Ana içeriğe geç
Sözlük

toplumsal ile cümle

toplumsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İstanbul 1976 Kadınlar ve Siyasal-Toplumsal Hayat.En sårad civilisation från 1976 och Indien.
Ona göre kadınların toplumsal ve bireysel konulardaki yeteneklerinin desteklenmesi gerekmektedir.Arbetet med kvinnorna utgår från kvinnans individuella förmågor och behov.
Halkı toplumsal sorunlar hakkında aydınlatmaya çalışıyorlardı.Man försökte förfina folkliga ord.
Toplumcu gerçeklik, sanatçıyı toplumsal bir varlık olarak görür.För honom bör konsten ses som en social aktivitet.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Dessa förespråkar en social revolution.
İnsan toplumsal bir varlıktır.Основою суспільства є людина.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.Спосіб продукції матеріяльного життя зумовлює соціальний, політичний і духовний процес життя взагалі.
Sosyal güdüler ise toplumsal bir ortamda gerçekleşir.Будь-яка поведінка відбувається в соціальному контексті.
Toplumsal Sözleşme ilerlemeci bir çalışmadır.Комітування є поступовим процесом.
Bu dini polisler, İslamî toplumsal ve ahlâkî normları uygulamaktadır.Остання забезпечує дотримання ісламських соціальних і моральних норм.
Toplumsal hareketlerin ruhu da budur.Є також суспільним рухом.
Fırsat eşitliği yoluyla toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunmaktadır.Тільки завдяки її намаганням у суспільстві може бути встановлена справедливість.
Toplumsal Tarih.Спільна історія.
Özgül bir toplumsal sistemi oluşturan şey, onun “başlıca içsel farklılaşma tarzı”dır.Особливою соціальної гостротою відрізняється його поема «Втеча з голодуючої області».
Ekonomik ve toplumsal alanda büyük başarılar elde edildi.Були досягнуті значні економічні успіхи та соціальний прогрес.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Тоді заходить епоха соціяльної революції».
Demek ki, bu toplumsal oluşum ile, insan toplumunun tarih-öncesi sona ermiş olur."«Я вважаю, що наше суспільство буде до цього готове.
Toplumsal yapı toplumda organize olmuş ilişkiler bütünüdür.Вся інформація, що створюється в суспільстві — соціальна.
Bu dönemdeki şiirlerinde toplumsal sorunlara ağırlık verdi.З часом в його поезії почали переважати суспільні мотиви.
Toplumsal, ekonomik yaşayışımızın bütün görünüşleri,bu belgelerde yatmaktadır.Всі важливі питання нашого релігійного й національного життя будуть старанно розглядані на її сторінках.
Toplumsal sınıf ^ "Social status".ТРК «Соціальна країна».
Resimlerini ardışık sanatsal sahneler ile birleştirerek toplumsal eleştirilerini ifade etmiştir.Його картини поєднували критику негативних соціальних явищ з послідовними художніми сценами.
Toplumsal olay bireyi aşkındır, birey ona katılır.Вони зустрічають того коханця і чоловік дякує йому.
Frisch bu noktada kurguladığı toplumsal ortama ağır bir eleştiriye gider.Екологічна ситуація у регіоні оцінюється як критична.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Jeho bývalí posluhovači však povědí o milostných dopisech jejich manželům.
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Principy managementu mají napříč Evropou opory, které jsou silně společenské povahy.
Repin onların toplumsal değerlerine odaklanmıştı: "Gogol'un onlar hakkında yazdığı her şey doğru!Repin byl příběhem o dopise fascinován, o kozácích řekl: „Vše, co o nich napsal Gogol, je pravda.
Belsoğukluğu, bulaşıcı olması nedeniyle toplumsal bir hastalıktır.Víme, proč je zívání tak nakažlivé.
Burası toplumsal ocağın olduğu yerdi.To místo byl veřejný dům.
İnsan toplumsal bir varlıktır.Člověk je tvor společenský.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Nechybí však ani poukázání na sociální problémy.
Totalitarizm, toplumsal yaşamın bütün yönlerini içerir.Islámské právo reguluje všechny oblasti lidského života.
Eserlerinde toplumsal mesaj verme endişesi taşımaz.Ve svých textech se nebrání komentování situace ve společnosti.
