Bizim 13 tane torunumuz var.We have 13 grandchildren.
Tom, John Jackson'ın büyük-büyük torunudur.Tom is the great-great-grandson of John Jackson.
Torunlarım nerede?Where are my grandchildren?
Tom, torunu için bazı oyuncaklar yaptı.Tom made some toys for his grandson.
Tom'un torunu bazı oyuncaklar yaptı.Tom made his grandson some toys.
Farelerin torunları yoktur.Mice don't have grandchildren.
Torunum karımı dinliyor.My granddaughter is listening to my wife.
Torunum bu yıl okula başladı.My grandchildren attend this school.
Torunlarım Boston'da yaşıyor.My grandkids live in Boston.
Torunlardan gelen mektuplar mutluluk kaynağıdır.Letters from grandchildren are a source of delight.
Kate'in kız torununun ağaçlar arasında çalışması gerekiyordu.Kate's granddaughter needed to study among the trees.
Üç tane güzel kız torunum var.I have three beautiful granddaughters.
Ne zaman torunumu tekrar görebilirim?When can I see my grandchild again?
Torunlarınız adına ormanları kurtarın.On behalf of your grandchildren, save the forests!
Romulus Numitor'un torunuydu.Romulus was the grandson of Numitor.
Erkek torunum beni davet etmek için aradı.My grandson called to invite me over.
Bir gün bunu torunlarımla paylaşmak istiyorum.I want to share this with my grandchildren one day.
Kız torunumun düğününde dans etmek istiyorum.I want to dance at my granddaughter's wedding.
Çiftliğimi torunlarıma bırakmak istiyorum.I want to leave my farm to my grandchildren.
Torunlarımız bunu sevecek.Our grandchildren will love it.
Torunumuz iki gün önce doğdu.Our granddaughter was born two days ago.
Tom ve Mary torunlarına Noel için bisiklet satın aldı.Tom and Mary bought their grandson a bike for Christmas.
Tom'un torunlarının hiçbir şeyleri yoktu.Tom's grandchildren got nothing.
Tom ve Mary'nin bir erkek torunu ve üç kız torunu var.Tom and Mary have one grandson and three granddaughters.
Bir oğlan torunum ve üç kız torunum var.I have a grandson and three granddaughters.
O, Julius Caesar'ın torunu.He was a descendant of Julius Caesar.
Mary, Tom'un en küçük torunuydı.Mary was Tom's youngest granddaughter.
Benim iki torunum var.I have two grandchildren.
Üç tane torunum var.I have three grandchildren.
Onun torunu Hollanda'da yaşıyor.Her grandchild lives in the Netherlands.
Onların torunu Hollanda'da yaşıyor.Their grandchild lives in the Netherlands.
Torun istiyorum.I want grandkids.
Yaşlı adama erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his grandson.
Yaşlı adama kız torunu tarafından eşlik edildi.The old man was accompanied by his granddaughter.
Yaşlı kadına erkek torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandson.
Yaşlı kadına kız torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her granddaughter.
Yaşlı kadına torunu tarafından eşlik edildi.The old woman was accompanied by her grandchild.
Tom'un torunları, doğuştan gelen figürlerle oynamaktaydı.Tom's grandchildren were playing with the nativity set figures.
Büyük-büyük-büyük torununun doğumuna kadar ilk kim yaşıyor olacak?Who will be the first to live until the birth of his great-great-great-grandson?
Çocuğun çocuğu torundur.The child of a child is a grandchild.
Bir çocuğun oğlu erkek torundur.The son of a child is a grandson.
Bir çocuğun kızı bir kız torundur.The daughter of a child is a granddaughter.
Torunlar, bazı şeylerin, çocuk sahibi olmaktan geldiğinin kanıtıdır.Grandchildren are proof that some good comes from having children.
Tom torunlarına çok para bıraktı.Tom left his grandchildren a lot of money.
Tom'un bir kızı ve üç torunu var.Tom has one daughter and three grandchildren.
Tom komşumun torunu.Tom is my neighbor's grandson.
Tom ve Mary'nin birkaç torunu var.Tom and Mary have several grandchildren.
Tom'un Mary'nin torunu olduğunu bilmiyor muydunuz?Didn't you know Tom was Mary's grandson?
Tom'un üç torunu var.Tom has three granddaughters.
Tom'un Boston'da erkek torunu var.Tom has a grandson in Boston.
Tom'un Mary'nin torunu olduğunu biliyor muydunuz?Did you know Tom was Mary's grandson?
Tom ve Mary'nin üç torunu var.Tom and Mary have three grandsons.
Tom, Mary'nin tek torunu değil.Tom isn't Mary's only grandchild.
Tom, Mary'nin tek torunudur.Tom is Mary's only grandchild.
Tom ve Mary'nin torunlarınız olduklarını bilmiyordum.I didn't know Tom and Mary were your grandchildren.
Üç tane torunumuz var.We have three grandchildren.
Boston'da bir torunum var.I have a grandson in Boston.
Sami torunları ile oynadı.Sami played with his grandchildren.
Sami her zaman torunlarının etrafında olmak istemişti.Sami always wanted to be around his grandchildren.
Sami, Leyla'nın ilk torunuydu ve onu çok seviyordu.Sami was Layla's first grandchild and she adored him.