Toplumsal YetersizliklerSociale Tekortkomingen
Toplumsal YetersizliklerSoziale Unzulänglichkeiten
Toplumsal YetersizliklerSpołeczne Niedoskonałości Przeanalizujmy teraz nasze umowy społeczne.
Toplumsal YetersizliklerTársadalmi hiányosságok
Toplumsal YetersizliklerYhteiskunnalliset puutteet
Toplumsal YetersizliklerΚοινωνικές Ανεπάρκειες
Toplumsal YetersizliklerНедостатки общества
Toplumsal YetersizliklerОбществени недостатъци
Toplumsal Yetersizliklerأوجه القصور الاجتماعي
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.E sabia que viria a ser o início orgulhoso da revitalização feita pela comunidade da nova South Bronx.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.És tudtam, hogy ez a büszke kezdete lesz Dél-Bronx közösség-vezette újjászületésének.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.Ja tiesin, että se kasvaisi ylpeäksi alkuvaiheeksi uudessa yhteisövetoisessa Etelä-Bronxin elävöittämisessä.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.저는 그 곳이 지역 사회가 주도한 새로운 사우스 브롱스 활성화의 자랑스러운 시작이 되도록 커나갈 것임을 알았어요.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.Uwierzyłam, że może to być początek rewitalizacji Południowego Bronxu, którą zajmą się mieszkańcy.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.וידעתי שהוא יהפוך להתחלה המרשימה של שיקום דרום ברונקס בהנהגת הקהילה.
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.وقد أدركت أن ذلك سوف يصبح البدايات المشرفة لإعادة تجديد منطقة جنوب برونكس بقيادة المجتمع
Ve bunun gelişerek, yeni South Bronx'un toplumsal canlanmasının gurur verici başlangıcı olacağını biliyordum.誇らしい始まりとして成長すると 知りました アイデアは私の新しい犬のように 思っていたよりずっと大きくなりました
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.A ten druh občanské hodnoty není jenom vedlejší efekt uvolnění lidské motivace.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.A tento druh občianskej hodnoty nie je len vedľajším dôsledkom sprístupnenia sa ľudskej motivácii.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Ce type de valeur civique n'est pas un simple effet secondaire du fait de s'ouvrir à la motivation humaine.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Dan nilai sipil seperti itu bukan hanya jadi efek samping dari penerapan motivasi dlm diri manusia
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.E esse tipo de valor cívico nao é apenas um efeito colateral da abertura à motivação humana.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.E questo tipo di valore civico non è solo un effetto secondario dell'aprirsi alle motivazioni umane.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.És az a fajta polgári érték nem csak mellékterméke az emberi motivációkra való megnyílásnak.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.그런 시민적 가치는 그저 사람들의 동기를 받아들임으로서 나오는 부대효과 같은 것이 아닙니다.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Și acest tip de valoare civică nu este doar un efect secundar al deschiderii la motivarea umană.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Ten rodzaj wartości obywatelskiej nie jest tylko efektem ubocznym otwarcia się na ludzką motywację.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Und diese Art gesellschaftlichen Werts ist nicht nur ein Nebeneffekt der Öffnung menschlicher Motivation.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Và loại giá trị công dân đó không chỉ là hiệu ứng phụ của việc mở rộng tới động lực con người.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.Y ese tipo de valor cívico no es sólo un efecto secundario de la apertura a la motivación humana.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.И гражданская стоимость этого рода - не просто побочный эффект следования внутренней мотивации человека.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.И този вид гражданска ценност не е просто страничен ефект от оползотворяването на човешката мотивация.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.І такого роду суспільне значення є не просто побічним ефектом слідування за внутрішньою людською мотивацією.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.וערך אזרחי כזה אינו רק תוצאת לוואי של פתיחות למניע אנושי.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.وهذه القيمة المجتمعية ليست أثرًا جانبيًا فقط للانفتاح على الدوافع البشرية.
Ve bu toplumsal değer insan motivasyonunun bir yan etkisi değil.人の動機づけの発露の結果 というわけではありません 私達が集合的に
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.A stále se mění, jak se média čím dál tím více stávají sociálními.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Dan ini masih berubah sebagaimana media menjadi semakin bersifat sosial.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.E ainda está a mudar à medida que os "media" se tornam mais sociais.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.És még mindig változik, ahogyan a média egyre inkább közösségivé válik.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Het verandert nog steeds... naarmate het medium socialer wordt.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Si inca se transforma asa cum media devine mai sociala.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Y está todavía cambiando a medida que los medios se vuelven más sociales.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Και συνεχίζει να αλλάζει καθώς τα ΜΜΕ γίνονται πιο κοινωνικά.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.И он до сих пор меняется, по мере того как СМИ становятся более социальными.
Ve halen değişmeye devam ediyor. Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.И той все още се променя, докато медиите стават по-социални.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.그리고 처음으로, 독일의 공개 토론회에서 몇달 내내 교육 문제가 중점적으로 다루어졌습니다.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.Pela primeira vez, o debate público na Alemanha foi dominado pelo ensino, durante meses.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.Po raz pierwszy edukacja w Niemczech na miesiące zdominowała debatę publiczną.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.Și, pentru prima dată, dezbaterile publice din Germania au fost dominate luni întregi de învățământ.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.Und zum ersten Mal war die öffentliche Debatte in Deutschland monatelang vom Thema Bildung geprägt.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.Voor de allereerste keer werd in Duitsland het publiek debat maandenlang gedomineerd door onderwijs.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.І від самого початку в громадських обговореннях у Німеччині місяцями переважала тема освіти.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.ובפעם הראשונה, השיח הציבורי העיקרי בגרמניה במשך חודשים היה סביב החינוך.
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.وللمرة الأولى، كان التعليم هو المسيطر على النقاشات العامة بألمانيا،
Ve ilk olarak Almanya'da eğitim alanında bir toplumsal tartışma gündeme oturdu.国内の議論は教育で もちきりになりました 税でも 他の問題でもなく
Vergi değil, diğer meseleler değil, ama eğitim toplumsal tartışmanın merkezi oldu.세금도, 다른 이슈도 아닌 교육이 공개 토론의 중심에 선 것이죠.
Vergi değil, diğer meseleler değil, ama eğitim toplumsal tartışmanın merkezi oldu.Não foram os impostos, nem outras questões, o centro do debate público foi o ensino.
Vergi değil, diğer meseleler değil, ama eğitim toplumsal tartışmanın merkezi oldu.Nicht Steuern oder andere Probleme, sondern die Bildung stand im Fokus der öffentlichen Diskussion.
Vergi değil, diğer meseleler değil, ama eğitim toplumsal tartışmanın merkezi oldu.Nie podatki, czy inne sprawy, w centrum uwagi znalazła się edukacja.