Tedavi edilmeyen zarar verici maloklüzyon, oklüzal travmaya yol açabilir.Por lo tanto, la estimulación no nociva es capaz de suprimir el dolor.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Y cuando nuestro turno finaliza no hemos ni oído ni visto nada.
Histerik travma-sonrası (post-travmatik) amnezi bunun örneklerindendir.La amnesia histérica postraumática es un ejemplo de causa funcional.
Bu en çok duygusal travmalar açısından önemlidir.Questo è molto importante in termini di trauma emotivo.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Altri fattori scatenanti includono traumi fisici e la chirurgia.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.Non con toni minacciosi o di rimprovero».
Futbolcu sahayı terk ediyor. Görünüşe göre travma ciddi.Футболист покидает поле. Видимо, травма серьёзная.
Jean üzüntüden travma geçirir.Жан полон раскаяния.
Bu, çocukluk travmasına neden olur ve büyüdükçe onları daha çok etkiler.Питается страхами детей и за счёт этого становится сильнее.
Diğer araştırmalar da travmanın ve beslenme eksikliklerinin olası etkilerini incelemiştir.بحث آخر قام بدراسة الدور المحتمل للنقص الغذائي أو الصدمات النفسية.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.وتتضمن الأسباب المحفزة الأخرى الرضوض الجسدية والخضوع للعمليات الجراحية.
Ayrıca travmalar dişin rengini pembe, sarı veya koyu gri renklerine dönüştürebilir.أيضاً، قد تؤدي الصدمات إلى تغير لون السن إلى اللون الوردي أو الأصفر أو الرمادي الغامق.
Savaş bunalımı geçiren bazı kişilerde travma haline gelmiş ve kalıcı bir psikolojik rahatsızlık oluşturmuştur.الناس المصابين بصدمات نفسية يجدون أنفسهم في نوع من مزاج الإنذار المستمر.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.تسمح أذيات الجمجمة الرضية حديثة العهد لجراثيم تجويف الأنف أن تدخل الفراغ السحائي.
Diyabetik nöropati, travmatik olmayan amputasyonların% 50-75'inde görülür.ويمثل الاعتلال العصبي السكري السبب في 50-75 ٪ من حالات البتر الغير ناتج عن إصابات.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Outras causas incluem trauma físico e cirurgia.
Elisabeth Shannon rolünde Shelly Conn , Jim ile evlenen bir travma cerrahı.Shelley Conn como Elisabeth Shannon, uma cirurgiã de renome, casada com Jim Shannon.
Yeniyetmelerin yaşadıkları "farklı-lık" travmatik olabilmektedir.No entanto, a experiência de diferença que os adolescentes vivenciam pode ser traumática.
Zimmerman gözaltına alındı, kafa travması nedeniyle tedavi edildi ve beş saat boyunca sorgulandı.Ele apresentava uma lesão na cabeça, foi tratado e, em seguida, foi questionado por cinco horas.
Çoğunlukla göze gelen künt bir travma sonucu oluşur.Neste sentido, "traumatismo" seria mais propriamente a consequência de um trauma.
MSS'deki ortam, özellikle travma sonrasında, miyelin ve sinir hücrelerinin onarılmasına karşı koyar.O ambiente dentro do SNC, especialmente após o trauma, neutraliza o reparo da mielina e dos neurônios.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.A narrativa termina com esse suicídio, que George ouve atrás de uma porta, sem poder ver nem intervir.
Çocukken bir travma geçirmiş, konuşamamaya başlamıştır.Ze begon te lijden aan dementie en kon niet meer praten.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Innymi czynnikami wywołującymi dnę są urazy fizyczne i operacje chirurgiczne.
Çocukluğundaki bu travma onun insanlara güvenememesine yol açmıştır.Traumy z dzieciństwa, uniemożliwiają im normalne funkcjonowanie.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Nazajutrz Nick powraca do szkoły, ale nikt go nie widzi i nie słyszy.
Travma, beyin enfeksiyonu kaynaklı ya da kalıtımsal da olabilir.En hjärnskada kan vara medfödd eller förvärvad.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.Недавня черепно-мозкова травма може спричинити проникнення бактерій з носа до мозкових оболон.
Genel cerrah olmasının ardından, 1955 yılında ortopedi ve travmatoloji uzmanlığı için ABD'ne gitti.Влітку 1955 року зарахований до штату Київського НДІ ортопедії і травматології.
