Büyük bir trajedi.Μεγάλη τραγωδία.
Büyük bir trajedi.Да, такая трагедия.
Büyük bir trajedi.И така, огромна трагедия.
Büyük bir trajedi.אז, טרגדיה גדולה.
Büyük bir trajedi.إذن، مأساه ضخمه.
Büyük bir trajedi.私が最も影響を受けたものの一つが
Büyük trajedilerdeki o an --Dat is het moment in de grote tragediën,
Büyük trajedilerdeki o an --페리페티아는 아시다시피 위대한 비극에서 나오는 순간인데요
Büyük trajedilerdeki o an --Questo è il momento nelle grandi tragedie, lo sapete,
Büyük trajedilerdeki o an --זה הרגע בטרגדיות היווניות הגדולות, אתם יודעים --
Büyük trajedilerdeki o an --وهذه هي لحظة في المآسي الكبيرة، كما تعلمون --
Büyük trajedilerdeki o an --「オイディプス王」で
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.Daarom noemen we tragedies: 'lied van een geit'.
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.Ezért hívjuk a tragédiákat "a kecske dalának".
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.그래서 우리는 비극적인 사건을 '염소의 노래' 라고 하죠.
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.Ось чому трагедії називають "піснями козла".
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.זו הסיבה שאנו מכנים טרגדיות "שירת העז".
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.ولهذا السبب نحن نسمي المآسي "أغنية الماعز".
Bu yüzden trajedilere 'oğlak şarkısı' da denir.僕の友人のブラッド・ケスラーは 僕らは山羊を飼うようになって
Chapel Hill Trajedisi: 'Katil Müslüman Olsaydı Hikâye Bambaşka Olurdu'Tragedia en Chapel Hill: 'Si el asesino fuera musulmán, la historia hubiera sido diferente'
Chapel Hill Trajedisi: 'Katil Müslüman Olsaydı Hikâye Bambaşka Olurdu'Τσάπελ Χιλ: "Αν ο δολοφόνος ήταν Μουσουλμάνος, η ιστορία θα ήταν διαφορετική"
Chapel Hill Trajedisi: 'Katil Müslüman Olsaydı Hikâye Bambaşka Olurdu'Трагедия в Чапъл Хил: "Ако убиецът беше мюсюлманин историята щеше да е по-различна"
Chapel Hill Trajedisi: 'Katil Müslüman Olsaydı Hikâye Bambaşka Olurdu'ماسأة في شابل هيل: إذا كان القاتل مسلم كانت اختلفت القصة
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --A másik szó, a peripeteia, az az a pillanat a tragédiákban, amikor, tudjátok -
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Andra ordet, peripeteia, ögonblicket i stora tragedier, ni vet --
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Celălalt cuvînt, peripeteia, ăla e momentul din marile tragedii, ştiţi voi --
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Das andere Wort, Peripeteia, beschreibt den Moment in großen Tragödien, in dem, Sie wissen schon -
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Drugie słowo, peripeteia, to moment w wielkich tragediach
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --La otra palabra, peripecia, ese es el momento en las grandes tragedias, ya saben --
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Từ còn lại, peripeteia, đó là lúc tấn bi kịch xảy ra,
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Η άλλη λέξη, περιπέτεια, είναι η στιγμή στις μεγάλες τραγωδίες, ξέρετε --
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Второе слово - "перепития", это момент в монументальных трагедиях,
Diğer kelime peripeteia. Büyük trajedilerdeki o an --Другата дума, перипетея - това е моментът във великите трагедии, разбирате ли...
En sonunda, bunun bizim için çok büyük bir trajedi olduğunu ve çok üzgün olduğumuzu söyledim.Am Ende sagte ich ihnen, dass es in der Tat eine Tragödie war und dass wir alle deprimiert waren.
En sonunda, bunun bizim için çok büyük bir trajedi olduğunu ve çok üzgün olduğumuzu söyledim.Au final, je leur ai dit que évidemment, c'est une grosse tragédie et que nous étions tous vraiment dégoutés.
En sonunda, bunun bizim için çok büyük bir trajedi olduğunu ve çok üzgün olduğumuzu söyledim.W końcu przyznałem, że rzeczywiście jest to dla nas wielka tragedia i że cały kraj jest załamany.
En sonunda, bunun bizim için çok büyük bir trajedi olduğunu ve çok üzgün olduğumuzu söyledim.В конце концов, я сказал им, что в самом деле, это большая трагедия и что мы все действительно в депрессии.
En sonunda, bunun bizim için çok büyük bir trajedi olduğunu ve çok üzgün olduğumuzu söyledim.「実は、あの結果はとっても悲惨でした。 私達は、みんな、すごく落ち込んでます。」ってね。 彼らは、その説明を聞いて納得したようでした。
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:A volte sono divertenti.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Bien, ¿Cuáles son los patinazos de los robots en la guerra? Bueno, a veces son graciosos.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:la démonstration, il a commencé à tourner en cercle et a pointé sa mitrailleuse vers la tribune des VIP.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Men vad är "ojdå"-ögonblick när det gäller robotteknik i krig?
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:We zien en ervaren ook nieuwe menselijke dilemma's. Soms zijn het gewoon "oops"-momenten.
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:Youtube 전쟁이 될 것입니다. 우리의 신기술은 전쟁의 위험으로 부터
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:מלחמת יוטיוב. הטכנולוגיה שלנו לא רק
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:حربا على اليوتيوب. هذا يعني، أن التقنيات الحديثة لا تستطيع
Fakat bazı zamanlar uuups dediğimiz anlar trajedik olabilir, tıpkı geçen sene Güney Afrika'da olduğu gibi:つまり 我々の技術は単に兵士を 危険から遠ざけるだけでなく
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Abbiamo sofferto troppe tragedie negli anni passati.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Chúng ta đã phải gánh chịu quá nhiều những thảm kịch như thế này trong vài năm gần đây
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Hemos sufrido demasiadas tragedias como esta durante los últimos años.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.우리는 지난 몇년 사이에 너무 많은 비극을 감내해야만 했습니다
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Nous avons subi trop de ces tragédies ces dernières années.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Túl sok ehhez hasonló tragédiát kellett már elviselnünk az elmúlt években.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.We hebben teveel van deze tragedies moeten ondergaan, de afgelopen jaren.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Zbyt wiele tego typu tragedii wydarzyło się w ostatnich latach.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.Ми пережили занадто багато таких трагедій за останні декілька років
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.בשנים האחרונות חווינו יותר מדי טראגדיות כאלה.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.لقد عانينا الكثير من هذه المآسي في السنوات القليلة الماضية.
Geçen bir kaç yıl içinde, bu gibi trajediler yüzünden çok acı çektik.ニュースを耳にする度 私は 大統領としてではなく
Güney Afrika'daki trajediyi burada görüyorsunuz.Các bạn có thể thấy bi kịch của Nam Phi ở đó.