Bu bir trajedi.Una tragedia reale.
Sonunda aile bir trajediye doğru sürüklenir.Nei giorni seguenti la famiglia è devastata dalla tragedia.
Hulsker bu durumu van Gogh için bir trajedi olarak yorumlamaktadır.Oppure scambiava opere, come fece con van Gogh.
Başyapıtı sayılan bu eseri dokunaklı bir trajedidir.La vicenda delle foibe è stata, sicuramente, una grande tragedia.
Macbeth, William Shakespeare'in en kısası olmasının yanında en önemli trajedilerinden biridir.Macduff è un personaggio immaginario teatrale, tra i principali della tragedia Macbeth di William Shakespeare.
20 Ocak 1990 trajedisinden sonra bu anıt kaldırıldı.После трагедии 20 января 1990 года этот памятник был убран.
Bu bir trajedi.Это была трагедия.
Anıtın granit kaidesinde trajedinin kurbanlarının 147 ismi altın harflerle oyulmuştur.На гранитном постаменте памятника золотыми буквами высечено 147 имён жертв трагедии.
Nitekim, Yunan tiyatrosunda sadece iki tür oyun vardı: trajedi ve komedi.В те времена существовали пьесы только двух жанров — трагедии и комедии.
Sonunda aile bir trajediye doğru sürüklenir.В итоге семейный конфликт оборачивается трагедией.
Bu benim için büyük bir trajedi.Для меня это была бы трагедия.
1992 Khojali (Hocalı) trajedisi sırasında onlarca sivili kurtardı.В 1992 году во время Ходжалинской трагедии ему удалось спасти много соотечественников.
"Yakışıklı prensin büyük trajedisi".Загадка великой княжны».
Michelle Gomez iki yüzlülükte mükemmel olduğunu gösterdi ve en son kendi trajedisine güldü.Мишель Гомес превосходно воплощает двойственность и самоанализ и смеётся над своей собственной трагедией.
Bu evlilik trajediyle sonlandı.Но этот брак закончился катастрофой.
Trajedi kaçınılmaz olacaktır.Катастрофа кажется неизбежной.
Bu günlük blokaj trajedisinin bir sembolü haline geldi.Он стал символом жертв кровавого декабря.
Yıkıntıların arasında yol alırken, yaşadıkları trajediye rağmen hayatlarına devam eden kişileri görürler.وفي طريقهم يرون الناس مستمرين في حياتهم بين الدمار بالرغم من المأساة التى عاشوها.
Genç bir trajedi kurbanı, Omayra Sánchez ın fotoğrafları ve görüntüleri dünyanın her yerinde yayımlandı.نُشر مقطع فيديو وصور للطفلة أوميرا سانشيز في جميع أنحاء العالم، التي كانت احدى ضحايا هذه الفاجعة.
Hamlet Shakespeare'in en uzun oyunudur ve İngiliz Edebiyatının en güçlü ve etkileyici trajedilerinden biridir.هاملت هي أطول مسرحية لشكسبير، وتعتبر من بين أكثر الأعمال الأدبية قوة وتأثيراً في العالم.
Bu bir trajedi.يا لها من مأساة.
Batman trajediyi ifade ederken, Joker gülünçlüğü yansıtır."."من التناقض أن المأساة تحفز روح السخرية..
Bu benim için büyük bir trajedi.هذه هي مأساة كبيرة!
1872'deyse ilk kitabı olan Trajedinin Doğuşu`nu yayımladı.عام 1772 نشر أول كتبه إبرهارت
Hayâtının belki de en büyük trajedisi, hiçbir zaman ümîdettiği yüksek mevkîye sâhip olamamasıydı.حياته اليومية كانت أكثر شيء مسرحية رأيت من أي وقت مضى، أبداً.
Bundan başka iki oğlunu da kendi ölümünden önce kaybedince, sonuç Şah Abbas için bir trajediye dönüştü.Uma vez que dois outros filhos morreram antes dele, a consequência foi uma tragédia pessoal para o xá Abas.
Bu bir trajedi.Era uma tragédia.
Pek çok eleştirmen Shakespeare'in en iyi trajedilerinin sanatının doruk noktasını temsil ettiğine inanır.Muitos críticos acreditam que as maiores tragédias de Shakespeare representam o pico de sua arte.
Genç bir trajedi kurbanı, Omayra Sánchez ın fotoğrafları ve görüntüleri dünyanın her yerinde yayımlandı.Filmagens e fotografias de Omayra Sánchez, uma jovem vítima da tragédia foram publicadas ao redor do mundo.
Gölgeavcılarını, çok uzun zaman önce olmuş bir trajediden dolayı suçlamaktadır.Ele os culpa por uma tragédia que há muito tempo abalou sua vida.
Bir yazar olarak Galya seferi sırasında Yunan stilinde trajediler yazmıştır.Como escritor, escrevendo durante as Guerras Gálicas, Quinto escreveu quatro tragédias em estilo grego.
Michelle Gomez iki yüzlülükte mükemmel olduğunu gösterdi ve en son kendi trajedisine güldü.Michelle Gomez é simplesmente soberba na duplicidade e na busca da alma e na risada de sua própria tragédia.
Bu günlük blokaj trajedisinin bir sembolü haline geldi.Hoje é um dia trágico para a museologia de nosso país.
""Asıl trajedilere şimdi geliyoruz""."Reflexões Sobre as Questões Últimas da Vida".
1319 yılında, ikinci oğlunun ölümü bir trajedi olmuştur.Em 1319, porém, seu segundo filho foi assassinado num erro de julgamento.
Trajedi kaçınılmaz olacaktır.Het noodlot is onafwendbaar.
Bu bir trajedi.Het wordt een tragedie.
Ancak buna rağmen günümüzde de trajediler yaşanmaya devam etmektedir.Hoe het ook zij, heden ten dage worden er levens mee gered.
Bu benim için büyük bir trajedi.To była ogromna tragedia.
Bu bir trajedi.Dochodzi do tragedii.
Bu olay tüm zamanların en kötü spor trajedilerinden birisi olarak hatırlanmaktadır.Uznawany za jednego z największych tragików wszech czasów.
Bu evlilik trajediyle sonlandı.Ta tragedia rozbiła małżeństwo.
Guernica, savaş trajedilerinin ve savaşın bireyler üzerindeki acı verici etkilerinin bir özetidir.Goya przedstawia drugie, tragiczniejsze oblicze wojny.
Trajedileriyle yüzleşen Mary, kendisini ve kilisesinin Kutsal metin yorumlarını sorgulamaya başlar.Mary, när hon tvingas möta tragedin, börjar ifrågasätta sig själv och kyrkans tolkning av skrifterna.
Bu trajedi sonrası İngiliz futbol takımları Avrupa kupalarından 5 yıl men edilmiştir.Efter tragedin stängdes engelska klubblag av från Europacupspel i fem år.
Trajedinin şokunun geçmesiyle Birleşik Devletler hükümeti süperlerin sicil kayıt yasasını tasarlar.Alla grupper löses senare upp pp. g.a. att USA:s president lägger ner Superhuman Registration Act.
Rossini Voltaire'in eserinin trajedik finaline uygun olarak yeni bir "Ferrara versiyonu" hazırladı.På Rossinis begäran skrev Ferretti därav ett helt nytt libretto.
Bu bir trajedi.І це трагедія.
"Yakışıklı prensin büyük trajedisi".З великою княгинею стався нещасний випадок.
""Asıl trajedilere şimdi geliyoruz"".1 «Напередодні трагедії.
Genç bir trajedi kurbanı, Omayra Sánchez ın fotoğrafları ve görüntüleri dünyanın her yerinde yayımlandı.Відеозйомки та фотографії Омайри Санчес, однієї з жертв трагедії, були опубліковані по всьому світу.
Oyunlarında, dram ve trajedi baskındır.В театрі йшли оперетки, трагедії та драми.
Nitekim, Yunan tiyatrosunda sadece iki tür oyun vardı: trajedi ve komedi.Вже в грецькому театрі виникли та розвинулись два відомі жанри вистав — трагедія та комедія.
Fakat İstanbul şehri için eses trajedi ve fecaat o gün başladı.Саме із площі Ринок та ратуші розпочалося містобудування Станиславова.
Romeo ve Juliet, Shakespeare'in trajedi oyunu.«Ромео і Джульєтта» (англ. Romeo and Juliet) — трагедія Вільяма Шекспіра.
Bir insanın ölümü trajedi, milyonlarca kişinin ölümü bir istatistik.Смерть однієї людини — трагедія; смерть мільйонів — статистика.
Pek çok eleştirmen Shakespeare'in en iyi trajedilerinin sanatının doruk noktasını temsil ettiğine inanır.Mnoho kritiků věří, že Shakespearovy největší tragédie reprezentují vrchol jeho umění.
Ayrıca Goethe, Faust’un bilgi arayışını Gretchen trajedisi ile ilişkilendirmiştir.Kromě toho Goethův Faust spojuje touhu po vědění s tragédií Markétky.
Bu trajedi sonrası İngiliz futbol takımları Avrupa kupalarından 5 yıl men edilmiştir.To vedlo k zákazu účasti anglických týmů v evropských pohárech po dobu 5 let.
Gölgeavcılarını, çok uzun zaman önce olmuş bir trajediden dolayı suçlamaktadır.Popírá zjevnou tragédii tvrzením, že se stala již dávno.