Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Ми звикли вихвалятися швидким соціальним прогресом.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Ние ускорихме социалния прогрес.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.נהגנו להתגאות בהתקדמות החברתית המהירה שלנו.
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.فقد اعتدنا التباهي بتطورنا الأجتماعي السريع
Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.ここが1900年に我々がいた場所です
işlerinizi halletme toplumsal katılımlarda bulunmavous occuper de vos affaires quotidiennes
İşte bu nedenle de, toplumsal ve popüler baskı oluşturmak çok önemli mevcut durumu değiştirmek içinDaarom is de sociale druk die men kan uitoefenen zo belangrijk om dit alles te veranderen.
Kalbin Sezgisel Zekası - bir kişisel, toplumsal ve küresel ahenkИнтуитивния интелект на сърцето път към лична, социална и световна съгласуваност
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.여러분은 그 절약의 사회적 가치를 탄소 감쇄의 측면에서 생각해 보길 원합니다. 1년에 900억 달러입니다.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.ותחשבו על הערך החברתי של זה במונחי ירידה בפליטת פחמן, ירידה בצריכת החשמל, 900 מיליון דולר בשנה.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.وأنت تريد أن تفكر في القيمة الاجتماعية لهذا من حيث موازنة الكربون ، وتقليص الكهرباء ، 900 مليون دولار سنويا.
Karbon bedeli ve elektrik kullanımında azalma açısından bunun toplumsal değeri, yılda 900 milyon dolar.社会的価値についてカーボンオフセットの 観点から考えてみたいと思うでしょう なぜでしょう? 無料だからです
Kişisel çıkarlarımızı, toplumsal boyutta düşünelim ki işin ciddiyetini anlayalım.또한 진지하게 이 문제에 접근하기 위해서 계몽된 자발적 관심이 필요합니다
Kişisel çıkarlarımızı, toplumsal boyutta düşünelim ki işin ciddiyetini anlayalım.ואינטרס עצמי נאור כדי לעשות מעשה.
Kişisel çıkarlarımızı, toplumsal boyutta düşünelim ki işin ciddiyetini anlayalım.ومصلحتنا الذاتية المستنيرة لجعل أنفسنا جادون.
Kişisel çıkarlarımızı, toplumsal boyutta düşünelim ki işin ciddiyetini anlayalım.これは世界を変える同盟です
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.La Cruz Roja presta ayuda a las familias separadas a causa de catástrofes y situaciones de crisis.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.Punainen Risti auttaa erilaisten katastrofien ja kriisitilanteiden erottamia perheitä.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.Röda Korset hjälper familjer som skilts åt vid olika katastrofer eller kriser.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.الصليب الأحمر يقدم المساعدة للعائلات المشتتة بسبب الكوارث وحالات الأزمات.
Kızıl Haç değişik doğal afet ve toplumsal kriz dolayısıyla birbirlerinden ayrılmış ailelere yardım eder.如果您想寻找失去联系的亲人,请联系芬兰红十字会的寻人服务处。
Komünist Çin'in işçi övünme ve hükümet çalışanları toplumsallaşmış kapsamlı altına sağlık programı공산 중국의 노동자 자랑하고 공무원 socialized 광범 받고 의료 프로그램
Komünist Çin'in işçi övünme ve hükümet çalışanları toplumsallaşmış kapsamlı altına sağlık programıלהתפאר העובדים הקומוניסטי של סין ו עובדי מדינה לבוא תחת נרחב חיברות תוכנית רפואית
Komünist Çin'in işçi övünme ve hükümet çalışanları toplumsallaşmış kapsamlı altına sağlık programıتباهى من العمال الشيوعي الصيني و موظفي الحكومة تأتي في إطار واسع اجتماعيا برنامج طبي
Komünist Çin'in işçi övünme ve hükümet çalışanları toplumsallaşmış kapsamlı altına sağlık programı社会化の広範下に入る 医療プログラム 8診療所は、ジョブのケアに提供しています
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?Gesellschaften neu aufzubauen, radikale, gewaltlose Bewegungen für soziale Veränderungen zu leiten?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?사회를 건설하고 비폭력 급진적 운동을 이끌게 하는 것일까요?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?להנהיג תנועות רדיקליות, לא אלימות בעבור שינוי חברתי?
