Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.생명을 구하는 플래쉬몹이라고 할 수도 있겠네요. 그리고 그건 정말로 가능해요.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Man könnte das fast einen Flashmob nennen, aber einen, der Leben rettet.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Można by to nazwać flash mobem ratowania życia i to by pasowało.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Myslím, že byste to mohli nazývat život zachraňující flash mob a funguje to.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.O poți numi flashmob pentru salvarea de vieți; și funcționează.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Saya kira Anda bisa menyebutnya flash mob penyelamatan jiwa, dan sungguh berhasil.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Supongo que uno podría llamarlo una multitud relámpago salvavidas, y funciona.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Suponho que poderão chamar a isto um salva vidas "flash mob", e funciona.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Tôi đoán bạn có thể gọi đây là một đám đông cứu hộ chớp nhoáng, và nó hiệu quả.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Υποθέτω πως αυτό θα μπορούσατε να τ' αποκαλέσετε αστραπιαία συγκέντρωση σωτηρίας, και λειτουργεί.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Її можна було б назвати порятунковим флеш-мобом, і вона працює.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Предполагам, че може да наречете това животоспасяваща светкавична тълпа. и тя работи.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.Это можно назвать флешмобом по спасению жизней, и он работает.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.אני מניח שאתם יכולים לקרוא לזה 'פלאש מוב של הצלת חיים', וזה עובד.
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.أعتقد أنكم يمكن أن تطلقوا علينا عصابة إنقاذ الأرواح و نحن ننجح حقاً في ذلك
Sanırım bunu hayat kurtaran bir toplumsal tepki olarak görebilirsiniz ve işe yarıyor da.しかも 効果てき面 会場を見回すと
Şimdi İsveç'in ne yaptığını görelim. Hızlı toplumsal gelişim ile ilgili böbürleniyorduk.Посмотрим, что сделала Швеция. мы привыкли хвастаться социальным прогрессом.
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.수업 시간에 우리는 학생들이 중요한 사회문제에 대해서 매우 강력히 고수하고 있는
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.W klasie mamy dyskusję na tematy związane z bardzo drażliwymi przekonaniami moralnymi które mają studenci.
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.בכיתות, יש לנו וויכוחים על כמה מהעקרונות מעוררי היצרים המוסריים שלסטודנטים יש
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.في قاعة الدرس، لدينا حجج حول بعض القناعات الأخلاقية الأشد شراسة التي لدى الطلاب
Sınıf içinde, öğrencilerin hararetle tartıştığı büyük toplumsal sorunlar üzerine münazaralar yapılır.激しく対立する道徳的信条が 教室での私たちの 議論の対象となります
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.In problem, ki ga še rešujemo, je, iz socialnega stališča, kako dovolimo ljudem, da so dosegljivi.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.그리고 문제는, 우리는 아직도 사회적 관점에서 우리가 어떻게 사람들에게 이런 것들을 가능하게 할까 고민하고 있다는 것입니다.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.Problémem je, že se pořád propracováváme od společenského bodu do místa, kde bude lidem umožněno být dostupný.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.Problém, ktorý stále riešime zo spoločenského hľadiska je, ako dovoliť ľuďom aby boli dostupní.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.והבעייה היא, שאנחנו עדיין עובדים ומעצבים מנקודת מבט חברתית כיצד אנחנו מרשים לאנשים להיות זמינים.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.والمشكلة هى، اننا ما زلنا نبحث عن طريق ، من الناحية الاجتماعية ، كيف نسمح للاشخاص أن يكونوا متاحين.
Sorun şu ki toplumsal açıdan insanların nasıl ulaşılabilir olacağına izin verme konusunda hala çabalamaktayız.社会的な観点から、 我々がどのようにして人が「つながっている」状態でいることを許しているか、ということです。 実際には、我々がどういうことなら許容するか、
Sürekli olarak toplumsal refahı gözardı etme eğilimindeyiz.우리는 늘 공공의 재산을 무시하는 경향이 있어요. 그것은 모든 사람의 재산이라는 단순한 이유 때문인데요.
Sürekli olarak toplumsal refahı gözardı etme eğilimindeyiz.אנו נוטים להתעלם בעקביות מהעושר הציבורי פשוט משום שהוא מצוי בעושר המוכר,
Sürekli olarak toplumsal refahı gözardı etme eğilimindeyiz.نحن نميل وبشكل ثابت الى تجاهل المنفعة العامة لانها ببساطة مكاسب عامة ,
Sürekli olarak toplumsal refahı gözardı etme eğilimindeyiz.しがちなのは それが共有のもので みんなのものだからです
Sürekli olarak toplumsal refahı gözardı etme eğilimindeyiz.我哋一向漠視公共財富 純粹因為大家嘅福祉
Teknoloji, girişim ve toplumsal dünyanın önde gelen liderleri hemen yanıbaşınızda...Questa casa è ricca di maghi della tecnologia, guru dell'innovazione, social leaders.
Teknoloji, girişim ve toplumsal dünyanın önde gelen liderleri hemen yanıbaşınızda...Van los principales líderes de tecnología, de innovación, dirigentes sociales...
Teknoloji, girişim ve toplumsal dünyanın önde gelenlucreaza impreuna intr-un spatiu comun, un spatiu de conlucrare.
Toplu merhamet duygusu ve Kişisel çıkarın toplumsallaşması.그것은 인류애의 연대와 계몽된 이익추구입니다.
Toplu merhamet duygusu ve Kişisel çıkarın toplumsallaşması.l'alliance de la compassion et d'un intérêt personnel éclairé.
Toplu merhamet duygusu ve Kişisel çıkarın toplumsallaşması.והם ברית החמלה והאינטרס העצמי הנאור.
Toplu merhamet duygusu ve Kişisel çıkarın toplumsallaşması.اللتين هما تحالف التراحم وإستنارة المصلحة الذاتية.
Toplu merhamet duygusu ve Kişisel çıkarın toplumsallaşması.「思いやり」は 10億人が確かな望みをもてない
Toplumsal AhenkEn este estado, cada vez más personas informan de un mayor acceso a la guía intuitiva de sus corazones,
Toplumsal bir alternatifEen sociaal alternatief
Toplumsal bir alternatifEine soziale Alternative
Toplumsal bir alternatifUN'ALTERNATIVA SOCIALE
Toplumsal bir alternatifUne alternative sociale
Toplumsal bir alternatifΜια Κοινωνική Εναλλακτική
Toplumsal bir alternatifСоциальная альтернатива.
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.모든 사람이 같이 협력하여 무엇인가를 이루어야 하는 집단 발견이라고 하는 개념입니다.
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.הוא העיקרון של חשיפה משותפת, כלל משחק שבו כולם צריכים לעבוד ביחד כדי להשיג משהו.
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.هي فكرة الإكتشاف الإشتراكي ديناميكية حيث كل الأشخاص يجب عليهم العمل معاً لتحقيق شيء ما
Toplumsal Bulgu konsepti, birşeye ulaşabilmek için herkesin birlikte çalışması gereken bir dinamik.何かを達成するためにみんなで一緒に働く というダイナミクスです 共同的発見は問題解決のために
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Das Gespräch über Geschlechterrollen ist nicht leicht.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Discuția despre gen nu e ușoară.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.성이 쉬운 주제는 아닙니다.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Le genre n'est pas une conversation facile.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Samtal om genus är inte enkla.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.Обсуждать проблемы пола непросто.
Toplumsal cinsiyet konuşulması kolay bir konu değil.التفرقة بين الجنسين ليست موضوع سهل