Ana içeriğe geç
Sözlük

toplumsal ile cümle

toplumsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Toplumsal cinsiyet, bir cinsiyet yapısından daha fazlasıdır.その意味で、社交は気晴らし以上のものである。
Böylece o, kadının toplumsal konumunu toplumsal bir düzlemde tartışmaya açmıştır.その一方で、父は私を通して女性的な何かを表現しようとした。
"Güney ve Güneydoğu Asya'da Kadın ve Toplumsal Cinsiyet".東南アジアにおける平和・友好・協力を目的とする。
Ancak bu yansıtma biçimini toplumsal değerler belirler.これは社会の価値観が反映しているからだ。
Ben Sen Biz Hepimiz: Toplumsal Kimlik Gruplararası İlişkiler.社会(しゃかい) 社会 人間と人間のあらゆる関係。
Toplumsal sorunlar ve söylentilerin durması社会問題化と終息
Bununla birlikte bazı ekonomik ve toplumsal reformlar yaptı.但在同时,也进行了一些经济和社会改革。
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.那时社会革命的时代就到来了。
Bir de tırsıyoruz, hiçbir toplumsal şemsiyemiz yok.主張不帶雨傘。
Birçok Iraklı gibi o da krallığın toplumsal açıdan tutucu ve Batı yanlısı politikasına karşıydı.和许多伊拉克人一样,他讨厌君主政权的社会保守政策和亲西方政策。
Manipüle ordu; toplumsal sınıf, yaş ve askeri deneyime dayanıyordu.军队的编制是在社会阶级、年龄和参战经验的基础上进行的。
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.物质生活的生产方式制约着整个社会生活、政治生活和精神生活的过程。
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.男子裝身具是表示社會的地位。
Toplumsal hareket olarak kuruldu ve Şubat 2001'de siyasi parti haline geldi.政黨成立於2010年8月並且在10月向官方註冊成為政黨。
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?為人之都,若為其都,夫誰獨舉其都以伐人之都者哉?為彼猶為己也。
Ona göre bireyi ölüme götüren şey toplumsal akımlardır. ^ İntihar (Milliyet bas.).但是,由於父母逃稅被他成為社會上人們誹謗中傷的對象。
Eski Türklerde yemek, toplumsal yaşamın önemli bir parçasıydı.韓國教會是他們社會生活的重要組成部分。
Thomas Hobbes (1651) ve Jean-Jacques Rousseau (1762) toplumsal sözleşme kuramının en ünlü filozoflarıdır.托馬斯·霍布斯(1651年)、洛克(1689年)和盧梭(1762年)是最著名的社會契約論思想家。
Ancak HIV/AIDS ile ilgili toplumsal önyargılar HIV tanısını ve tedaviyi zorlaştırmaktadır.少数科学家继续质疑HIV和艾滋病之间的关系,或HIV的存在。
Toplumsal etkinliklerde yer aldı.他轉向社會活動。
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.斯里兰卡家庭法不承认同性婚姻或同性民事结合。
Hedonizmin keşfi, toplumsal düzenin artık fakirleri istemediği anlamına geliyor.但是道曼诺维奇明白这并没有触动根本的社会制度。
Bunun yerine, toplum bilim diğer toplumsal bilimlerle özdeşletirilme noktasına geldi.反過來,社會科學本身也是社會科學哲學的焦點。
Onun döneminde toplumsal istikrar sağlandı, nüfus çoğaldı.這時社會漸趨穩定,人口增加。
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?이는 백성들에게 깊은 덕을 입게 한 것으로, 어찌 그 결단을 후주(後周)와 비교할 수 있을 것인가?
Pakistan Anayasası cinsel yönelimden veya toplumsal cinsiyet kimliğinden bahsetmemektedir.파키스탄 헌법은 성적 취향이나 성 정체성을 구체적으로 언급하지 않다.
Hem kişisel hem de toplumsal bir erdemdir.죄를 개인적이면서도 공동체적인 것으로 이해한다.
Kimi akademik alanlarda toplumsallaşma, bireyin kasıtlı biçimlendirilmesi anlamına gelir.일부 학문 분야에서 사회화는 개인의 고의적인 형성을 의미한다.
Kadın toplumsal olarak özgürleşmek için biyolojik rölünden kurtulmalıdır.인간의 이타주의는 사회 생물학의 풀어야 할 수수께끼로 남아있다.
Onun amacı, herkese ait olan toplumsal bir doğa yaratmak değildi.즉, 사회주의의 분배제는 각 개체 간의 경쟁심을 유발시키지 못했다.
