toprağı ile cümle

toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Thijssen bu bölgeyi güvertedeki en yüksek orunlu memura atfen "Pieter Nuyts Toprağı" olarak adlandırmıştır.Il appela l'île "Pieter Nuyts Land", du nom de l'officier le plus gradé à bord.
Halk, kendi ihtiyacı için toprağı ekip biçmeye devam etmektedir.Son père le met alors en demeure de subvenir lui-même à ses besoins.
Toprağın mülkiyeti devlete ait olmakla beraber, 99 yıllığına sembolik bir rakamla köylüye kiraya verilir.Les propriétaires achètent l'emplacement sur l'eau pour une durée de 99 ans.
Bağımsızlık günü: yok (Avustralya'nın bağımlı toprağıdır.)Nul n'est une île: Solidarité Haïti.
Kraliyet kolonisi olarak kurulup, sonradan 1981 yılında Britanya Denizaşırı Toprağı olarak ilan edildi.Le statut de colonie est transformé en 1981 en celui de Territoire britannique d'outre-mer.
Toprağın %70'i hâlâ keşfedilmemiş ormanlardan oluşur.Environ 40 % des stocks sont constitués de ressources non découvertes.
Bu insanların beslenmesi için de daha çok toprağın işlenmesi gerekliydi.Il était urgent de réunir les subsistances nécessaires pour nourrir ce surcroît de population.
Guam Toprağı 188.Territorio de Guam 188.
Toprağın herkese meyvelerin zenginliğini sunuyor.Su suelo da a todos la riqueza de sus frutos.
Arka ayaklarda toprağı kazmaya yarayan kazıcı bir çıkıntı (metatarsal tüberkül) bulunur.Los que aparecen detrás de él sostienen un pendum (bastón de mango curvado).
Bu yüzden toprağın sahipleri olarak kendilerine sahibü'l arz da denilmiştir.Así fue en verdad como se hizo la creación de la tierra: - ¡Tierra!, dijeron, y al instante fue hecha.
Bir kısmımız nasıl yanmış, nasıl lanetlenmiş olmalı ki, Böyle bir tohum toprağında solmuş...Cómo quemado, ¿cómo debe esta arruinada nuestra parte, Si semilla como esta se secará en su suelo. ...
Nasıl okuyabiliriz RAB'bin ezgisini El toprağında?¿Cómo haremos para ser invocados para ser recordados sobre la tierra?
Manş Adaları II. Dünya Savaşı esnasında Almanlar tarafından işgal edilen tek Büyük Britanya toprağıydı.Durante la Segunda Guerra Mundial las islas serían la única porción de suelo británico ocupada por Alemania.
Toprağın Çocukları.Hijos del país.
Daman ve Diu, Hindistan'da bir birlik toprağı.Damán y Diu es un Territorio de la Unión en la India.
1558 - Fransa, İngiltere'nin Kıta Avrupası'ndaki son toprağı olan Calais'yi de ele geçirdi.1558: los franceses recuperan Calais, última posesión británica en el continente.
Ülke toprağını sattır Diyenin de tam tersine!Es el que provee de alimentos al mundo, por ser la tierra misma.
Toprağı sürekli nemli tutulmalıdır.El suelo se debe mantener constantemente húmedo.
Toprağı bereketlidir".La tierra te sea ligera".
Güneşi ve iyi drenajlı toprağı tercih eder.Prefiere el pleno sol y suelo bien drenado.
Ama ister leopar, aslan, çakal veya kuzu olalım kendimizi bu toprağın özü saymaya devam edeceğiz".Pero los leopardos, chacales y ovejas seguiremos considerándonos como la sal de la tierra."
Toprağın her türü bir eşik değerine sahiptir.Toda la región tiene unas características físicas semejantes.
Bu da toprağın kalitesinden ileri gelir.Eso trae la belleza de nuestra tierra.
Benden Selam söyle Anadolu'ya ..Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin ...Y adornan con su don aire A mi tierra Santander.
Mamoudzou, Fransız denizaşırı toprağı Mayotte'nin başkentidir.Mamoudzou es la capital del departamento de ultramar francés de Mayotte en el océano Índico.
Birlik toprağı, Hindistan'da bir tür idari bölümdür.Los territorios de la unión son un tipo de división administrativa de la India.
Cumhuriyetin toprağı 73000 km², nüfusu ise yaklaşık 800,000 idi.Ocupaba una superficie de 73.000 km² y su población era de unos 800.000 habitantes.
Ölüler diyârı (toprağın altı) ile yaşayanlar diyârı (toprağın üstü) arasında dolaşırlar.Rendían culto a los muertos, a quienes colocaban en bóvedas de piedra cubiertas de lajas.
Bitki köklerinin, toprağın derinliklerine gitmesi sağlanır.Confía sus granos a la tierra.
Asıl Kazova (Kazabad) kasabası Tokat şehri toprağında yüzelli akçalık bir kazadır.Es la última estación de la Ciudad de Matsuyama en dirección a las ciudades de Iyo y Yawatahama.
Çiftçilerin yüzde 60'ının iki hektardan az toprağı vardı.Un 63% de las unidades agrícolas tienen una extensión menor a tres hectáreas.
Bu profillerden A: Toprağın işlendiği kısım, yani tarım yapıldığı yerdir.El conjunto minero se compone de: La zona de producción a) La mina.
Durumu daha da kötüye gitmeye ve toprağını kaybetmeye başlar.Aún más sorprendente, Will comienza a perder su estado depresivo.
Gaia: (Toprak Ana) Toprağın ve yeryüzünün tanrıçası.Gaya (tierra): Gaya es la diosa de la tierra.
Üyeleri Amerika kıtasında toprağı bulunan 35 bağımsız ülkedir.Participan en el evento los 35 Estados independientes americanos.
Hepimizi Küçük Asya toprağı sevgiyle doğurdu.Es originaria del Asia Menor.
Bu amaçla belli bir alandaki toprağın yeri alt-üst yapılarak ve birbirine karıştırılarak değiştirilir.De esta manera, se aprende a ponerse en el lugar de otro y a intercambiar roles.
Sevi, Sultandan Mesih olarak tanınma talep etti, ayrıca İsrail toprağının kendisine vermesini de istedi.El Faraón le pidió a Moisés eliminar esta plaga y prometió permitir la libertad de los Israelitas.
Bundaki amaç üretimi arttırmak, toprağın boş kalmasını önlemekti.La idea era fomentar el cultivo e impedir que quedaran tierras de labor abandonadas.
Toprağın yapısı düzelir.Mejora de la estructura del suelo.
Sonra uzandı boylu boyunca tozun toprağın içine, elleriyle çıkarıp kopardı, kirletti saçlarını.Después, fue hacia un terreno pantanoso, hundió las manos y las sacó llenas de barro, raíces y hojas.
Ada kızıl toprağıyla tanınmaktadır.Es conocida por su suelo rojo.
Bu tazminatın miktarı da sembolik miktarlardan toprağın gerçek değerine kadar değişebilir.El peso se obtiene como el inverso de la suma de esas varianzas.
Bu borçlanma birçoğunun toprağını kaybetmesine neden oldu.La toma de este pueblo había costado la pérdida de numerosos hombres.
Bu yüzden ya çok yakın zamanda düşmüş veya uzun süredir toprağın altında bulunuyor olması gerekli.Tienes que recordar que fue hace mucho tiempo y básicamente venía de una zona pobre.
Toprağın bereketi kaçmış, hayvanlar ölmüştür.El terreno se cubrió de hollín y los animales fueron desplazados.
Yiyecek bulmak için toprağı kazarlar, koku alma duyuları çok geliştiğinden böcekleri bulabilirler.Puede reconocer la presencia de otras hembras por el olor.
Tüm karıncalar geceler boyunca toprağı kazıp dururlar.Tontos del culo irrumpían en casa a todas horas de la noche.
Kilise, İngiltere’de toplam beşte bir ile üçte bir arasında bir miktar toprağı elinde bulundurmaktaydı.La Chiesa possedeva a quel momento tra un quinto e un terzo di tutte le terre inglesi.
Biz Toprağı Bilirik!No, conosco il territorio.
Güneşi ve iyi drenajlı toprağı tercih eder.Preferisce il pieno sole ed il terreno ben drenato.
Kıyıya vardıklarında, Dodge bir toprak testi yapar ve toprağın yaşam için yeterli olmadığını açıklar.Una volta approdati a terra, Dodge testa il terreno e dal risultato deduce che non può supportare la vita.
Toprağın Çocukları.I figli del Sud.
Kökün yerleşmesi esnasında hipokotin bir kavis şeklinde toprağı delip çıkarak uzar.Quando la Terra viene distrutta la Guida collassa su sé stessa.
Toprağı temsil eder.Rappresentava la terraferma.
Toprağı bereketlidir".Il capitano è sobrio”.
Diğer bir deyişle ana materyal, oluşacak olan toprağın özelliklerini oldukça önemli bir şekilde etkiler."Grande importanza avrebbe, prima di tutto, stabilire quale capacità ha la terra.
Ruslar, Kafkasya'daki çatışmalarda ciddi miktarda osmanlı toprağı ele geçirmişlerdi.Le forze russe stavano guadagnando ampie fasce del territorio ottomano durante la Campagna del Caucaso.
2003'te "Biz Toprağı Bilirik!" kitabı yayınlanmıştır.Nel 2009 il libro "Sai perché?

İlgili Sayfalar