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.Ústava Čínské republiky se nijak přímo nevyjadřuje k sexuální orientaci nebo genderové identitě.
İstihdam eksikliğinin yanı sıra toplumsal huzursuzluk ve endemik savaş getirdi.Opět přišel mír a s ním i nudný měšťanský život.
Büyüme hem toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliği hem de bölgesel dengesizliği artırmaktadır.Kvůli tomu dochází k zanikání sociálních tříd a zvětšují se sociální nerovnosti.
Bütün bunlar hızlı bir toplumsal çöküşün kısa süreciydi.V této době došlo k rapidnímu úpadku celé sportovní organizace.
Böylece ilçedeki toplumsal yapı değişiklik arz etmiştir.V sociální oblasti se začalo měnit překonané pořadí kast.
Ayrıca, toplumsal etkileşimin yanında iş birliği ve paylaşımı sağlar.Vedle toho navíc pořádá či spolupořádá obecní společenské akce.
İnsanın kendine özgü bireyliğini ve topluma özgü toplumsallığını saptar.Snaží se také nalézt rovnováhu mezi svobodou jednotlivce a jeho odpovědností ke společenství.
İnsanların anlaşarak ortaya çıkardığı bu toplumsal sözleşmeye uymaları kendileri için ödev olarak görülür.Ale lidé teprve zjišťují, jestli je po takovém řešení společenská objednávka.
Eski Türklerde yemek, toplumsal yaşamın önemli bir parçasıydı.Společné stolování hrálo v prvotní církvi důležitou součást společného života.
İktidar toplumsal alanın bütüne yayılma eğilimi göstermektedir.Prosociální chování zahrnuje široké spektrum situací.
Buna da toplumsal cinsiyet denir.Souhrnně se nazývají sociální zabezpečení.
Toplumsal ve politik süreç bir karakomedi türünde ve ironik bir üslupla ele alınır.Lidskou fázi charakterizuje demokracie a ironická reflexe.
Toplumsal bozulmanın önünü açan uygulamadır."Možná je to trest za zpackanou civilizaci."
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Principiile managementului din întreaga Europă au fundamente care au o natură puternic socială.
Dili, toplumsal ve mesleki amaçlar için esnek ve etkili bir şekilde kullanabilirim.Poate utiliza limba într-un mod eficient și suplu în viața socială, profesională sau academică.
Müslüman bir kızın hristiyan bir erkekle evlenmesi ne toplumsal ,ne de yasal olarak mümkündür.Musulmanele nu au voie să se căsătorească cu un creștin sau evreu.
Repin onların toplumsal değerlerine odaklanmıştı: "Gogol'un onlar hakkında yazdığı her şey doğru!Însuși Repin îi admira, declarând: Tot ce a scris Nikolai Gogol despre ei este adevarat!
Toplumsal hareket olarak kuruldu ve Şubat 2001'de siyasi parti haline geldi.A fost constituit în 1993 ca organizație publică și transformat în partid politic în 2001.
İstihdam eksikliğinin yanı sıra toplumsal huzursuzluk ve endemik savaş getirdi.Depopularea a fost însoțitǎ de tulburări sociale și de război endemice.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.În timpul fazei orale are loc o ședință publică.
Böylece toplumsal cinsiyete ilişkin eşitliğin reformlarla çözebileceğini söylerler.Egalitariștii au susținut că justiția nu poate exista decât în coordonatele egalității.
Bu sürecin temel özellikleri siyasi ve toplumsal yaşamın hemen her alanına yansıdı.Politicile de polonizare rapidă au urmat în toate aspectele vieții publice și private.
Örneğin toplumsal sınıfları oluşturma gibi kontrole ihtiyaç duyar.S-a mai ocupat cu stabilirea clasificării cunoștințelor omenești.
Ölüm, toplumsal yaşamda her zaman önemli bir olay sayılmıştır.Reprezentarea în cadrul Societății a fost mereu o problemă.
Böylece ilçedeki toplumsal yapı değişiklik arz etmiştir.Pentru toată familia se impunea o schimbare de decor.
Zoon politikan özgür insandır, toplumsal (sosyal) insandır.Un sistem politic este compus din membrii unei organizații sociale (grup) care sunt la putere.
Toplumsal etkinliklere katılır mısın?Iei parte la activitățile comunității?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod