Ana içeriğe geç
Sözlük

trajik ile cümle

trajik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Üçü de trajik sonlar yaşamıştır.Trois d'entre eux connaîtront d'ailleurs un sort tragique.
Hayatın Trajik Duygusu.Das Leben der tragischen Seele.
Bu trajik dönemin bitmesiyle eser koroyla sonlanır .Cette fois, le happy end est remplacé par une fin tragique.
Bu oyunlar trajik bir olay tarafından gölgelendi.Ce passé est marqué par un drame traumatisant.
Trajikomik bir olaya dönüşüyor.L'animal devient asymétrique.
Fransız oyun yazarı Pierre Corneille trajik komedi eseri El Cid’i 1636’da yazmıştır.Une tragi-comédie, Le Cid, de Pierre Corneille (1636).
O çok trajik.Es muy trágico.
Kullervo, trajik antikahraman.Kullervo, antihéroe trágico.
Hayatın Trajik Duygusu.Del Sentimiento Trágico de la Vida.
1940 yılında, eşi ve kızı trajik bir şekilde boğuldu.Trágicamente su esposa y su pequeña hija se ahogaron en 1940.
Filmde Harlem bölgesinde büyüyen dört gencin trajik hikâyesi anlatılmaktadır.La película cuenta las vidas de cuatro jóvenes que crecen en Harlem.
Zimbabve'de olanlar ise oldukça trajik.Lo que está sucediendo en Gaza es una catástrofe humanitaria.
Abraham'ın hikayesini daha trajik hale getirecek bazı öğeler mevcut.Hay algunos elementos que han introducido que harán que la historia de fondo de Abraham sea mucho más trágica.
O, kendisini sadece melodinin sesinin tanımlayabildiği, çok acıtan tüm trajik hisleri temsil ediyor.Representa toda emoción trágica que sea tan nociva que sólo el sonido de la melodía puede definirla.
Bu oyunlar trajik bir olay tarafından gölgelendi.Su adolescencia estuvo marcada por un suceso trágico.
Bu kadar genç yaşta hayatını kaybetmesi trajik bir kayıp." dedi.Es una pena que se haya muerto muy joven.»
Askerliğe duyulan kinin artması 1909'daki Barselona'da yaşanan Trajik Hafta'nın yaşanmasına sebep oldu.El acontecimiento anticlerical que destaca en el periodo fue la Semana Trágica de Barcelona, en 1909.
Yine de iş bir şekilde trajik değil.No un poco trágicas.
Filmin sonu daha da trajiktir.El final de la película es muy interesante.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg; "2017, İstanbul'da trajik başlangıç.Esto ocurrió en Noruega. - Jens Stoltenberg, Primer Ministro noruego, 27 de enero de 2012."
Ancak şarkı, Romeo ve Juliet'in trajik sonuyla değil, mutlu sonla biter.Sin embargo, ella reemplazó la trágica conclusión original de Romeo y Julieta con un final feliz.
Sivil Havacılık Güvenliği Bürosu, Air India Uçuş 182'nin trajik kazasından sonra 1987'de kuruldu.La maleta de M. Singh explotó a bordo del vuelo 182 de Air India.
Olaylar trajik bir halde gelişir.A veces estos terminan de forma trágica.
Trajik bir geçmişi vardır ve acımasızdır.Es una historia dramática y con mucha pasión.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?¿Cómo pueden recuperar este magnífico tesoro?
80 (1880) Trajik Uvertür re minör op.80 (1880) Ouverture tragica in re minore op.
1999'da Roberts güreş belgeseli Beyond the Mat'te trajik geçmişini anlattı.Nel 1999 Roberts venne inserito contro il suo volere nel documentario Beyond the Mat.
Olaylar trajik bir halde gelişir.Ma le cose volgono al tragico.
Üçü de trajik sonlar yaşamıştır.Uno di loro troverà una tragica fine.
Darbe girişiminin başlangıcı trajik, sonucu komikti.Il colpo di stato fu tragico nelle sue origini e comico al suo termine.
Renee, Xander'ın kollarında trajik bir biçimde can veriyor.Felicissimo, Jeremy muore tra le sue braccia.
