torun ile cümle

torun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha fazla torun yardımcı oldu.Meer kleinkinderen hielpen me daarbij.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Mehr Enkel halfen mir dabei.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Os meus netos ajudaram-me.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Pomohla mi v tom další vnoučata.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Sprawiły to kolejne wnuki.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Uudet lastenlapset auttoivat jaksamaan.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Περισσότερα εγγόνια με βοήθησαν στην πορεία.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Други внуци ми помогнаха по пътя.
Daha fazla torun yardımcı oldu.Мне помогли внуки.
Daha fazla torun yardımcı oldu.עוד נכדים עזרו לי בדרך.
Daha fazla torun yardımcı oldu.أحفاد أكثر ساعدوني على طول المسار.
Daha fazla torun yardımcı oldu.孫のジェイクは非常に
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Em yêu!
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Správně, můj prazeť by mi měl nalít.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Très bien grand-père.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.Да, зетят трябва да ми налее една чашка.
Doğru. Torunum bana içki koymalı.حسناً. حفيدي النسيب يجب أن يصبّ لي شراب
Dün, beni arayıp seni övdü. Bir torunu var. Bana senin bir ara onunla buluşup buluşamayacağını sordu.Дай да погледна.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.A spus ca ar fi o risipa sa-si casatoreasca nepoata cu un oarecare.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Dia mengatakan bahwa akan sia-sia menikahkan cucunya dengan orang lain.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Er hat gesagt,es wäre eine Verschwendung seine Enkelin einfach einen anderen zu verheiraten.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ha detto che sarebbe uno spreco dare in matrimonio la sua nipote a qualunque.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Han pratade om hur det vore bortkastad att gifta bort hans barnbarn till bara vem som helst.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Hij zei dat het een verspilling zou zijn om zijn kleindochter met zomaar iemand te laten trouwen.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Il a dit qu'il serait dommage de marier sa petite-fille à n'importe qui.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Ông ấy nói sẽ thật phí hoài nếu gả cháu gái cho người bình thường nào đấy.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Λέει πως θα είναι κρίμα να παντρέψει την εγγονή του με τον οποιονδήποτε.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Он говорил, что выдать его внучку замуж за кого-то просто так - пустая трата.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.Сърдечния ти ритъм също е високо.
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.لقد كان يقول كم سيكون الامر مضيعة إذا زوج حفيدته إلى أى شخص
Durmadan torununu herhangi biriyle evlendirmenin ne kadar yazık olacağını söyleyip duruyordu.我が社は ユン会長の支援が 必要な立場におりますので
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunları다가오는 150년 동안 이런 것을 해낼 수 있다면, 여러분들의 손자의 손자들은
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıNếu chúng ta có thể làm trong vòng 150 năm tới
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıWenn wir die nächsten 150 Jahre überstehen können, denke ich, dass unsere Ur-Urenkel
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıΕάν μπορέσουμε να επιβιώσουμε τα επόμενα 150 χρόνια,
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıאם נוכל לשרוד את 150 השנים הבאות אני חושב שנכדי הנכדים שלכם
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunlarıاذا أستطعنا فعل ذلك خلال ال 150 عاماً القادمة أعتقد أن أحفاد أحفاد أطفالنا
Eğer 150 yıl ayakta kalmayı başarırsak, tahminimce torunlarınızın torunları皆さんの孫の孫たちは マルサスなど知らずにいるでしょう
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturAk ho neušetríme, vnúčatám nič z neho nezostane.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturCo zostanie dla wnuków, gdy nie będziemy go chronić?
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturDet finns ingenting för barnbarnen om du inte sparar.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturEr is niks over voor het kleinkind als je niet wat bewaart.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturFür die Enkel bleibt nichts übrig, wenn man nicht spart.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturIl ne restera rien pour les petits-enfants si vous ne le préservez pas.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturI nostri nipoti non avranno nulla se non salviamo le risorse di oggi.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yoktur만약 저희가 절약을 안한다면 손자줄게 아무것도 없죠.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNão há nada para o neto se não pouparem.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNic nezbude pro vnoučata, pokud nebudeme šetřit.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNo hay nada para el nieto si no lo preservas.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturNu va mai fi nimic pentru nepoti daca nu salvam ceva.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturSẽ không còn gì cho thế hệ cháu của bạn nếu bạn không gìn giữ.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturSemmi sem marad az unokáknak, ha nem vigyázunk.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturTidak ada apapun untuk cucu kita jika tidak menyelamatkannya.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturΔεν θα υπάρχει τίποτα για το εγγόνι εάν δεν τα προφυλάξουμε.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturВедь внукам ничего не останется, если мы не сбережём то, что есть.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturНяма да има нищо за правнуците, ако не я пазим.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturОнукам нічого не дістанеться, якщо його не зберегти.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturאין שום דבר לנכד אם אתה לא חוסך עבורו
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturإذا لم تنقذها ,فإنك لن تترك شيئا لأحفادك.
Eğer korumazsanız torununuz için hiç birşey yokturしかし、何が重要な目標なのでしょうか?

İlgili Sayfalar