torun ile cümle
torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Nu mi-ai îngăduit nici măcar să-mi sărut nepoţii şi fetele! Ca un nebun ai lucrat.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Por que não me permitiste beijar meus filhos e minhas filhas? Ora, assim procedeste nesciamente.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Tu ne m`as pas permis d`embrasser mes fils et mes filles! C`est en insensé que tu as agi.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.Und hast mich nicht lassen meine Kinder und Töchter küssen? Nun, du hast töricht getan.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.και δεν με ηξιωσας μηδε να φιλησω τους υιους μου, και τας θυγατερας μου; τωρα αφρονως επραξας τουτο
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.нито ме остави да целуна синовете и дъщерите си? Ти си сторил това без да мислиш.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ты не позволил мне даже поцеловать внуков моих и дочерей моих; безрассудно ты сделал.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ולא נטשתני לנשק לבני ולבנתי עתה הסכלת עשו׃
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.ولم تدعني اقبّل بني وبناتي. الآن بغباوة فعلت.
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與 外 孫 和 女 兒 親 嘴 . 你 所 行 的 真 是 愚 昧
Torunlarımla, kızlarımla öpüşüp vedalaşmama izin vermedin. Aptallık ettin.又 不 容 我 與外孫 和 女兒親 嘴 . 你 所 行 的 真是 愚昧
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Bol to šibalský vdovec, ktorého žena a deti boli mŕtve a ktorého vnúčatá žili ďaleko.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Był psotnym wdowcem, któremu umarła żona i dzieci i którego wnuki mieszkały daleko.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.C'était un veuf espiègle dont la femme et les enfants étaient morts et dont les petits-enfants vivaient loin.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Egy csintalan özvegyember volt, akinek a felesége és gyerekei meghaltak, unokái pedig messze éltek.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era um viúvo brincalhão cuja mulher e filhos tinham morrido e cujos bisnetos viviam bastante longe.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un văduv ghiduş, soţia şi copiii fiind decedaţi, iar nepoţii trăind departe.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un vedovo dall'aria birichina la cui moglie e figli erano morti e i cui nipoti vivevano lontano.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Era un viudo de carácter vivaz, cuya esposa e hijos habían muerto y cuyos nietos vivían muy lejos.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Er war ein koboldartiger Witwer, dessen Frau und Kinder tot waren und dessen Enkelkinder weit entfernt lebten.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.그는 장난스러운 홀아비로, 그의 아내와 자식들은 이미 세상을 떠났으며, 그의 손자들은 먼 곳에서 생활하고 있었습다.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Ông là một người tinh quái với vợ và các con đều đã chết còn cháu chắt thì sống ở xa.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Он был жизнелюбивым человеком, пережившим жену и детей, а его внуки жили далеко от него.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.Той беше дяволит вдовец, чийто жена и деца бяха загинали и чийто внуци живееха далеч.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.הוא היה אלמן שובבי שאשתו וילדיו מתו ושנכדיו חיו במרחק רב.
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.كان أرمل شيطاني زوجته وابناؤه متوفيين أحفاده يعيشون بعيدا عنه
Torunları uzakta yaşayan, karısı ve çocukları ölmüş, muzip bir duldu.いたずらっ気のある男やもめでした マハトマ・ガンジーから ふんどしを引いて
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.A véneknek ékessége az unokák, és a fiaknak ékessége az atyák.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Copiii copiilor sînt cununa bătrînilor, şi părinţii sînt slava copiilor lor. -
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Coroa dos velhos são os filhos dos filhos; e a glória dos filhos são seus pais.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona dei vecchi sono i figli dei figli, onore dei figli i loro padri
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Corona de los ancianos son los hijos de los hijos, y la gloria de los hijos son sus padres
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamlas krona äro barnbarn, och barnens ära äro deras fäder.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles krone er barnebarn, og barns pryd er deres fedre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.De gamles Krone er Børnebørn, Sønners Stolthed er Fædre.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Der Alten Krone sind Kindeskinder, und der Kinder Ehre sind ihre Väter.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Het sieraad van oude mensen zijn hun kinderen en het sieraad van de kinderen zijn hun ouders.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Kebanggaan orang yang sudah tua adalah anak cucunya; kebanggaan anak-anak adalah orang tuanya
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.손자는 노인의 면류관이요 아비는 자식의 영화니라
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Korona starców są synowie synów ich, a ozdoba synów są ojcowie ich.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Koruna starců jsou vnukové, a ozdoba synů otcové jejich.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Korunou starcov sú synovia synov, a ozdobou synov sú ich otcovia.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Les enfants des enfants sont la couronne des vieillards, Et les pères sont la gloire de leurs enfants.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Mão triều thiên của ông già, ấy là con cháu; Còn vinh hiển của con cái, ấy là ông cha.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Mão triều thiên của ông_già , ấy_là con_cháu ; Còn vinh_hiển của con_cái , ấy_là ông_cha .
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Starčkom venec so otrok otroci in ponos sinom njih očetje.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Vanhusten kruunu ovat lastenlapset, ja isät ovat lasten kunnia.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Τεκνα τεκνων ειναι ο στεφανος των γεροντων και η δοξα των τεκνων οι πατερες αυτων.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Венец стариков – сыновья сыновей, и слава детей – родители их.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.Чада на чада са венец на старците, И бащите са слава на чадата им.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.עטרת זקנים בני בנים ותפארת בנים אבותם׃
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.تاج الشيوخ بنو البنين وفخر البنين آباؤهم.
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.子 孫 為 老 人 的 冠 冕 . 父 親 是 兒 女 的 榮 耀
Torunlar yaşlıların tacıdır, Çocukların övüncü anne babalarıdır.子孫為 老人 的 冠冕 . 父親 是 兒 女的 榮耀
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Az unokája itt lakik az Ikervárosokban.
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Cháu trai của bà đang sống ở Twin Cities.
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Cucunya sebenarnya tinggal di Kota Kembar ini.
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Haar kleinzoon woont hier in de stad.
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Hendes barnebarn bor faktisk her i "Twin Cities".
Torunu, buradaki Twin Cities'de (Minnesota) yaşıyor.Hennes barnbarn bor faktiskt här i Twin Cities.