tren ile cümle

tren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Tren gelir ve Raj ve babası trene binerler.Raj aborda el tren que sale con su padre.
Şans eseri trenin hızı sadece saatte 15 ve 20 km idi.La velocidad a campo través era de apenas 15 km/hora.
NATO pilotları Grdelica'da bir köprüyü geçmekte olan trene iki füze attı.Estas fuerzas volaron dos puentes en la ruta hacia Brandsen.
Trenin varlığının tek kanıdı beyaz buhar bulutlarıdır.Al ver el testamento encuentra solamente hojas blancas.
Bağdat Merkez İstasyonu (Arapça: محطة بغداد المركزية), Irak'ın başkenti Bağdat'ın ana tren istasyonudur.La Estación Central de Bagdad es la principal estación de trenes ubicada en Bagdad, capital de Irak.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Fátima no es servido por cualquier estación de tren.
Karacailyas Tren İstasyonu, Mersin'in Akdeniz ilçesinde bulunan bir tren istasyonudur.Queensway Plaza es un centro comercial situado por encima de la Estación de Admiralty.
Önce Londra, ardından ise trenle Liverpool'a uğradı.De Liverpool a Londres en tren.
Trenlerin en yüksek hızı 121 km/s iken durakları da katınca ortalama hızları 53 km/s olmaktadır.La velocidad máxima del tren es de 65 km/h, pero su velocidad media incluyendo paradas es de 28 km/h.
Maysville Pollocksville Trenton (ilçe merkezi) Comfort ^ "State & County QuickFacts".Maysville Pollocksville Trenton «American FactFinder» (en inglés).
Siemens Velaro, Siemens tarafından geliştirilen bir yüksek hızlı EMU tren ailesidir.El Siemens Velaro es una familia de trenes de alta velocidad con potencia distribuida, de gran rendimiento.
Bu görevde iken 1562'de Trento Konsili'ne üye olarak iştirak etti.Participó en 1562 en el Concilio de Trento.
1 Ekim 1964 tarihinde açılmış olup dünyanın ilk hızlı tren hattıdır.Abril de 1964, creación de la primera señal de tráfico automatizada del mundo.
İspanya'daki tren hatlarından farklı olarak gidişler sol tren şeridindendir.¿Por qué las vías de tren en España son más anchas?.
Ayrıca yolcular günün her saatinde bisikletleri ile trenlere binebilmektedir.Suele ir todos los días a la escuela en su bicicleta.
Günümüzde de aynı hatta tren seferleri yapılmaya devam etmektedir.Hoy siguen pasando los trenes de pasajeros por ella.
Tren, dünyada ilk kez 1800'lü yılların başında, İngiltere'de kullanılmaya başlanmıştır.Su uso se registra por primera vez en Inglaterra en el siglo XVII.
Bu trenler Almanya'da büyük şehirler arasında ya da ülkeler arasında seferler düzenlemektedir.Estos trenes se ocupan de las distancias cortas dentro de Alemania o de la movilidade en las ciudades.
Westpoint kulesi: Tilburg Central Tren Garı yakınlarında bulunan 2004'te tamamlanmış bir yüksek bina.La torre Westpoint se alza como un coloso cerca de la estación central de Tilburg.
Eski Kemer Tren İstasyonu binası artık kullanılmamaktadır.El edificio de la antigua estación no tiene ningún uso.
Príncipe Pío, aynı zamanda banliyö tren istasyonudur.Ramal en la estación Príncipe Pío.
Annesi bir tren kazasında öldüğünde daha sekiz yaşındaydı.Su hijo murió a los ocho años en accidente de moto.
Trende yemekli vagon bulunmuyordu; ancak çeşitli ikramlar ücret karşılığı sağlanabiliyordu.No había moneda estándar en el reino, pero se usaban varios sistemas de pago.
Helsinki Merkez Tren İStasyonu'na bir tünel ile bağlanmıştır.Está conectada con la Estación Central de Ferrocarril de Helsinki.
Stoke City FC, İngiltere'nin Stoke-on-Trent şehrinde kurulu bir futbol kulübüdür.El Britannia Stadium es un estadio de fútbol de Stoke-on-Trent, Inglaterra.
Tren zamanında vardı.Il treno è arrivato in tempo.
Acele et, ve treni yakalayabileceksin.Sbrigati e riuscirai a prendere il treno.