Trajik bir geçmişi vardır ve acımasızdır.È una storia tragica, bellissima e crudele.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.La sua prima opera teatrale è Kullervo, ispirata ad un tragico episodio contenuto nel Kalevala.
"Genç Holtzman, trajik bir araba kazasında nerdeyse ölecekti.Joerg Haider muore in un grave incidente stradale.
Bu kadar genç yaşta hayatını kaybetmesi trajik bir kayıp." dedi.Mi sembra terribile che un incidente domestico abbia reclamato la sua vita ad un'età relativamente giovane".
Annesi 1958 yılında trajik bir kaza sonucu öldü.Morì nel 1958 a causa di un incidente automobilistico.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.У него было пятеро братьев и сестра (один из братьев потом погиб).
Hayatın Trajik Duygusu.О трагическом чувстве жизни.
Bu oyunda, Shakespeare trajik yapıya doğaüstü bir öge ekler.В этой пьесе Шекспир добавляет к трагической структуре элемент сверхъестественного.
O günler hakkında “zor ve trajik günlerdi.Это были трагические и страшные дни.
Filmin sonu daha da trajiktir.Однако концовка фильма весьма драматична.
Trajik durumda üç mürettebat üyesi ve 47 yolcu öldü.Три члена экипажа и 47 пассажиров погибли при трагических обстоятельствах.
"Genç Holtzman, trajik bir araba kazasında nerdeyse ölecekti.Джафар Пишевари вскоре погиб в автомобильной катастрофе.
Bu olay modern olimpiyat oyunları tarihindeki trajik olaylar arasında yerini aldı.Это единственный случай в истории современных Олимпийских игр.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?Какой нормальный боевой офицер это выдержит?
Tam tersine mangada Izumi, trajik ve anlayışlı biridir.История Stainboy грустна и трагична.
Trajik bir şekilde, Senna 1994 San Marino Grand Prixinde duvara çarparak hayatını kaybetmiştir.Сенна погиб в 1994 году в аварии на Гран-при Сан-Марино в Имоле.
Ayrıca özel hayatında da trajik sorunlar yaşamış ve bunlardan biri öldürülmesine neden olmuştur.كما عانى في حياته الشخصية من نكسات ماساوية، واحدة منها قد تكون ادت إلى مقتله.
Ek olarak, yumuşak mavi renk paleti melankolik bir hava yaratır ve hüzün dolu trajik temayı güçlendirir.بالإضافة إلى ذلك ، تخلق اللوحة الزرقاء الصامتة عمومًا نغمة عامة للحزن وتؤكد على الموضوع المأساوي والحزين.
Sonuç, ne daha tatmin edici ne de daha trajik oldu." yorumunda bulundu.وكانت النتيجة مثيرة للشفقة وليس مأساوية ".
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.أولى مسرحيته "كوليرفو" (Kullervo) كانت مبنية على أساس قصة مأساوية من الكاليفالا.
Saltanatının sendeleyen bir başlangıcı, şanlı bir ortası ve trajik bir sonu vardı.حكمة كانت بدايتة متعثره، ووسط مجيد، وخاتمة ماساويه.
Hayatın Trajik Duygusu.O Sentimento trágico da vida.
Filmde Harlem bölgesinde büyüyen dört gencin trajik hikâyesi anlatılmaktadır.O filme conta as vidas de quatro jovens que crescem no Harlem.
Ama tabii ki çok daha trajik şekilde ölecekti.Ambos estavam destinados a morrer tragicamente antes dela.
Yazdığı ilk oyunun adı Kullervo olan Kivi'nin bu eseri Kalevala'daki trajik bir hikâye üzerine yazılmıştı.Sua primeira peça foi Kullervo, baseada em um conto trágico de Kalevala.
Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir?Quem pode com este trânsito louco?.
Anne ve babalarını trajik bir şekilde kaybeden beş kız kardeşin birbirlerinden başka kimseleri yoktur.Ele tem cinco meio irmãos (quatro por parte de mãe e um por parte de pai).
Romandaki ana trajik olay Liza'nın ölümüdür.Het belangrijkste tragische element is de dood van Liza.
Filmde Harlem bölgesinde büyüyen dört gencin trajik hikâyesi anlatılmaktadır.Deze film vertelt het gewelddadige en tragische verhaal van vier jonge mannen die opgroeien in Harlem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod