Ana içeriğe geç
Sözlük

torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunları다가오는 150년 동안 이런 것을 해낼 수 있다면, 여러분들의 손자의 손자들은
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıNếu chúng ta có thể làm trong vòng 150 năm tới
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıWenn wir die nächsten 150 Jahre überstehen können, denke ich, dass unsere Ur-Urenkel
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıΕάν μπορέσουμε να επιβιώσουμε τα επόμενα 150 χρόνια,
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıאם נוכל לשרוד את 150 השנים הבאות אני חושב שנכדי הנכדים שלכם
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıاذا أستطعنا فعل ذلك خلال ال 150 عاماً القادمة أعتقد أن أحفاد أحفاد أطفالنا
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunları皆さんの孫の孫たちは マルサスなど知らずにいるでしょう
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturAk ho neušetríme, vnúčatám nič z neho nezostane.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturCo zostanie dla wnuków, gdy nie będziemy go chronić?
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturDet finns ingenting för barnbarnen om du inte sparar.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturEr is niks over voor het kleinkind als je niet wat bewaart.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturFür die Enkel bleibt nichts übrig, wenn man nicht spart.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturIl ne restera rien pour les petits-enfants si vous ne le préservez pas.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturI nostri nipoti non avranno nulla se non salviamo le risorse di oggi.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yoktur만약 저희가 절약을 안한다면 손자줄게 아무것도 없죠.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNão há nada para o neto se não pouparem.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNic nezbude pro vnoučata, pokud nebudeme šetřit.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNo hay nada para el nieto si no lo preservas.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNu va mai fi nimic pentru nepoti daca nu salvam ceva.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturSẽ không còn gì cho thế hệ cháu của bạn nếu bạn không gìn giữ.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturSemmi sem marad az unokáknak, ha nem vigyázunk.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturTidak ada apapun untuk cucu kita jika tidak menyelamatkannya.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturΔεν θα υπάρχει τίποτα για το εγγόνι εάν δεν τα προφυλάξουμε.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturВедь внукам ничего не останется, если мы не сбережём то, что есть.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturНяма да има нищо за правнуците, ако не я пазим.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturОнукам нічого не дістанеться, якщо його не зберегти.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturאין שום דבר לנכד אם אתה לא חוסך עבורו
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturإذا لم تنقذها ,فإنك لن تترك شيئا لأحفادك.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturしかし、何が重要な目標なのでしょうか?
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsa만약 손녀딸이 밖에서 그 이름으로 불리울 때 자기가 빈 라덴의 뜻을 받아 그렇게 했다고 생각될까 봐
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsaהוא חשש שאם יקרא לה בשם זה, במיוחד מחוץ לבית, בפומבי,
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsaأحس بالقلق أنه إذا دعاها بهذا الاسم خصوصاً خارج المنزل، في الخارج أمام الناس
Eğer torununu dışarıda ve insanların içinde bu isimle çağırırsa特に公共の場に出ている時にそうすれば ビン・ラディンの意味する「ジハード」の 支持者かと思われると 心配していました
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Asta e summum bonum (binele suprem) al nostru. Nu este să creștem numărul de nepoți pe care-i avem .
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.C'est notre summum bonum. Ce n'est pas d'augmentez le nombre de nos petits-enfants.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Det är vad vårt högsta goda. Det är inte att få så många barnbarn som möjligt.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Dit is ons hoogste goed. Het is ons aantal kleinkinderen niet aan het maximaliseren.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Este es nuestro summum bonum. No es maximizar la cantidad de nietos que uno tiene.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Ez a mi legfőbb jónk. Nem unokáink számának maximalizálásáról szól.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Isso é o nosso 'summum bonum'. Não é maximizar o número de netos que temos.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.우리가 가장 높이 떠받드는 것은 아이디어 입니다. 손주를 최대한 많이 두는 것이 아니지요.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Questo è ora il nostro summum bonum. Non cerchiamo più di aver più nipoti possibile.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Sie sind unser Summum Bonum. Es geht nicht mehr darum, möglichst viele Enkel zu haben.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.To je sedaj naš summum bonum (najvišje dobro). To ni več maksimiziranje števila vnukov.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.To jest właśnie nasze summum bonum. Nie jest to maksymalizowanie liczby naszych wnuków.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Toto je naše nejvyšší dobro. Není to maximalizace počtu našich potomků.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Αυτό είναι το "ύψιστο αγαθό" της ζωής μας. Δεν είναι να κάνουμε όσο πιο πολλά εγγόνια.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Они стали нашим "высшим благом", заместив максимизацию числа внуков.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.Това е нашата висша цел. Не е да имаме максимално много внуци.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.זהו הערך העליון בחיינו, ולא שיהיו לנו נכדים רבים ככל האפשר.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.هذا هو أفضل (أشرف) الأعمال. ليس بإنجاب أكبر عدد من الأحفاد.
En önemli yol göstericimiz bu oldu-- torunlarımızın sayısını maksimize etmek değil.それは 孫の数を増やす事ではないのです これは大きな生物学的影響を及ぼします
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.A última vez que estiveram na presença de um bebé — esta é a minha neta, Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Das letzte Mal, als Sie ein Baby gesehen haben -- Das ist übrigens meine Enkeltochter Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.De laatste keer dat je een baby zag - dit is mijn kleindochter Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Gdy ostatnio byliście w towarzystwie noworodka... To akurat moja wnuczka Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.여러분이 아기였던 그 때-- 그런데 제 손녀 미트라군요
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.La dernière fois que vous étiez en présence d'un bébé -- ceci est ma petite fille Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.L'ultima volta che siete stati vicino ad un bambino - questa è mia nipote Mitra.
En son bir bebekle aynı ortamda olduğunuzda -- bu benim torunum Mitra için de geçerli.Trước đây, khi bạn còn là một đứa trẻ... như cháu gái tôi, Mitra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
torun ile cümle - Sayfa 26 - torun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App