Ana içeriğe geç
Sözlük

toplum ile cümle

toplum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sigaranın zararları konusunda toplumun eğitilmeye çalışılması.تعميق الوعي بمخاطر التدخين.
Özet: "Vampirler" toplumda kabul görmektedir.يجب أن يكون كاملا عند المسلمين، ليكون مقبولا في المجتمع.
USTKB Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (Danışman) (2001-...)مستشار عام جمعية الفكر الدستوري (2011 – مستمر).
"Çokkültürlü Toplum"."مجتمعات عليا".
William Labov, toplum dil biliminde en önemli araştırmacı kişiliklerden biridir.وليام لابوف هو واحد من أبرز الباحثين في هذا الميدان.
Toplum Hekimliği Enstitüsü'nü on beş yıl boyunca yönetti.تولى إدارة عيادة العظام بالجامعة لخمسة وثلاثين عامًا.
2005-2009 yılları arasında Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) kurucu başkanlığını yaptı.للفترة من 2005 - 2009 ترأس مؤسسة الاقتصاد السياسي وابحاث المجتمع .
Kampanya, ateistlerin kırmızı "A" kullanarak toplumda kendilerini belli etmesine dayanır.الوقوف علنًا والظهور علنًا في المجتمعات بالمشاركة في نشاطاتها وبإظهار الحرف الأحمر "A".
Dünya genelinde, toplumun %10'undan fazlası hayatlarının bir döneminde migrenden etkilenmektedir.على الصعيد العالمي، يتأثر أكثر من 10٪ من الناس بالصداع النصفي في مرحلة ما من الحياة.
Futbol ve Toplum.الرياضة والمجتمع.
Barabbas'ın hikâyesi, toplumsal olarak özel anlamlar taşımaktadır.حيث يفسرون أفكار بوليفار من منظور اشتراكي.
Toplumun tüm kesimleri birlikte hareket etmelidir.فجميع فئات المجتمع تقبل على الصبة.
Küçük konuşma becerisi toplumsal bir beceridir; dolayısıyla, küçük konuşma sosyal iletişimin bir türüdür.القدرة على إجراء محادثة تحتوي على الحشو هي مهارة اجتماعية: وبالتالي, الحشو هو أحد أنواع التواصل الاجتماعي.
1963 yılında ise toplumlararası çatışmalar başladı.في 1936 اندلعت الحرب الأهلية.
Toplumdaki dini ve ahlaki konuları işlemiştir.كان من دعاة الأخلاق و القيم في مجتمعه.
Ayrıca feminist sivil toplum örgütleriyle de demokrasiye etkin katılımı sağlanmaya çalışılmıştır.ساهمت نساء أخريات أيضا في الديمقراطية الشعبية من خلال خدمة المجتمع.
Bu toplumsal değişimi de yansıtan bir durumdur.ويطلق على هذا التغير الشخصي في الرأي تحولاً.
Kadınlar, Sanat ve Toplum.الفن والأدب والمجتمع.
Toplumu hastalıklardan korumanın önemini vurgular.تغدية الطوائف بعسل ملوث بجراثيم المرض.
Bu eserler toplumda yeterince ilgi de uyandırdı.وأثار هذا الاعلان اهتماما كبيرا في مجتمع المطورين.
Toplum ve Bilim yazarı.كاتبة للعلوم والمجتمع.
Aile Hekimliği Uzmanları hastalarını aile ve toplumları içinde değerlendirir.اكتساب القدرة على تعليم المرضى وعائلاتهم.
Bu yapılan reformlar toplumda da bölünmeler oluşturmuş ve bundan yararlanan Carlistler ayaklandılar.وكانت النتيجة ثورة عامة فتحالف معهم العمال الكتالونيين أنفسهم.
Son olarak gelişmiş, uygar Malay toplumu güney Çin ve kuzey Çinhindi'nden gelir..ثالثاً وصل أسلاف الملايو من جنوب الصين وشمال الهند الصينية.
Örneğin toplumsal sınıfları oluşturma gibi kontrole ihtiyaç duyar.وفي الوقت نفسه لديها القوة علي وضع المعايير الخاصة بالمجتمع.
Bu sonuç İtalyan toplumu arasında büyük hoşnutsuzluklara yol açtı.فأدى ذلك لشعور شديد بالسخط في المجتمع الفنلندي.
"Rum toplumunda karnaval ve paskalya kutlamaları"."أشهر الأماكن السياحية للتنزه وقضاء العطلات بالفيوم".
İfade özgürlüğü, özgür toplumun temel taşıdır."هذا هو مفتاح احترام الحق في حرية التعبير وهذا هو أحد ركائز المجتمع الديمقراطي.»
Toplumcu, halkçı siyasi aktivist.سياسي إسرائيلي وناشط إجتماعي.
Toplumsal hareketler, en genel tanımıyla, ortak amaç için bir araya gelen insanların kolektif eylemleridir.تتكون التعبئة الاجتماعية من إجراءات جماعية متعددة من خلال العمل الجماعي على مدار فترة زمنية لتحقيق هدف مشترك.
Bu karakteristiklerinden dolayı tüm toplumlarda farklı bakış açısına sahiptir.الغرض من هذه المجتمعات يختلف في العموم.
Bu filmler toplumsal katılımın ve insan hakları bilincinin yükselmesine katkıda bulundu.كانت الصورة أكبر المساهمين في إحداث الوعي والمسؤولية الاجتماعية في ضمائر الناس.
Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu.فأضحى الاقتصاد غير قادر على مواجهة الأزمة العالمية سنة 1929.
Geleneksel Miskito toplumu iyi tanımlanmış politik yapısı ile yüksek derecede yapısaldır.المجتمع الهندي التقليدي يعرف نسبياً بنظامه الاجتماعي الطبقي الصارم.
Ve toplumda aşk bazı problemlere neden olmaktadır.إن التخلف الثقافي يحدث مشاكل للمجتمع بطرق عديدة.
Gmina Almanca toplum, topluluk anlamına gelen Gemeinde kelimesinden türemiştir.اسم غمينا هو مأخوذ من Gemeinde ويعني المجتمع في اللغة الألمانية.
14 Temmuz 2011'de İsrail tarihinin en büyük toplumsal protestosu yaşandı.14 يوليو - بدء احتجاجات الإسكان الإسرائيلية التي تطورت لتصبح أكبر احتجاجات شعبية في تاريخ إسرائيل.
Küreselleşme karşıtlığı, kurumsal kapitalizmin küreselleşmesine karşı eleştirel bir toplumsal harekettir.إن الحركة المناهضة للعولمة هي حركة نشطاء على مستوى العالم تنتقد عولمة الرأسمالية.
Feminist Teoride Açılımlar: Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları.المقال الأصلي: النظرية النسائية، و عالمات النفس النسائيات.
Farklı toplumlarda benzer özellikler görülmesinden hareket eder.بِغَضِّ النَظَر عن كيفية تجلي هذه المبادئ في مجتمعاتٍ مختلفة.
Dönemin toplumsal koşulları, siyasi çekişmelerin daha da artmasına yol açtı.وخلال الفترة نفسها، أدى نمو التصنيع إلى تكثيف التوترات الإجتماعية.
Şehirde ayrıca çok sayıda toplum merkezi vardır.كذلك هناك العديد من المراكز الرياضية في المدينة.
Nevruz olayı hem edebî, hem folklorik yönüyle toplumda çok büyük etkiler yaratmıştır.كما قام بلونيس بعملية كادت أن تؤدي إلى عواقب وخيمة على المستويين المحلي والوطني.
Başka bir ifade ile sapmış, toplumun benimsenmiş standartlarından veya normlarından farklılaşmış kişidir.ففرق بين من قال بفرضيته وحتميته، ومَن قال بسُنيته واستحبابه.
Savaşçı bir toplumsal yapı bölgeye hakim olmuştur.يتم إغلاق جزيرة مرجانية للجمهور.
Bir toplumda yaşıyoruz.نحن نعيش في مجتمع.
Marksizm bana toplumun ne olduğunu öğretti."Marxismo me ensinou o que era a sociedade.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Os oligarcas também tentaram abolir as quatro divisões da sociedade.
İnsan, insanın dünyası, devlet, toplum anlamına geliyor.O homem é o mundo do homem, o Estado, a sociedade.
Madde 5 Yasa sadece topluma zarar verebilecek eylemleri yasaklar.Art. 5.º A lei proíbe senão as ações nocivas à sociedade.
Hepatit C’nin hem bireylere hem de topluma olan ekonomik maliyeti önemli ölçüdedir.O impacto económico da hepatite C é bastante significativo, quer a nível individual, quer a nível social.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.O status e os direitos legais dos escravos romanos também começaram a mudar.
Yeni soyluluksa toplumun sayesinde ayaktaydı.A nova nobreza existiu devido à organização da sociedade.
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Acho que as sociedades que procuram o bem, o amor e a beleza viverão sempre em paz.
Bu yazarlar, Kartaca ile rekabet halinde olan dolayısıyla da sık sık çatışan toplumların insanlarıdırlar.Estes escritores pertenciam aos povos de competições, e muitas vezes em conflito, com Cartago.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.O modo de produção da vida material condiciona o processo da vida social, política e espiritual em geral.
Devletsiz toplum, devlet tarafından yönetilmeyen toplumdur.Sociedade apátrida é uma sociedade que não é regida por um Estado.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.E se abre, assim, uma época de revolução social.
Demek ki, bu toplumsal oluşum ile, insan toplumunun tarih-öncesi sona ermiş olur."Com esta formação social se encerra, portanto, a pré-história da sociedade humana.”
Almanya yasal ve toplumsal olarak eşcinsellere karşı toleranslıdır.A homossexualidade na Alemanha é legal e socialmente aceita.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod