tüm istasyonlara uğrar.Этот поезд, идущий до Уимблдона, будет заезжать на все станции .
O trene atladı.Он вскочил в поезд.
Şemsiyemi hep trende bırakıyorum.Я всегда оставляю свой зонт в поезде.
Tren gider, ray kalır.Поезд едет, рельсы остаются.
Anna Karenina neden kendini bir trenin önüne attı?Почему Анна Каренина бросилась под поезд?

İlgili Sayfalar