Lucia di Lammermoor Gaetano Donizetti'in üç perdelik dramma tragico yani trajik operası.Lucia di Lammermoor is een dramma tragico, of tragische opera in drie bedrijven van Gaetano Donizetti.
Üçü de trajik sonlar yaşamıştır.Het nummer vertelt drie tragische verhalen.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.Zijn eerste toneelstuk Kullervo is gebaseerd op tragisch verhaal uit de Kalevala.
Fransız oyun yazarı Pierre Corneille trajik komedi eseri El Cid’i 1636’da yazmıştır.Het beroemdste toneelstuk was de Franse tragicomedie Le Cid van Pierre Corneille uit 1636.
Hayatın Trajik Duygusu.Absurdisme Zin van het leven
Yine de iş bir şekilde trajik değil.Derhalve is het niet zo commercieel.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Zijn dood kwam vrij plotseling.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Mam bowiem pięciu braci: niech ich przestrzeże, żeby i oni nie przyszli na to miejsce męki”.
Yaralı esirlerin durumu özellikle trajikti.Szczególnie tragiczna była sytuacja rannych jeńców.
Demiryolu ile taşınan esirlerin durumları da yürümeye zorlanan esirler kadar trajikti.Równie tragiczny był los jeńców transportowanych koleją.
Lakin izleyici söz konusu anlatı türünün trajik, dramatik ya da komik mi olduğunu anlayabilir.Widzowie mogli go dostrzec w komediodramacie Czy jestem piękna?
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Wkrótce znów tragicznie ginie.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Historia kończy się tragicznie.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.W 1924 r. w stanie niepoczytalności zastrzelił swoją żonę i sześcioletnią córkę.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?Vad kan ha hänt detta olyckliga träd?
80 (1880) Trajik Uvertür re minör op.80 (1880) Tragisk ouvertyr d-moll op.
Ertuğrul Fırkateyni’nin trajik sonu Türk-Japon halklarını yakınlaştırdı.Han kom att bli den shogun som stängde Japan för europeerna.
Hayatın Trajik Duygusu.Om den tragiska skulden.
Oh Boy, Alman yönetmen Jan-Ole Gerster'in 2012 yapımı trajikomedi türünde filmi.Oh Boy) — німецька чорно-біла трагікомедія режисера Яна Оле Герштера 2012 року.
Olaylar trajik bir halde gelişir.А події розвивалися драматично.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Він дуже ретельно спланував свою смерть.
80 (1880) Trajik Uvertür re minör op.1880(1880), Гірокастра — пом.
Ancak şarkı, Romeo ve Juliet'in trajik sonuyla değil, mutlu sonla biter.«Прикольна казка» — це варіація на тему Ромео та Джульєтти, але зі щасливим кінцем.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?Як протистояти настільки могутнього суперника?
Bu oyunlar trajik bir olay tarafından gölgelendi.Багато Баіт були присвячені трагічним подіям.
Çok trajik olmasaydı, komik olurdu.Це було б смішно, якби не було так жахливо.
[6] Ukrayna tarihindeki trajik olayları anlatan Holodomor'u (1985-2022) yazan Virko Baley (d.Меріме) і «Монологи Джульєтти», (1998, за В.
Bu oyunda, Shakespeare trajik yapıya doğaüstü bir öge ekler.V této hře Shakespeare přidává ke tragické struktuře nadpřirozený prvek.
Filmin sonu daha da trajiktir.Konec románu je téměř skandální.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?A proč vlastně dochází k takovému úbytku tuleně středomořského?
Genç Justice üyeleri, özellikle de Wonder Girl, trajik ölümlerden sorumlu hissetti.Vedle hlavní hrdinky se objevili i společníci Wonder Girl a Wonder Tot.
Kızın kibiri ve babanın hovardalığı Anne'i trajik sona doğru sürükler.Osou jeho příběhu je nesnesitelné soužití syna a matky, které skončí tragicky.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.V roce 1970 za ním emigrovala jeho žena s dcerami.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.Prima piesa de teatru scrisă de Kivi a fost Kullervo, bazată pe o poveste tragică din Kalevala.
Üçü de trajik sonlar yaşamıştır.Ambii săi fii au sfârșit tragic.
Trajikomedi hem trajik hem de komik özellikleri barındıran drama türüdür."Dreptate pentru toți este un film comic și totodată tragic...
Yine de iş bir şekilde trajik değil.Nici pe plan financiar nu stă prea rău.
Kız çok trajikti, tam da benim istediğim gibiydi" diye konuştu.Este și așa mult mai mediatizată decât mi-aș fi dorit."
Gingka trajik bir olayla babasını kaybeder.Valter Persson și-a pierdut viața într-un accident tragic.
Suikast, trajik ve korkunç olarak belirtildi.Asasinatul a fost definit ca fiind tragic și îngrozitor.
Prenses Diana'nın trajik ölümü dünyayı şoka uğrattı.Moartea tragică a prințesei Diana a șocat lumea.
Hayatın Trajik Duygusu.A tragikus életérzés.
Melankonik ve hüzünlü,bir süperyıldızın trajik saygınlıktan düşüşünü tasvir etmektedir.A dal elégikus és szomorú, bemutatja a szupersztár tragikus aláhullását.
Darbe girişiminin başlangıcı trajik, sonucu komikti.A puccskísérletnek tragikus kezdete és komikus vége lett.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.De nem sokkal később hatalmas tragédia történt életében.
Ayrıca özel hayatında da trajik sorunlar yaşamış ve bunlardan biri öldürülmesine neden olmuştur.Magánéletében több csapás is érte, az egyik végül a meggyilkolásához vezetett.
1955 Le Mans faciası 1955 yılında yapılan Le Mans 24 Saat yarışında meydana gelen trajik kaza.Az 1955-ös Le Mans-i 24 órás verseny tragikus balesetbe torkollt.
İno – Parnaoz’un trajik aşkı.Elbeszélések / Parson's pleasure.
Roman bir trajikomedi sayılabilir.A regény filozófiai esettanulmánynak is tekinthető.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Kuolemakin oli dramaattinen.
Kişisel Bir Sorun’un öyküsü trajiktir.Tarinapaja Tämä henkilöön liittyvä artikkeli on tynkä.
Saltanatının sendeleyen bir başlangıcı, şanlı bir ortası ve trajik bir sonu vardı.Η βασιλεία του είχε ένα διστακτικό ξεκίνημα, μια ένδοξη περίοδο ακμής και ένα τραγικό επίλογο.
Üçü de trajik sonlar yaşamıştır.Og så findes der tragikomedier.
Bu trajik dönemin bitmesiyle eser koroyla sonlanır .Det er her, den tragiske slutning lanceres.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Han var femte barn av syv (han hadde to brødre og seks søstre).
Bu kadar genç yaşta hayatını kaybetmesi trajik bir kayıp." dedi.Han var akkurat i ferd med å gjøre det stort, og å miste livet i så ung alder er tragisk».
Son aşamasında, dram olarak da bilinen trajikomedilerini yazdı, ve diğer oyun yazarlarıyla iş birliği yaptı.På slutten av livet skrev han tragikomedier og samarbeidet med andre skuespillforfattere.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Forholdet ender tragisk.
O günler hakkında “zor ve trajik günlerdi.Dermed fulgte noen vanskelige og trange år.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.Hans første skuespill var Kullervo, basert på en tragisk historie fra Kalevala.