torun ile cümle
torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Ci też są synowie Rehuelowi: Nahat i Zara, Samma i Meza; ci byli synowie Basematy, żony Ezawowej.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Die Kinder aber Reguels sind diese: Nahath, Serah, Samma, Missa. Das sind die Kinder von Basmath, Esaus Weib.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Esau kreeg ook kleinkinderen via zijn vrouw Basmath. Haar zoon Rehuël kreeg Nahath, Zerah, Samma en Mizza.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Ezek pedig a Rehuél fiai: Nakhath, Zerakh, Sammá, Mizzá. Ezek valának Boszmáthnak, Ézsaú feleségének fiai.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Følgende var Reuels Sønner: Nahat, Zera, Sjamma og Mizza. Det var Esaus Hustru Basemats Sønner.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Foram estes os filhos de Reuel: Naate e Zerá, Sama e Mizá. Foram esses os filhos de Basemate, mulher de Esaú.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Iată fiii lui Reuel: Nahat, Zerah, Şama şi Miza. Aceştia sînt fiii Basmatei, nevasta lui Esau. -
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.르우엘의 아들들은 나핫과 세라와 삼마와 미사니 이들은 에서의 아내 바스맛의 자손이며
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Los hijos de Reuel fueron: Najat, Zéraj, Sama y Miza. Éstos fueron los hijos de Basemat, mujer de Esaú
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Men Reguels söner voro dessa: Nahat och Sera, Samma och Missa. Dessa voro söner till Basemat, Esaus hustru.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Og dette var Re'uels sønner: Nahat og Serah, Samma og Missa. Dette var Esaus hustru Basmats sønner.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Questi sono i figli di Reuel: Naat e Zerach, Samma e Mizza. Questi furono i figli di Basemat, moglie di Esaù
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Reguelin pojat olivat nämä: Nahat ja Serah, Samma ja Missa. Ne olivat Eesaun vaimon Baasematin pojat.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Synové pak Rahuelovi tito: Nahat, Zára, Samma a Méza. To byli synové Bazematy, ženy Ezau.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Ti pa so sinovi Reguelovi: Nahat in Zerah, Šama in Miza. Ti so bili sinovi Basemate, Ezavove žene.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.Voici les fils de Réuel: Nahath, Zérach, Schamma et Mizza. Ce sont là les fils de Basmath, femme d`Ésaü.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.И вот сыновья Рагуила: Нахаф и Зерах, Шамма и Миза. Это сыновья Васемафы, жены Исавовой.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.И ето синовете на Рагуила: Нахат, Зара, Сама и Миза; тия са синовете от Исавовата жена Васемата.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.ואלה בני רעואל נחת וזרח שמה ומזה אלה היו בני בשמת אשת עשו׃
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.وهؤلاء بنو رعوئيل. نحث وزارح وشمّة ومزّة. هؤلاء كانوا بني بسمة امرأة عيسو.
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.流 珥 的 兒 子 是 拿 哈 、 謝 拉 、 沙 瑪 、 米 撒 . 這 是 以 掃 妻 子 巴 實 抹 的 子 孫
Reuelin oğulları: Nahat, Zerah, Şamma, Mizza. Bunlar Esavın karısı Basematın torunlarıdır.流珥 的 兒子 是 拿哈 、 謝拉 、 沙瑪 、 米 撒 . 這是 以 掃妻子 巴實抹 的 子孫
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Ainoa selviytyjä on hänen 5-vuotias lapsenlapsensa.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.De enige overlevende was zijn 5-jarige kleinzoon.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Den enda överlevande var hans fem-åriga sonson.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Edini preživeli je nejgov petletni vnuk.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Jediný, kdo přežil, byl jeho pětiletý vnuk.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Le seul survivant est son petit-fils de cinq ans.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.L'unico superstite fu il suo nipote di 5 anni
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Người duy nhất còn sống lại chính là đứa cháu 5 tuổi của ông ta.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Prežil len jeho 5-ročný vnuk.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Sein 5jähriger Enkel ist der einzige Überlebende.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Singurul supravietuitor este nepotul lui in varsta de 5 ani.
Sadece 5 yaşındaki torunu kurtuldu.Единственный выживший - пятилетний внук.
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Domnule presedinte ,va rog permiteti-mi sa construiesc o scoala pentru nepotii mei ."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Elnök úr, kérem, hogy engedje meg nekem, hogy építhessek egy iskolát az unokáimnak!"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Er sagte... ,,Herr Präsident, bitte lassen sie mich eine Schule für meine Enkel errichten."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Gospod Predsednik prosim dovolite mi zgraditi šolo za moje vnuke.
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Herra Presidentti, ole kiltti ja anna minun rakentaa koulu lapsenlapsilleni."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Herr president, låt mig bygga en skola för mina barnbarn."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""각하, 제 손주 녀석들이 다닐 학교를 짓게 해 주십시오."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""M. le Président, permettez-moi construire une école pour mes petits-enfants."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Mnr. President, laat mij alstublieft een school bouwen voor mijn kleinkinderen."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pak presiden, ijinkan aku membangun sekolah untuk anak cucuku."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pane prezidente, prosím, dovolte mi postavit školu pro má vnoučata."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Pán prezident, prosím, dovoľte mi postaviť školu pre moje vnúčatá."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Presidente, mi lasci costruire una scuola per i miei nipoti"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Thưa tổng thổng, xin cho phép tôi được xây dựng một trường học dành cho các cháu của tôi."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Κύριε πρόεδρε, αφήστε με να χτίσω ένα σχολείο για τα εγγόνια μου, σας παρακαλώ
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""Г-н Президент, моля, позволете ми да построя училище за моите внуци."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."Но он отказался от неё и сказал: "Господин Президент, разрешите мне построить школу для моих внуков."
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."".אדוני הנשיא, בבקשה תן לי לבנות בית ספר בשביל נכדים שלי"
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin.""سيدى الرئيس، ارجومن سيادتك السماح لى ببناء مدرسه لأحفادى".
"Sayın Başkanım, lütfen torunlarıma bir okul kurabilmem için izin verin."社団法人 神話学園
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,Bijna een maand later sprak de HERE weer tegen Zijn volk door middel van de profeet Haggaï.
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,I sjunde månaden, på tjuguförsta dagen i månaden, kom HERRENS ord genom profeten Haggai han sade:
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,너는 스알디엘의 아들 유다 총독 스룹바벨과 여호사닥의 아들 대제사장 여호수아와 남은 백성에게 고하여 이르라
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,Měsíce sedmého, dvadcátého prvního dne téhož měsíce, stalo se slovo Hospodinovo skrze Aggea proroka, řkoucí:
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,אמר נא אל זרבבל בן שלתיאל פחת יהודה ואל יהושע בן יהוצדק הכהן הגדול ואל שארית העם לאמר׃
‹‹Şealtielin torunu Yahuda Valisi Zerubbabile, Yehosadak oğlu Başkâhin Yeşuya ve sürgünden dönen halka de ki,كلم زربابل بن شألتيئيل والي يهوذا ويهوشع بن يهوصادق الكاهن العظيم وبقية الشعب قائلا