Ana içeriğe geç
Sözlük

trajedi ile cümle

trajedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Én most konkrétan kettőről fogok beszélni: a fogolydilemmáról és a közlegelők tragédiájáról.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Hablaré sobre ellos: el dilema del prisionero y la tragedia de los comunes.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Ich werde über zwei von diesen sprechen: Das Gefangenendilemma und die Tragik der Allmende.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Ik zal er twee bespreken: het dilemma van de gevangene en de tragedie van de meent.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Je vais vous parler de deux d'entre elles : Le dilemme du prisonnier et la tragédie des biens communs.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.저는 그 중 두가지에 대하여 이야기하고자 합니다. '죄수의 딜레마'와 '공유지의 비극'입니다.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Ne tratterò due: il dilemma del prigioniero e la tragedia dei beni comuni.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.O să vorbesc despre două dintre ele: dilema prizonierului şi tragedia păşunilor.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Powiem o dwóch z nich: Dylemacie więźnia i Tragedii dobra wspólnego.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Tôi sẽ nói qua về 2 trong số đó: song đề tù nhân và bi kịch của mảnh đất công.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Θα μιλήσω σύντομα για δύο από αυτά: Το δίλημμα του φυλακισμένου και η τραγωδία των κοινών.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Ще ви разкажа за две от тях: дилемата на затворника и трагедията на общините.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.Я расскажу о двух из них: о "дилемме заключённого" и "трагедии общин".
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.אני הולך לדבר על שניים מהם: דילמת האסיר והטרגדיה של נחלת הכלל.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.سأتحدّث عن اثنين منهما : معضلة السجين ومأساة المشاعات.
Ben onların ikisinden bahsedeceğim: tutsak ikilemi ve ortak alanların trajedisi.囚人のジレンマとコモンズの悲劇です ケビン ケリーとこれについて話したとき
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.남자: 터널이 죽음의 덫으로 변한 사건이 발생했습니다.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Legalább 18 embert rugdostak vagy tapostak halálra a duisburgi Love Parade-en kitört pánik során. nő:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Mange af de flere hundrede tusinde festende var ikke klar over, at der var en tragedie under opsejling.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.man:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Tisíce rozjařených lidí neměly tušení, k jakému neštěstí dochází.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Un tunnel se transforme en piège mortel.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Useat kymmenistä tuhansista juhlijoista eivät tienneet tunnelissa tapahtuneesta tragediasta.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Viele der zahlreichen Raver waren sich der Tragödie nicht bewusst.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.Wśród setek tysięcy uczestników wielu nie wiedziało o dziejącej się tragedii.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.мужчина:
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.الرجل: لقد أصبح النفق مصدر هلاك.
Binlerce zevk düşkünü kişi, ortaya çıkan trajediden habersizlerdi bile.少なくとも18人が 圧死しました
Birçoğunuzun yaşamış olduğu, muhtemelen diğerlerinin de ürünü olduğu rutin bir ameliyat bir trajediye dönüştü.여러분 중 다수가 경험해보셨거나 혹은 받으셨던 일상적인 수술은 비극으로 돌변하고 말았습니다.
Birçoğunuzun yaşamış olduğu, muhtemelen diğerlerinin de ürünü olduğu rutin bir ameliyat bir trajediye dönüştü.ועכשיו הניתוח הרגיל הזה שרבות מכן בוודאי חוו, ואחרים הם תוצר שלו, הפך לטרגדיה.
Birçoğunuzun yaşamış olduğu, muhtemelen diğerlerinin de ürünü olduğu rutin bir ameliyat bir trajediye dönüştü.والآن هذه العملية الروتينية والتي قد يكون كثير منكم قد عاشها، والآخرون ربما نتيجة لها، أصبحت الآن تراجيديا.