Kafa travmalarından sonra özellikle hastalar 24 saat müşahede altında tutulurlar.Після стікання надлишків сироватки (через 24 години) голови поміщають у розсол на дві доби.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Наступного ранку Нік йде до школи та виявляє, що ніхто його не бачить та не чує.
Bu en çok duygusal travmalar açısından önemlidir.To je nejdůležitější z hlediska emocionálních traumat.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.Aby rodiče tento incident ututlali, řeknou Tommymu, že to neviděl, neslyšel a nikomu o tom neřekne.
Geçmişte yaşadığı psikolojik travmaları zihninden atmakta zorlanan Charlie (Logan Lerman), liseye başlar.Charlie (Logan Lerman) je nervózní z toho, že začíná první rok na střední škole.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.K dalším spouštěcím faktorům patří tělesné poranění a prodělaný chirurgický zákrok.
Travma durumları genellikle kafa travması şeklinde görülür.Rozdíl mezi nimi spočíval obyčejně ve zpracování hlavy.
Travmatik amnezi, genellikle baş yaralanması sonucu olur.Amnezia disociată este de obicei rezultatul traumei.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Alte cauze pot fi traumele fizice și intervențiile chirurgicale.
Psikolojik travma, temkinlilik, içe kapanma.Afecțiuni psihologice – stres, anxietate.
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.1997-ben jelent meg első albumuk Nem hall, nem lát, nem beszél címmel.
Ayrıca 91 kafa travmasına uğrayan 10 gözünü kaybeden ve 1 de dalağı alınan vak'a mevcuttur.Tizenhárom, trónon ülő kristálycsontváz fogadja őket, közülük az egyik hiányzó fejjel.
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.A koponya sérülései lehetőséget adnak az orrban tenyésző baktériumoknak az agyhártyába való behatolásra.
Travma veya enfeksiyona bağlı olarak gelişebilir.Tilaan voi liittyä arpeutumista tai tulehduksia.
Hatta ölümünden 2 ay önce bir beyin travması geçirmişti.Han døde af en hjernesvulst to år før hende.
Bazı yazarlar, doğum travmasından da söz eder.Øjenbevægelser siger også noget om vores fordomme.
Travmatik olup olmaması, içten veya dıştan olması önemli değildir.Smittevei, da enten indirekte eller direkte.
Bu travma onun hastalanmasına sebep oldu.Ini menimbulkan trauma pada dirinya.
Çocukken bir travma geçirmiş, konuşamamaya başlamıştır.Menyembuhkan anak yang bisu sejak lahir, sehingga bisa berbicara.
Tetikleyici diğer nedenler fiziksel travma ve ameliyattır.Pemicu lainnya termasuk luka fisik dan pembedahan.
Jean üzüntüden travma geçirir.Mary tỏ ra đau buồn.
Zimmerman gözaltına alındı, kafa travması nedeniyle tedavi edildi ve beş saat boyunca sorgulandı.その後ジマーマンは警察に拘置され、頭部の負傷の治療を受け、その後に5時間の尋問を受けたのみであった。
Çocukluğundaki bu travma onun insanlara güvenememesine yol açmıştır.根っこにあるのは女性を信用できない男性の幼児性。
Ayrıca kendisi küçük yaşta ülkesinde kaçırılmış ve çok büyük bir psikolojik travma geçirmiştir.もちろん、彼らの幼い心は深い心的外傷を負った。
Bir travma sonrası yeniden damarlanma görülebilir.外傷後の反応として発生。
Bu travma onun hastalanmasına sebep oldu.這種遮掩的生活使她病倒。
Yeni olmuş kafa travmalarında burun boşluğu bakterilerin meningeal boşluğa girmesine izin verebilir.近期发生的颅骨创伤可能会使鼻腔细菌进入脑膜。
Bu travmayla içine kapanan Tommy artık görmez, işitmez ve konuşmaz olur.갓 태어난 새끼는 움직일 수 없고, 보고 들을 수도 없다.
Büyük çoğunlukla sebebi travmalardır.대부분은 외상이다.
Meme kanseri, stresle veya memeye travmayla (darbeyle) meydana gelmez.(생성되는 과보(果報) 또는 업보(業報)가 아니라 증득되는 과(果)이다.)
Daha önceleri Delight (Haz) iken, yaşadığı bir travma sonucu Delirium haline gelmiştir.이전에 하지 않은 것을 뉘우치는 것도 역시 오작(惡作)에 포함된다.