toprağı ile cümle
toprağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.En materia de alimentos, agua, suelo y clima la historia se repite.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Kisah tentang makanan, air, tanah, dan iklim semuanya masih sama.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.음식, 물, 토지, 기후에 관한 이야기는 모두 거의 같습니다.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.La storia del cibo, dell'acqua, del suolo, del clima è più o meno la stessa.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Những câu chuyện về thức ăn, nước uống, đất đai, khí hậu thì vẫn thế.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Pour ce qui est des denrées alimentaires, de l'eau, du sol, du climat c'est totalement la même chose.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Povestea în privinţa apei, solului, climei este destul de asemănătoare.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Ruoan, veden, maaperän ja ilmaston suhteen tarina on melko samanlainen.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Was Essen, Wasser, Boden, Klima betrifft, so gleichen sich die Geschichten sehr.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.W kwestii żywności, wody, ziemi i klimatu jest bardzo podobnie.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Η κατάσταση στο φαγητό, νερό, έδαφος και κλίμα είναι ακριβώς οι ίδιες.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Историята с храната, водата, почвата, климата е почти същата.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.Та же история с едой, водой и климатом.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.הסיפור של האוכל, המים, האדמה, האקלים כולם דומים.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.قصة الغذاء والماء والتربة والمناخ هي نفسها تماما.
Gıdanın, suyun, toprağın, iklimin hikayeleri aşağı yukarı aynı.大同小異の状況です 実はあきらめて言ったのではありません
Gövdenin yükseldiği toprağın derinliği bir metreye ulaşabilir; yerin onlarca metre üstünde...지상 수백미터 위에 삼나무 가지들이 우거진 곳에는
Gövdenin yükseldiği toprağın derinliği bir metreye ulaşabilir; yerin onlarca metre üstünde...האדמה בצמרת העץ יכולה להגיע למטר עומק,
Gövdenin yükseldiği toprağın derinliği bir metreye ulaşabilir; yerin onlarca metre üstünde...يمكن أن توجد تربة الظلة لغاية متر عمقا،
Gövdenin yükseldiği toprağın derinliği bir metreye ulaşabilir; yerin onlarca metre üstünde...地上何十メートルという高さにあるこの土壌には
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.(21:16) Сила моя иссохла, как черепок; язык мой прильпнул к гортани моей, и Ты свел меня к персти смертной.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.A minha força secou-se como um caco e a língua se me pega ao paladar; tu me puseste no pó da morte.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Jeg er utøst som vann, og alle mine ben skiller sig at; mitt hjerte er som voks, smeltet midt i mitt liv.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.내 힘이 말라 질그릇 조각 같고 내 혀가 잇틀에 붙었나이다 주께서 또 나를 사망의 진토에 두셨나이다
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.min Gane er tør som et Potteskår til Gummerne klæber min Tunge, du lægger mig ned i Dødens Støv.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Mi se usucă puterea ca lutul, şi mi se lipeşte limba de cerul gurii: m'ai adus în ţărîna morţii.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Som rozliaty jako voda; rozstúpily sa všetky moje kosti. Moje srdce je ako vosk; taje v mojich vnútornostiach.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Sức lực tôi khô như miếng gốm, Và lưỡi tôi dính nơi ổ gà; Chúa đã để tôi nằm trong bụi tro sự chết.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Sức_lực tôi khô như miếng gốm , Và lưỡi tôi dính nơi ổ_gà ; Chúa đã để tôi nằm trong bụi tro sự chết .
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.Силата ми изсъхна като черепка, И езикът ми прилепна за челюстите ми; И Ти си ме свел в пръстта на смъртта.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.יבש כחרש כחי ולשוני מדבק מלקוחי ולעפר מות תשפתני׃
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.يبست مثل شقفة قوتي ولصق لساني بحنكي والى تراب الموت تضعني.
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.我 的 精 力 枯 乾 、 如 同 瓦 片 . 我 的 舌 頭 貼 在 我 牙 床 上 . 你 將 我 安 置 在 死 地 的 塵 土 中
Gücüm çömlek parçası gibi kurudu, Dilim damağıma yapışıyor; Beni ölüm toprağına yatırdın.我的 精力 枯乾 、 如同 瓦片 . 我的舌頭貼 在 我 牙床 上 . 你 將 我 安置 在 死地 的 塵土中
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Aconteció después de un tiempo que Caín trajo, del fruto de la tierra, una ofrenda a Jehovah
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Ao cabo de dias trouxe Caim do fruto da terra uma oferta ao Senhor.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.A stalo sa po čase, že Kain doniesol Hospodinovi obetný dar z plodu zeme:
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Au bout de quelque temps, Caïn fit à l`Éternel une offrande des fruits de la terre;
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Beberapa waktu kemudian Kain mengambil sebagian dari panenannya lalu mempersembahkannya kepada TUHAN
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Da nogen tid var gått, hendte det at Kain bar frem for Herren et offer av jordens grøde.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Dopo un certo tempo, Caino offrì frutti del suolo in sacrificio al Signore
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.După o bucată de vreme, Cain a adus Domnului o jertfă de mîncare din roadele pămîntului.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Es begab sich nach etlicher Zeit, daß Kain dem HERRN Opfer brachte von den Früchten des Feldes;
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.I stało się po wielu dni, iż przyniósł Kain z owocu ziemi ofiarę Panu.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Ja jonkun ajan kuluttua tapahtui, että Kain toi maan hedelmistä uhrilahjan Herralle;
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.세월이 지난 후에 가인은 땅의 소산으로 제물을 삼아 여호와께 드렸고
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Lõn pedig idõ multával, hogy Kain ajándékot vive az Úrnak a föld gyümölcsébõl.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Nogen Tid efter bragte Kain HERREN en Offergave af Jordens Frugt,
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Och efter någon tid hände sig att Kain av markens frukt bar fram en offergåva åt HERREN.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Po mnohých pak dnech stalo se, že obětoval Kain z úrody zemské obět Hospodinu.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Vả , cách ít_lâu , Ca-in dùng thổ_sản làm của lễ dâng cho Ðức_Giê - hô-va .
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Vả, cách ít lâu, Ca-in dùng thổ sản làm của lễ dâng cho Ðức Giê-hô-va.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Zgodi se pa čez mnogo dni, da prinese Kajn daritev od sadu zemeljskega GOSPODU.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Και μεθ' ημερας προσεφερεν ο Καιν απο των καρπων της γης προσφοραν προς τον Κυριον.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.И след време Каин принесе от земните плодове принос на Господа.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.Спустя несколько времени, Каин принес от плодов земли дар Господу,
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.ויהי מקץ ימים ויבא קין מפרי האדמה מנחה ליהוה׃
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.وحدث من بعد ايام ان قايين قدم من اثمار الارض قربانا للرب.
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該 隱 拿 地 裡 的 出 產 為 供 物 獻 給 耶 和 華
Günler geçti. Bir gün Kayin toprağın ürünlerinden RABbe sunu getirdi.有 一 日 、 該隱拿 地裡 的 出產為 供物 獻給 耶和華