En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Ultima dată când ai stat lângă un bebeluș -- ea este chiar nepoata mea, Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Востаннє, коли ви перебували біля дитини -- це моя онука, Мітра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Когда вы последний раз были в присутствии ребенка -- это моя внучка Митра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Последния път, когато сте били в присъствието на бебе... това случайно е внучката ми Митра.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.בפעם האחרונה בה הייתם ליד תינוק - זאת במקרה הנכדה שלי מיטרה.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.آخر مرة كنت في حضرة طفل -- هذه حفيدتي ميترا.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.これは私の孫のミトラです 素晴らしいでしょう?
Epigenetik bilgiler, pek tabii, kadınlardan kızlarına ve torunlarına da aktarılabilir.もちろん 女性からも娘へ そして孫娘へと 遺伝していきます
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;에서가 가나안 여인 중 헷 족속 중 엘론의 딸 아다와 히위 족속 중 시브온의 딸 아나의 소생 오홀리바마를 자기 아내로 취하고
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;עשו לקח את נשיו מבנות כנען את עדה בת אילון החתי ואת אהליבמה בת ענה בת צבעון החוי׃
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;اخذ عيسو نساءه من بنات كنعان. عدا بنت إيلون الحثّي وأهوليبامة بنت عنى بنت صبعون الحوّي.
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;以 掃 娶 迦 南 的 女 子 為 妻 、 就 是 赫 人 以 倫 的 女 兒 亞 大 、 和 希 未 人 祭 便 的 孫 女 、 亞 拿 的 女 兒 阿 何 利 巴 瑪
Esav şu Kenanlı kızlarla evlendi: Hititli Elonun kızı Âda; Hivli Sivonun torunu, Ânanın kızı Oholivama;以 掃娶 迦南 的 女子 為妻 、 就 是 赫人 以倫 的 女兒 亞大 、 和 希 未 人 祭 便 的 孫女 、 亞拿 的 女 兒阿 何利 巴瑪
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Meu neto ainda estava dormindo quando estávamos sendo despejados.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mi nieto estaba dormido cuando vinieron a desalojarnos.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mio nipote stava ancora dormendo quando siamo stati sfrattati.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Mon petit-fils dormait encore quand ils nous ont expulsés.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.Nepotul meu încă dormea când am fost evacuați.
Evden atılırken torunum hala uykudaydı.كان حفيدي لا يزال نائماً عندما تم إخراجنا.
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."Πάμε.
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."لنذهب
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Aku dengar dia adalah cucu dari Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Am auzit ca a fost cu nepoata Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ho sentito che é la nipote di Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ich habe gehört, dass sie die Enkelin von Windy Media sei.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ik hoorde dat ze de kleindochter is van de eigenaar van de Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.JAg hörde att det var barnbarnet till Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.J'ai entendu dire que c'était la petite fille de <i>Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Mình nghe bảo đó là cháu gái tập đoàn truyền thông Windy.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Slišala sem, da je Windy Medieva vnukinja.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Słyszałam że jest wnuczką Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Άκουσα ότι ήταν η εγγονή του προέδρου των ΜΜΕ Γουίντι.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Слышала, она внучка Винди Медиа.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.שמעתי שהיא הנכדה של המשקיען
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.سمعت بإنها حفيدة شركة ويندي للإعلام
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.ああ
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Azt hiszem a legtöbbünk még láthat ebből valamit, és az unokáink már részesei lesznek mindennek.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Cred că majoritatea din noi vom prinde o privire la asta, şi nepoţii noştri chiar vor începe să trăiască asta.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Je pense que la plupart d'entre nous vont le voir arriver, et que nos petits-enfants vont le vivre.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.여기 계신분들도 대충 맛은 보고 가실겁니다. 우리 손자 손녀들은 그 안에서 살게 될겁니다.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Myślę, że większość z nas tego doświadczy, a nasze wnuki, będą z tym żyły na codzień.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Pienso que la mayoría de nosotros vamos a darle un vistazo, y nuestros nietos van a comenzar a vivirlo.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Νομίζω ότι οι περισσότεροι από εμάς θα το δούμε, και τα εγγόνια μας θα αρχίσουν να το ζούν.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.И я думаю, это произойдет не через 1000 лет. а на наших глазах наши внуки будут жить этим
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Смятам, че повечето от нас ще го зърнат, а нашите внуци ще започнат да живеят с него.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.אני חושב שרובינו נזכה למבט חטוף, ושנכדינו עומדים לחיות את זה.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.أعتقد أن معظمنا سوف يلقى نظره عليها , وأن أحفادنا سوف يبدأون معايشتها .
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.孫の世代はそんな中を生きていくと考えています ホモ・エボルタスは 前に述べた3つのトレンドを合わせることで
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Không ạ, tự cháu đã dàn xếp xong với cháu gái của ngài rồi.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.아뇨 선녀딸님 본인 얘기했습니다
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Ne, z vašo vnukinjo sva že uredila stvari.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Nu.Am rezolvat problemele cu nepoata ta personal
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Tidak, saya sudah menyelesaikan masalahnya dengan cucu anda sendiri.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim..לא, סידרתי את העניין עם הנכדה שלך בעצמי
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.لا . لقد حللت المسألة مع حفيدتك بنفسي
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.今日は 仕事の話で伺いました
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""De ce ți-ai numit nepoata Jihad?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Pourquoi avez-vous appeler votre petite-fille Djihad ?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?"Proč jsi pojmenoval svou vnučku Džihád?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Varför gav du din dotterdotter namnet Jihad?