Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.סיבה נוספת לנקות את הבטן היא לאחר ניתוח או טראומה.
Bu en çok duygusal travmalar açısından önemlidir.זו הסיבה לכך שאנו זוכרים טוב יותר אירועים רגשיים.
Bu travma onun hastalanmasına sebep oldu.בפספוסים נראה שהדבר גרם לה לכאב.
Hatta ölümünden 2 ay önce bir beyin travması geçirmişti.שנתיים לפני מותו לקה בשבץ מוחי.
Histerik travma-sonrası (post-travmatik) amnezi bunun örneklerindendir.Истеричната пост-травматична амнезия е пример за това.
Aktris ise sık sık çocukluğunun travmalarına döner.По време на пътуването, тя често си спомня детството си.
Bu son da lejyonu için travmatik ve yıkıcıydı.Поводът и за този погром бил тревиален.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.Nedavna trauma lubanje može omogućiti bakterijama iz nosa da uđu u moždane ovojnice.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Drugi uzroci uključuju fizičke traume i operativne zahvate.
Jean üzüntüden travma geçirir.Peter bol z Jana znechutený.
Bu travma onun hastalanmasına sebep oldu.Trauma z tejto udalosti urýchlila jeho smrť.
Bazı yazarlar, doğum travmasından da söz eder.Vypracoval teóriu pôrodnej traumy.
Bu yaralanma, dirsek üzerine düşme veya dirseğe direkt travma sonucunda sıklıkla görülür.Isoleeritakse sagedamini inimese hammustuse haavast või rusikavõitluse traumade korral.
Büyük çoğunlukla sebebi travmalardır.Põhjused on enamasti inimtekkelised.
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Årsrapport 2008: Situationen på narkotikaområdet i Europa tillskrivas injektionsmissbruk låg.
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Capitolo 7: Malattie infettive e decessi correlati alla droga
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Capítulo 7: Doenças infecto-contagiosas e mortes relacionadas como consumo de droga
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Kapitel 7: Drogenbedingte Infektionskrankheiten und drogenbedingte Todesfälle
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Poglavje 7: Z drogami povezane nalezljive bolezni in smrtni primeri
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Raportulanual2008:situaţiadrogurilorînEuropa consumului de droguri (155).
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Sprawozdanieroczne2008:stanproblemunarkotykowegowEuropie
2008 yıllık raporu: Avrupa’da uyuşturucu sorununun durumu intihar ve travma.Глава 7: Инфекциозни заболявания и смъртност, свързани с употребата на наркотици
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.모든 사람들이 뇌진탕을 일으키지 않았을거고, 누구나 "살인자"가 되길 원치 않을 테니까 싶어서
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.Oczywiście, nie każdy doświadczył wstrząśnienia mózgu, i nie każdy chciał stać się "pogromcą".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.Но не всеки има мозъчно сътресение, очевидно, не всеки иска да бъде "убиецът".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.אבל לא כל אחד סבל מזעזוע מוח כמובן, לא כל אחד רצה להיות "הקוטל".
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.لكن، من الواضح أنه ليس لدى الجميع ارتجاج ليس الجميع يريد أن يكون "القاتل"
Ama tabii ki herkes kafa travması geçirmiş değil, herkes "avcı" olmak istiyor da değil.「ハンター」になりたい わけでもありません だからゲームの名前を 「スーパー・ベター」に変えました
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Amerika je v súčastnosti v nepretržitom stave traumy.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Ameryka przeżywa teraz ciężkie chwile.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.En ce moment, l'Amérique est dans un état absolu de traumatisme.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.En este momento, EE.UU. está en un estado constante de trauma.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Im Moment ist Amerika in einem Zustand des konstanten Traumas.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.În acest moment America se află într-o continuă stare de traumă.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Jelenleg, Amerika szüntelenül traumatikus állapotban van.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Just nu så är Amerika i ett outtröttligt trauma.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.지금 미국은 끊임없는 외상의 지속상태입니다.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Lige nu er Amerika i et konstant stadie af trauma.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Momenteel is Amerika zwaar getraumatiseerd.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Neste momento, os EUA estão num persistente estado de trauma.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Ngay bây giờ, nước Mỹ đang ở trong tình trạng chấn thương liên tục.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Oggi, l'America affronta un trauma incessante
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Právě nyní prochází Amerika neustálým stavem traumatu.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Saat ini, Amerika sedang dalam keadaan trauma yang belum berhenti.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz. Ve bunun da bir sebebi var.Trenutno je Amerika v neprestani travmi in za to obstaja dober razlog.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Αυτή τη στιγμή, η Αμερική είναι σε μια αδιάλλειπτη κατάσταση τραυματισμού.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.В момента, Америка е в непрестанна травма.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Зараз Америка переживає затяжний травматичний стан.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.Сейчас Америка переживает непрерывное травматическое состояние.
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.اليوم الولايات المتحدة الامريكية تصاب بمآسٍ بصورة دورية
Amerika halen aralıksız devam eden bir travmaya maruz.それには理由があります いいですか
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Aber es zeigte sich, dass es kein sexuelles Trauma gab.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ale ukázalo se, že neměl žádné sexuální trauma.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ampak izkazalo se je, da ni šlo za nikakršno seksualno travmo.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Dar s-a dovedit că nu era nicio traumă sexuală.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.그러나 결국 성적인 정신적 외상은 없다고 밝혀졌습니다.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Maar het bleek dat er geen seksueel trauma was.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Mais il s'avéra qu'il n'y avait pas de traumatisme sexuel.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Ma si scoprì che non aveva alcun trauma sessuale.
Ancak anlaşıldı ki öyle bir cinsel travma yoktu.Men det visade sig inte handla om något sexuellt trauma.