EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMO Conselho de Ministros delibera por unanimidade, após consulta ao Parlamento Europeu.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMRada Ministrówstanowi po konsultacji z Parlamentem Europejskim.
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMsont soumis aux articles III-123 à
EKONOMİK, TOPLUMSAL VE BÖLGESEL UYUMTALOUDELLINEN, SOSIAALINEN JAALUEELLINEN YHTEENKUULUVUUS
Ele alınacak Toplumsal Sorunun değişik açılarını incelemek için disiplinlerhuomioon koordinoitu poikkitieteellinen lähestymistapa ja monet eri näkökulmat.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.엘 시스테마의 효과는 세개의 근본적인 영역에서 느낄 수 있습니다 - 개인/사회적 영역과 가족적 영역, 그리고 공동체 영역입니다.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.Sự ảnh hưởng của El Sistema thể hiện qua 3 mức độ: mức độ cá nhân/ xã hội mức độ gia đình và mức độ cộng đồng.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.Влияние "Системы" ощутимо в трёх основных сферах: в личной/общественной жизни, в кругу семьи и в общине.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.ההשפעה של "אל סיסטמה" מורגשת בשלושה מעגלים בסיסיים - במעגל האישי-חברתי, במעגל המשפחתי ובקהילה.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.تأثير "النظام" يلمس عن طريق ثلاث طرق رئيسية-- في المحيط الشخصي/المجتمعي, في محيط العائلة وفي محيط المجتمع.
El Sistema'nin etkisi, uc alanda hissediliyor-- bireysel/sosyal alanda, ailede ve toplumsal alanda.個人および社会の領域、 家族の領域、そしてコミュニティの領域です 個人と社会の領域では
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.Atât bărbații, cât și femeile când aduc vorba de gen, uneori se lovesc imediat de rezistență.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.För både män och kvinnor, att ta upp genusfrågor möter nästan omedelbart motstånd.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.Für Männer und Frauen bringt die Erwähnung der Geschlechterrollen fast sofortigen Widerstand mit sich.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.여성과 남성 모두에게 이 주제를 꺼내는 건 곧바로 저항을 일으키기도 합니다.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.Когда поднимаются эти вопросы, и женщины, и мужчины склонны воспринимать всё в штыки.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.للذكور والإناث. فبمجرد ذكر الموضوع ستجد مقاومة فورية تقريباً.
Erkekler için de, kadınlar için de toplumsal cinsiyet konusunu açmak ani tepkilere sebep olabiliyor.ジェンダーの問題を持ち出しただけで すぐに反感を買う事もあります ここにいる方々の中で こう思っている方もいるでしょう
Fakat bu, özel bir toplumsal kural.하지만 특별한 사회 규범이죠.
Fakat bu, özel bir toplumsal kural.אבל זה סוג מיוחד של נורמה,
Fakat bu, özel bir toplumsal kural.لكنها نوعية خاصة من القواعد الإجتماعية,
Fakat bu, özel bir toplumsal kural.なぜなら この規範は誰と関係を築いて良くて
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Emlékszem, bemutattuk a filmemet és elmentünk a cinikusokhoz.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Ich erinnere mich, wie ich den Film rausnahm und ihn Zynikern zeigte.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Ik vertoonde die film aan cynici.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Îmi amitesc că am prezentat filmul cinicilor.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Jag kommer ihåg att jag la ut filmen och åkte till kritikerna.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Je me rappelle avoir sorti le film et être allé voir des cyniques.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.이런 감정을 영화에 쏟아넣고 비평가들에게 달려갔습니다.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Lembro-me de ter exibido o filme e perceber algum cinismo.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Pamatuji si, jak jsem film vydal a jezdil ho promítat cynikům.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Pamiętam, że pokazywałem ten film cynikom.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Recuerdo haber puesto esa película y la reacción de los cínicos.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Ricordo di aver proiettato il film e la reazione dei cinici.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Saya ingat memperlihatkan film itu dan merasakan kesinisan.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Spomnim se objave filma in soočenja s ciniki.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Θυμάμαι όταν έβγαλα την ταινία και την πήγα σε κυνικούς.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Пам'ятаю, як я показав свій фільм цинікам.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Помня, че извадих филма и го показах на критиците.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.Я опубликовал свои материалы и отправился по циникам.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.אני זוכר שהסרט יצא והציניקנים ראו אותו.
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.اذكر كيف اني اخذت الفلم واعطيته للمسرح الساخر
Filmi alıp toplumsal değeri küçümseyenlere izlettiğimi hatırlıyorum.私はこのフィルムを見せたんです
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Hagyományos társadalmi hőseink nem jók, mert ők kivételek.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.I nostri eroi sociali tradizionali sono sbagliati, perchè loro sono eccezioni.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.전통사회의 영웅들을 말하는게 아닙니다. 그들은 이례적인 인물이죠.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Les héros de notre société traditionnelle sont faux, parce qu'ils sont les exceptions.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Meidän perinteiset yhteiskunnalliset sankarimme ovat vääriä, koska he ovat poikkeuksia.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Nasi tradycyjni bohaterowie to zły przykład, bo stanowią wyjątki.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Nuestros héroes sociales tradicionales se equivocan porque ellos son la excepción.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Onze traditionele maatschappelijke helden zijn verkeerd, want zij zijn de uitzonderingen.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Os heróis tradicionais da nossa sociedade estão errados, porque eles são exceções.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Societatea promovează eroii tradiţionali în mod greşit fiindcă ei sunt excepţiile.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Tradiční hrdinové naší společnosti jsou špatnými příklady, protože jsou to jen vzácné vyjímky.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Tradiční hrdinovia našej spoločnosti sú nesprávni, pretože sú výnimkami.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Unsere traditionellen, Helden sind verfehlt, sie sind die Ausnahme.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Vores traditionelle samfundshelte er forkerte, fordi de er undtagelserne.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Οι παραδοσιακοί μας κοινωνικοί ήρωες είναι λανθασμένα παραδείγματα, γιατί αποτελούν εξαιρέσεις.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Наши обычные герои никуда не годятся, потому что они исключительные.
Geleneksel toplumsal kahramanlarımız yanlış, çünkü onlar hep istisna.Нашите традиционни социални герои са грешни, защото те са изключенията.