Bir de tırsıyoruz, hiçbir toplumsal şemsiyemiz yok.비가 오고 있다, 하지만 난 우산을 가지고 있지 않다.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.그가 이혼하는 이가 이전에 과부였다면 그는 반미나를 지불해야 한다.
İngiliz İngilizcesinde terim erkek iç çamaşırını ifade eder, ABD'de ise terim toplumsal cinsiyettir.영국식 영어로는 남성용 속옷을 의미하며, 주로 복서 브리프를 뜻한다.
Yeni toplumsal hareketlerinin çeşitli türleri olmuştur.새로운 사회적 계층이 나타났다.
Ayrıntılı bir biçimde toplumsal sözleşme kuramını açıklayan ilk modern filozof Thomas Hobbes'tir.명확하고 자세하게 사회 계약론에 대해 말한 최초의 근대 철학자는 바로 토머스 홉스다.
Gaf, genel olarak kabul görmüş toplumsal kuralların ihlali.그 행동은 일반적으로 용인된 사회 규범을 매우 강하게 벗어난다.
Sanatçı, toplumsal sinema akımındandır.이현상은 대한민국의 영화배우이자 가수이다.
Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları (M.A.)남성주의 남성인권 운동(MRM)
Mendeleyev toplumsal konularla da ilgiliydi.또한 사회적인 것들도 주제가 되었다.
Toplumsal hareketlerin ruhu da budur.사회적 행위로서의 식인 .
Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler.저서로 《신제국주의》, 《국제공산당과 세계혁명》 등이 있다.
Kölelik ve köleler toplumsal düzenin parçasıydı; satın alınıp satılabilecekleri köle pazarları vardı.עבדות ועבדים היו חלק מהסדר החברתי; היו שוקי עבדים בהם יכלו הרומאים לקנות ולמכור עבדים.
Mendeleyev toplumsal konularla da ilgiliydi.התעניין גם בנושאים חברתיים.
Düşünceler toplumsal ve tarihi içerikleri dışında, işlev ve kökenlerinden ayrı anlaşılamazlar.לא ניתן להבין רעיונות מחוץ להקשר החברתי וההיסטורי שלהם, במנותק ממטרתם ומקורם.
Eski Türklerde yemek, toplumsal yaşamın önemli bir parçasıydı.האכילה בימי הביניים הייתה אירוע חברתי מרכזי בחיי המשפחה.
Aksine bu gibi toplumsal hareketler 1970’lerdeki “Kirli Savaş” döneminde bastırılmıştı.אולם, תנועות חברתיות שתמכו בשיטה זו פורקו לחלוטין בזמן המלחמה המלוכלכת בשנות ה-70 של המאה ה-20.
Buna da toplumsal cinsiyet denir.קוראים לזה הגינות אנושית בסיסית.
Mekan toplumsal örgütlenmenin bir parçasıdır.הקבוצה היא חלק ממסגרת חברתית כללית.
Torino sokaklarında toplumsal kargaşa çıkardığı için etraftaki iki polis onun yanına geldi.שני שוטרים הגיעו אליו לאחר שעורר התגודדות ציבורית בטורינו.
Ben Sen Biz Hepimiz: Toplumsal Kimlik Gruplararası İlişkiler.השיקולים לכך הם: שיקולי הדדיות ביחסים בין מדינתיים.
Böylece ilçedeki toplumsal yapı değişiklik arz etmiştir.לשם כך נדרש שינוי מעמיק בחשיבה האזרחית.
Yapıtlarında toplumsal eleştiri ağır basar.בציוריו מתח ביקורת על הסדר החברתי.
Genellikle şarkılarında toplumsal meseleleri işledi.ההרכב מרבה לעסוק בשיריו בנושאים חברתיים.
Toplu yemeklerde yiyeceğin toplumsal konuma göre paylaşılması söz konusuydu.גל היה עסוק מאוד בחלוקת מזון.
"Avrupa'daki toplumsal devrim bayrağını ilk dikme eylemi" düşüncesi Polonya tarihinde yaygın bir görüştür.יש הרואים במרידת חג הפסחא את "המהפכה הסוציאליסטית הראשונה באירופה".
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
İkna bir toplumsal etkileme biçimidir.Убеждението е форма на социално влияние.
Depresyon büyük işsizlik ve yoksulluğa ve toplumsal huzursuzluğa yol açmaktadır.Депресията води до голяма безработица и бедност и до нарастващи обществени вълнения.
Toplumsal alan bir imgesel kuruluş süreci olarak mevcuda gelmiştir.Като спешна мярка е организиран концентрационен лагер.
Bu sözleşme, toplumsal ve siyasal sistemleri gözönüne alınmaksızın tüm öteki devletlere açıktır.Разпространен е във всички страни, независимо от тяхната социална и политическа система.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod