torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Opublikował niedawno wspaniałą książkę zatytułowaną "Storm of My Grandchildren."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Recentemente ha scritto un bellissimo libro intitolato "Tempeste dei miei nipoti"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Εξέδωσε ένα θαυμάσιο βιβλίο πρόσφατα που ονομάζεται "Καταιγίδες των Εγγονιών μου"
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Наскоро излезе чудесна негова книга, озаглавена "Бури на моите внуци".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.Недавно он написал прекрасную книгу, "Бури времён моих внуков".
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.הוא פרסם לאחרונה ספר נפלא בשם "העולם שאותיר לנכדי" (תרגום חופשי - במקור: "Storms of My Grandchildren").
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.لقد نشر كتاباً رائعاً مؤخراً يسمي " عواصف أحفادي."
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.という素晴らしい本を書いた ハンセンはこの問題に精力的に取り組んでいる
Geçenlerde, "Torunlarımın Fırtınaları" adını verdiği mükemmel bir kitap çıkarttı.그 분이 최근 훌륭한 책 한 권을 출간했는 데 '후손에게 닥칠 폭풍우' 입니다. (譯者註: 원제『Storms of My Grandchildren』,출판사 Bloomsbury)
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."Πάμε.
Gidelim. "Prenses Lee Seol'un son skandalı" "Dae Han Grup'un Başkanı Park Dong Jae'nin torunu..."لنذهب
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Aku dengar dia adalah cucu dari Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Am auzit ca a fost cu nepoata Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ho sentito che é la nipote di Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ich habe gehört, dass sie die Enkelin von Windy Media sei.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Ik hoorde dat ze de kleindochter is van de eigenaar van de Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.JAg hörde att det var barnbarnet till Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.J'ai entendu dire que c'était la petite fille de <i>Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Mình nghe bảo đó là cháu gái tập đoàn truyền thông Windy.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Slišala sem, da je Windy Medieva vnukinja.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Słyszałam że jest wnuczką Windy Media.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Άκουσα ότι ήταν η εγγονή του προέδρου των ΜΜΕ Γουίντι.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.Слышала, она внучка Винди Медиа.
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.שמעתי שהיא הנכדה של המשקיען
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.سمعت بإنها حفيدة شركة ويندي للإعلام
Hae Ra'nın Windy Media şirketinin sahibinin torunu olduğunu duydum.ああ
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Azt hiszem a legtöbbünk még láthat ebből valamit, és az unokáink már részesei lesznek mindennek.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Cred că majoritatea din noi vom prinde o privire la asta, şi nepoţii noştri chiar vor începe să trăiască asta.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Je pense que la plupart d'entre nous vont le voir arriver, et que nos petits-enfants vont le vivre.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.여기 계신분들도 대충 맛은 보고 가실겁니다. 우리 손자 손녀들은 그 안에서 살게 될겁니다.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Myślę, że większość z nas tego doświadczy, a nasze wnuki, będą z tym żyły na codzień.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Pienso que la mayoría de nosotros vamos a darle un vistazo, y nuestros nietos van a comenzar a vivirlo.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Νομίζω ότι οι περισσότεροι από εμάς θα το δούμε, και τα εγγόνια μας θα αρχίσουν να το ζούν.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.И я думаю, это произойдет не через 1000 лет. а на наших глазах наши внуки будут жить этим
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.Смятам, че повечето от нас ще го зърнат, а нашите внуци ще започнат да живеят с него.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.אני חושב שרובינו נזכה למבט חטוף, ושנכדינו עומדים לחיות את זה.
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.أعتقد أن معظمنا سوف يلقى نظره عليها , وأن أحفادنا سوف يبدأون معايشتها .
Hatta çoğumuz onlara bir göz atma fırsatı bulacağız, torunlarımızsa onlarla yaşamaya başlayacaklar.孫の世代はそんな中を生きていくと考えています ホモ・エボルタスは 前に述べた3つのトレンドを合わせることで
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Không ạ, tự cháu đã dàn xếp xong với cháu gái của ngài rồi.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.아뇨 선녀딸님 본인 얘기했습니다
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Ne, z vašo vnukinjo sva že uredila stvari.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Nu.Am rezolvat problemele cu nepoata ta personal
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.Tidak, saya sudah menyelesaikan masalahnya dengan cucu anda sendiri.
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim..לא, סידרתי את העניין עם הנכדה שלך בעצמי
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.لا . لقد حللت المسألة مع حفيدتك بنفسي
Hayır efendim. Aslına bakarsanız torununuzla aramızdaki meseleyi hallettim.今日は 仕事の話で伺いました
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""De ce ți-ai numit nepoata Jihad?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Pourquoi avez-vous appeler votre petite-fille Djihad ?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?"Proč jsi pojmenoval svou vnučku Džihád?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Varför gav du din dotterdotter namnet Jihad?
Her seferinde aynı sorular ile karşılaşıyordu: "Neden torununun ismini Cihad koydun?""Защо си кръстил дъщеря си Джихад?
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Ich wusste nicht, dass sie mit zwei Enkelkindern kommen würde.
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Ik wist niet dat je met twee kleinkinderen zou zijn.
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.손자를 둘이나 데리고 올 줄은 몰랐어요
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Nevěděl jsem, že tu budeš se dvěma vnoučaty.
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Nie wiedziałem, że przyjdziesz z wnukami.
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.No sabía que ella estaría ahí con dos nietos
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Saya tidak tahu kalau kamu datang dengan dua orang anak
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Не знаех, че ще ми доведеш и двама внука.
İki torunumla birlikte geldiğini bilmiyordum.Я не думал, что ты придешь сюда с двумя внуками

İlgili Sayfalar