Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.우리 사회에 얼마나 기여를 할 수 있나 점수를 매기는 것이지요.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Nagyon jók vagyunk abban, hogy meghatározzuk mindenkinek az értékét a társadalmunk számára.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Nous qualifions vraiment les gens selon leur valeur pour notre communauté.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Practic evaluăm importanța acelui om în societate.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Stiamo effettivamente dando un voto al valore di una persona nella nostra comunità.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Tímto výrazně hodnotíme něčí cenu, kterou může mít pro naší společnost.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Wir degradieren einen Menschen, der für unsere Gesellschaft einen Wert hat.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.W praktyce, oceniamy przydatność jednostki dla naszego społeczeństwa.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Στην ουσία κατατάσσουμε την αξία κάποιου στην κοινότητά μας.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Ми оцінюємо чиюсь придатність та корисність нашій громаді.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Ние ефективно степенуваме нечия стойност за нашата общност.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.Тем самым, в сущности, выносится оценка ценности человека для сообщества.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.אנו קובעים בנחרצות את ערכו של אדם לקהילה שלנו.
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.نحن نصنف الناس بما قد تكون قيمتهم لمجتمعنا
Birinin toplumsal değerini başarıyla sınıflandırıyoruz.病状にとらわれずに
Bir kac sene onceki bir toplumsal arastirmaya gore'공공 어젠다'는 2년 전 한 설문을 실시했는데요,
Bir kac sene onceki bir toplumsal arastirmaya gorePublic Agenda a fait un sondage pour nous un il y a quelques années
Bir kac sene onceki bir toplumsal arastirmaya goreהארגון "אג'נדה ציבורית" עשה סקר בעבורנו, לפני כמה שנים
Bir kac sene onceki bir toplumsal arastirmaya goreلقد اجرت " مجلة الشعب " استطلاع للرأي منذ عامين
Bir kac sene onceki bir toplumsal arastirmaya goreアメリカの高校教師の43パーセントは
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Den fremmer økonomisk, social og territorial samhørighed og solidaritet mellem medlemsstaterne.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Den skall främja ekonomisk, social och territoriell sammanhållning samt solidaritet mellan medlemsstaterna.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.De Unie bevordert de economische, sociale en territoriale samenhang, en de solidariteittussen de lidstaten.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Elle promeut la cohésion économique, sociale et territoriale, et la solidarité entre les Étatsmembres.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.La Unión fomentará la cohesión económica, social y territorial y la solidaridad entre los Estados miembros.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Podporuje hospodářskou, sociální a územní soudržnost a solidaritu mezi členskými státy.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Podporuje hospodársku, sociálnu a územnú súdržnosťa solidaritu medzi členskými štátmi.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promove a coesão económica, social e territorial, e a solidariedade entre os Estados-Membros.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promoveazăcoeziunea economică, socialăşi teritorială, precum şi solidaritatea între statele membre.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promuove la coesione economica, sociale e territoriale, e la solidarietà tra gli Stati membri.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Spodbuja gospodarsko, socialno in teritorialno kohezijo ter solidarnost med državamičlanicami.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Wspiera spójnośćgospodarczą, społecznąi terytorialnąoraz solidarnośćmiędzy Państwami Członkowskimi.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Η Ένωση p i ρ ο ω θεί την οικονοµική, κοινωνικήκαιεδαφικήσυνοχή, και την αλληλεγγύη µεταξύ των κρατών µελών.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Поощряваикономическото, социалнотоитериториалнотоединство, както и солидарността между държавитечленки.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.Hemos evolucionado, pero, creo, que nuestras ideas de género aún no lo han hecho.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.우리는 진화했습니다. 그러나 젠더에 대한 의식은 그만큼 진화하지 못했습니다.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.Noi am evoluat, dar percepția noastră despre gen nu.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.Nous avons évolué ; mais il semble que l'idée du rôle des sexes n'a pas évolué.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.Vi har utvecklats, men det verkar för mig som om våra idéer om kön inte utvecklats.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.Мы сами развиваемся, но кажется, что представления о полах у нас не меняются.
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.نحن تطورنا ولكن تفكيرنا بالتفرقة لم يتطور
Biz evrildik fakat toplumsal cinsiyet konusundaki düşüncelerimiz evrilmedi.数週間前 私はナイジェリア有数の ホテルのロビーに歩み入りました
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi. Bunun sembolik bir önemi var.Občutna je bila torej družbena nota, kar ima simboličen pomen.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Ci è sembrato che avesse una rilenza sociale.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Deze kwestie leek dus een sociale dimensie te hebben.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Így érezhetően volt ennek egy szociális dimenziója.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Jadi rasanya ini memiliki dimensi sosial.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.J'ai donc senti que ça avait une dimension sociale.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.이것은 사회적이 관점의 작업이라고 느껴졌습니다.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Như thể nó có một cộng đồng xung quanh
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Por isso sentimos que isto tem uma dimensão social.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Se percibía la dimensión social de esto.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Simțeam că acest proiect are o dimensiune socială.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Takže to má sociálnu dimenziu.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Wir hatten den Eindruck, es hat also eine soziale Dimension.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Zdawało się więc że ma to też wymiar społeczny.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Άρα το έργο έμοιαζε να έχει μια κοινωνική διάσταση.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Мы чувствовали, это имело социальную отдачу.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Так що, на нашу думку, питання мало соціальну віддачу.
Böylece bunun toplumsal bir boyutu olduğu hissedildi.Чувстваше се сякаш това има социално измерение.