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?ويقدن حركات ثورية سلمية لتغيير الأحوال الإجتماعية؟
liderlik yapmalarına ve toplumsal değişimler sağlamalarına yol açan nedir?社会を変えることを可能にしているのか? 文化を守っている女性と
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.Cambia i suoi modelli anche tra i gruppi che sanno come interagire bene con la rete.
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.심지어 인터넷을 잘 다루는 법을 안다고 생각하는 집단 사이에서도
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.les médias devenant plus sociaux.
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.והופך להיות יותר חברתי.
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.هو مازال نموذج للتغيير
Medya da, gitgide toplumsallaşıyor.インターネットをよくわかっている人にとっても
Ne var ki, insan haklarıyla ilişkili olan toplumsal bakış açıları daha az dikkat çekmektedir.Однако менее заметна другая сторона вопроса – социальный аспект, связанный с правами человека.
Rusya'daki toplumsal davranış genellikle Orta Asya ve Kafkaslar'dan gelen göçmenlere karşı düşmanca.El sentimiento público en Rusia es a menudo hostil hacia los inmigrantes de Asia Central y el Cáucaso.
Rusya'daki toplumsal davranış genellikle Orta Asya ve Kafkaslar'dan gelen göçmenlere karşı düşmanca.Общественное мнение в России часто враждебно по отношению к мигрантам из Центральной Азии и с Кавказа.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir.우리의 문화 유적지들은 우리의 집단 기억일 뿐만 아니라
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir.Nuestra herencia es mucho más que
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Az örökségünk jóval több, mint a kollektív emlékezet -- az a kollektív kincsünk.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Di sản của chúng ta có giá trị hơn một kí ức tập thể -- nó là kho báu tập thể.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Moștenirea noastră este mult mai mult decât memoria noastră colectivă - este comoara noastră colectivă.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Nasze dziedzictwo to coś więcej niż tylko zbiorowa pamięć... to nasz zbiorowy skarb.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Notre héritage est bien plus que notre simple mémoire collective -- c'est aussi notre trésor collectif.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.O nosso Património é muito mais do que a nossa memória coletiva, é o nosso tesouro coletivo.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Ons erfgoed is veel meer dan ons collectieve geheugen, het is onze collectieve schat.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Unser Kulturerbe ist viel mehr als unser kollektives Gedächtnis - es ist unser kollektiver Schatz.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Warisan kita lebih dari sekedar kenangan kolektif -- ini adalah harta karun kolektif.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Η κληρονομιά μας είναι κάτι πολύ περισσότερο από τη συλλογική μας μνήμη -- είναι ο συλλογικός μας θησαυρός.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Наследие наше куда богаче, чем просто коллективная память это коллективное сокровище
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir. O bizim ortak hazinemizdir.Нашето наследство е много повече от колективната ни памет -- то е нашето колективно съкровище.
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir.המורשת שלנו היא הרבה יותר מהזיכרון הקולקטיבי שלנו --
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir.تراثنا يفوق كثيرا ذاكرتنا الجمعية --
Sahip olduğumuz miras toplumsal hafızamızdan daha büyük bir şeydir.集合的記憶以上のものであり 集合的財産なのです
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Azt hiszem, hívhatnák ezt életmentő flash mobnak, és ez működik.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.C'est une sorte de flash mob de sauvetage, et c'est efficace.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Credo si potrebbe chiamare un flashmob di salvataggio, e funziona.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Je zou het een levensreddende flashmob kunnen noemen en het werkt.