O, tren yerine arabayla geldi.Anziché in treno è venuto in auto.
Tren bugün 10 dakika geç kaldı.Oggi il treno ha 10 minuti di ritardo.
Ben trende soyuldum.Sono stato derubato sul treno.
Tren Tokyo istasyonundan saat yedide kalkar.Il treno parte dalla stazione di Tokyo alle sette.
Trenle gitmektense metroyla gitmeyi tercih ederim.Preferisco andare con la metro piuttosto che con il treno.
Tom trende yanında oturan kişiyle konuştu.Tom parlò con la persona che sedeva vicino a lui sul treno.
Tom bir sonraki trenle geliyor.Tom arriva con il prossimo treno.
Tren kalkışa hazırdı.Il treno era pronto per la partenza.
Tom işe trenle gider.Tom va al lavoro in treno.
Trende Tom'a rastladım.Mi sono imbattuta in Tom sul treno.
Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?Potresti dirmi quale autobus o treno devo prendere per raggiungere il centro città?
Tom trende okumayı sevmiyor.A Tom non piace leggere in treno.
James Bond'un problemli kaçışı Rusya'dan Sevgilerle trende yer alır.La fuga di James Bond in Dalla Russia con amore è anch'essa ambientata nel treno.
1932 yılında Novosibirsk Tren Garı'nı tasarımlamıştır.Nel 1932 progettò la stazione di Novosibirsk.
O arada tren gelmektedir.Proprio in quel momento passa il treno.
Şehrin ulaşımı Dong Hoi Tren İstasyonu, Ulusal Yol 1A ve Dong Hoi Havalimanı ile sağlanır.È raggiungibile attraverso la strada nazionale 1A e l'aeroporto di Dong Hoi.
Saatte 431 km hızına ulaşan Şanghay Maglev Treni, Dünya'nın en hızlı ticari tren servisidir.Il Transrapid di Shanghai, che raggiunge 431 km/h, è il più veloce servizio ferroviario commerciale nel mondo.
Günümüzde Hohenzollern Köprüsü günde 1200'den fazla tren geçer.La stazione di Pennsylvania è servita da più di 1 200 treni al giorno.
Astana Garı şehrin ana tren istasyonu olup her gün yaklaşık 7 bin kişiye hizmet vermektedir.La Union Station è la stazione ferroviaria principale della città e serve circa 70.000 persone ogni giorno.
Bu sebeple de istasyon şu an herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Attualmente la stazione non è servita da alcun treno.
1995 yılında tren seferleri çift yönlü olarak durduruldu.Nel 1995 un solo treno al mattino vi faceva fermata.
Almanya, yüksek hızlı trenler için çok merkezli bir ağ kurmuştur.La Germania ha istituito una rete policentrica di treni ad alta velocità.
Gerçi bu kaza sonrasında hiç kimse yaralanmadı, fakat trenin motoru şiddetli bir şekilde zarar gördü.Nessun ferito, ma la parte anteriore del treno fu gravemente danneggiata.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Fino a 190-200 treni al giorno hanno attraversato il ponte nel 2006.
Ölüm Treni (film, 1993), 1993 yapımı TV filmi.Morte sul Rio Grande (1993), film TV.
Kiev’den Almanya’ya 22 Ocak günü kalkan ilk trende boş yer yoktur.Il primo treno rimase al completo quando partì da Kiev il 22 gennaio.
1865 - ABD'deki ilk tren soygunu, Cincinnati (Ohio) yakınlarında gerçekleşti.Nel 1858 ebbe luogo la fondazione del primo convento oltre oceano, a Cincinnati (Ohio, USA).
İstasyonun, yolcu trenleri için üç peronu bulunmaktadır.La stazione dispone di tre binari adibiti al trasporto viaggiatori.
Bu arada Andrei'in treni istasyondan ayrılmıştır.Generalmente l'incrocio dei treni avveniva nella stazione di Andria.
Dünyanın en uzun tren yolu yapıldı.È rimasto per lungo tempo il traforo autostradale più lungo al mondo.
Tren yolları 05.Trasporto stradale 5.
İzettin'de herhangi bir anahat veya bölgesel tren durmamaktadır.A Mulinetti non effettua fermata alcun treno regionale e non.
Günün birinde tren durur ve bir yabancı iner.È notte e lo straniero si è messo in cammino.

İlgili Sayfalar