Birçoğunuzun yaşamış olduğu, muhtemelen diğerlerinin de ürünü olduğu rutin bir ameliyat bir trajediye dönüştü.この術式によって誕生できた人もいる手術が 悲劇となってしまいました 途上国ではこんなことが1回限りの偶然ではなく
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.1人が孤独に残され 2人を襲った悲劇 8年生で 治療を始め
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.그가 3살 때 그는 버려짐 1/3, 비극 2/3의 혼합 음료가 되었고,
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Er war drei, als er ein Mixgetränk wurde, aus einem Drittel Einsamkeit und zwei Dritteln Tragödie.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Hij was drie toen hij een gemengd drankje werd: één deel verlatenheid en twee delen tragedie.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Ko je bil star tri leta, je postal koktejl iz samote in tragedije.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Miał trzy lata, kiedy stał się połączeniem samotności i tragedii.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Tenía 3 cuando se convirtió en una mezcla de una parte de abandono y dos de tragedia.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.Ему было три, когда он превратился в напиток состоящий на одну треть из одиночества и на две из трагедии.
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.הוא היה בן 3 כשהפך לקוקטייל של חלק אחד "נעזב לבדו" ושני חלקים "טרגדיה",
Bir ölçek terk edilmişlik ile iki ölçek trajediden oluşan bir kokteyl hâline geldiğinde üç yaşındaydı.كان عمره ثلاثة سنوات عندما أصبح مشروبا خليطا من جزء واحد من تركه وحيدا وجزئين من المآسي،
Böylece gelecek kuşaklar bizim her gün başa çıktığımız düzeyde trajediden muzdarip olmayacaklar.미래 세대는 우리가 매일 접하는 이 안타까운 현실을 겪지 않기를 바랍니다.
Böylece gelecek kuşaklar bizim her gün başa çıktığımız düzeyde trajediden muzdarip olmayacaklar.כך שדור העתיד לא יסבול מהטרגדיה הזו באותה רמה, שבה אנחנו מתמודדים איתה בכל יום.
Böylece gelecek kuşaklar bizim her gün başa çıktığımız düzeyde trajediden muzdarip olmayacaklar.كي لا يكون لدى الأجيال المقبلة مستوى المأساة الذي نتعامل معه على أساس يومي.
Böylece gelecek kuşaklar bizim her gün başa çıktığımız düzeyde trajediden muzdarip olmayacaklar.この先 なくせるように 事態の改善は可能なのです
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Also tat ich das Einzige, das meinem panischen siebenjährigen Gehirn einfiel, um die Tragödie abzuwenden.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Am făcut singurul lucru la care mintea mea disperată de şapte ani s-a putut gândi ca să evite tragedia.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Dus ik deed het enige wat mijn koortsachtige 7-jaar oude brein kon bedenken.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Entonces hice lo único que mi loca cabeza de 7 años pudo pensar temiendo una tragedia.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.J'ai donc fait la seule chose que mon petit cerveau paniqué pouvait imaginer pour éviter la catastrophe.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.그래서 저의 일곱 살 짜리의 작고 놀란 뇌가 이 비극을 피하고자 짜낼 수 있는 유일한 일을 했습니다.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Så jag gjorde det enda som min desperata, sjuåriga hjärna kunde komma på för att avvärja tragedin.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Så jeg gjorde det eneste min lille overvældede syvårige hjerne kunne finde på for at foregribe denne tragedie.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Spanikowany 7-letni umysł mógł zrobić tylko jedno by zapobiec tragedii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Tak jsem udělal to jediné, co mohl můj malý 7-letý zuřivý mozek vymyslet, aby odvrátil tuto tragédii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Takže som urobil jedinú vec, ktorú môj zbesilý 7-ročný mozog dokázal vymyslieť, aby sa vyhol tejto tragédii.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Поэтому я сделал первое, что пришло в мою испуганную семилетнюю голову.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.Щоб запобігти трагедії, я зробив єдине, до чого у розпачі додумався мій семирічний мозок.
Böylece yedi yaşındaki küçük, ümitsiz aklımın bu trajediyi önlemek için düşünebildiği tek şeyi yaptım.אז עשיתי את הדבר היחידי שהמוח הקודח בן השבע שלי יכול לחשוב עליו כדי למנוע את הטרגדיה הזו.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod