torun ile cümle
torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsa만약 손녀딸이 밖에서 그 이름으로 불리울 때 자기가 빈 라덴의 뜻을 받아 그렇게 했다고 생각될까 봐
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsaהוא חשש שאם יקרא לה בשם זה, במיוחד מחוץ לבית, בפומבי,
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsaأحس بالقلق أنه إذا دعاها بهذا الاسم خصوصاً خارج المنزل، في الخارج أمام الناس
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsa特に公共の場に出ている時にそうすれば ビン・ラディンの意味する「ジハード」の 支持者かと思われると 心配していました
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Asta e summum bonum (binele suprem) al nostru. Nu este să creștem numărul de nepoți pe care-i avem .
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.C'est notre summum bonum. Ce n'est pas d'augmentez le nombre de nos petits-enfants.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Det är vad vårt högsta goda. Det är inte att få så många barnbarn som möjligt.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Dit is ons hoogste goed. Het is ons aantal kleinkinderen niet aan het maximaliseren.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Este es nuestro summum bonum. No es maximizar la cantidad de nietos que uno tiene.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Ez a mi legfőbb jónk. Nem unokáink számának maximalizálásáról szól.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Isso é o nosso 'summum bonum'. Não é maximizar o número de netos que temos.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.우리가 가장 높이 떠받드는 것은 아이디어 입니다. 손주를 최대한 많이 두는 것이 아니지요.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Questo è ora il nostro summum bonum. Non cerchiamo più di aver più nipoti possibile.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Sie sind unser Summum Bonum. Es geht nicht mehr darum, möglichst viele Enkel zu haben.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.To je sedaj naš summum bonum (najvišje dobro). To ni več maksimiziranje števila vnukov.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.To jest właśnie nasze summum bonum. Nie jest to maksymalizowanie liczby naszych wnuków.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Toto je naše nejvyšší dobro. Není to maximalizace počtu našich potomků.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Αυτό είναι το "ύψιστο αγαθό" της ζωής μας. Δεν είναι να κάνουμε όσο πιο πολλά εγγόνια.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Они стали нашим "высшим благом", заместив максимизацию числа внуков.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Това е нашата висша цел. Не е да имаме максимално много внуци.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.זהו הערך העליון בחיינו, ולא שיהיו לנו נכדים רבים ככל האפשר.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.هذا هو أفضل (أشرف) الأعمال. ليس بإنجاب أكبر عدد من الأحفاد.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.それは 孫の数を増やす事ではないのです これは大きな生物学的影響を及ぼします
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.A última vez que estiveram na presença de um bebé — esta é a minha neta, Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Das letzte Mal, als Sie ein Baby gesehen haben -- Das ist übrigens meine Enkeltochter Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.De laatste keer dat je een baby zag - dit is mijn kleindochter Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Gdy ostatnio byliście w towarzystwie noworodka... To akurat moja wnuczka Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.여러분이 아기였던 그 때-- 그런데 제 손녀 미트라군요
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.La dernière fois que vous étiez en présence d'un bébé -- ceci est ma petite fille Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.L'ultima volta che siete stati vicino ad un bambino - questa è mia nipote Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Trước đây, khi bạn còn là một đứa trẻ... như cháu gái tôi, Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Ultima dată când ai stat lângă un bebeluș -- ea este chiar nepoata mea, Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Востаннє, коли ви перебували біля дитини -- це моя онука, Мітра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Когда вы последний раз были в присутствии ребенка -- это моя внучка Митра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Последния път, когато сте били в присъствието на бебе... това случайно е внучката ми Митра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.בפעם האחרונה בה הייתם ליד תינוק - זאת במקרה הנכדה שלי מיטרה.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.آخر مرة كنت في حضرة طفل -- هذه حفيدتي ميترا.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.これは私の孫のミトラです 素晴らしいでしょう?
Epigenetik bilgiler, pek tabii, kadınlardan kızlarına ve torunlarına da aktarılabilir.もちろん 女性からも娘へ そして孫娘へと 遺伝していきます
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;에서가 가나안 여인 중 헷 족속 중 엘론의 딸 아다와 히위 족속 중 시브온의 딸 아나의 소생 오홀리바마를 자기 아내로 취하고
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;עשו לקח את נשיו מבנות כנען את עדה בת אילון החתי ואת אהליבמה בת ענה בת צבעון החוי׃
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;اخذ عيسو نساءه من بنات كنعان. عدا بنت إيلون الحثّي وأهوليبامة بنت عنى بنت صبعون الحوّي.
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;以 掃 娶 迦 南 的 女 子 為 妻 、 就 是 赫 人 以 倫 的 女 兒 亞 大 、 和 希 未 人 祭 便 的 孫 女 、 亞 拿 的 女 兒 阿 何 利 巴 瑪
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;以 掃娶 迦南 的 女子 為妻 、 就 是 赫人 以倫 的 女兒 亞大 、 和 希 未 人 祭 便 的 孫女 、 亞拿 的 女 兒阿 何利 巴瑪
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Meu neto ainda estava dormindo quando estávamos sendo despejados.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mi nieto estaba dormido cuando vinieron a desalojarnos.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mio nipote stava ancora dormendo quando siamo stati sfrattati.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mon petit-fils dormait encore quand ils nous ont expulsés.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Nepotul meu încă dormea când am fost evacuați.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.كان حفيدي لا يزال نائماً عندما تم إخراجنا.
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.A ieşit recent cu o carte minunată numită "Furtunile nepoţilor mei".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Baru - baru ini dia menulis sebuah buku berjudul "Storms of My Grandchildren." (Badai Cucu - cucu Saya"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Er hat kürzlich ein wunderbares Buch geschrieben, mit dem Titel "Storms of My Grandchildren".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Han har nyligen kommit ut med en fantastisk bok som heter "Storms of My Grandchildren".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Han udgav for nylig en vidunderlig bog, der hedder "Storms of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Hij heeft pas een prachtig boek uitgebracht,
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Il a sorti un livre magnifique récemment appelé "Storms of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Nedávno mu vyšla skvělá kniha s názvem "Bouře mých vnoučat" (Storms of My Grandchildren).
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Nemrégen adott ki egy csodálatos könyvet "Az unokáim viharai" címmel.
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Ông xuất bản 1 cuốn sách rất hay mới đây có tựa đề " Các cơn bão cho thế hệ sau"