Ana içeriğe geç
Sözlük

toplum ile cümle

toplum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Otomobil 20. yüzyılın sonunda toplumun ayrılmaz bir parçası olmuştur.وفي نهاية القرن ال20 أصبحت السيارات جزءً لا يتجزأ من المجتمع.
Üretim araçları tüm toplumun ortak malıdır.إن وسائل الإنتاج تخص المجتمع كله.
Ordunun siyasi gücü anayasa, kanunlar ve toplum tarafından desteklenir.وتدعم السلطة السياسية والعسكرية من خلال القانون، والدستور، والمجتمع.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.ومن ثم يبدأ عهد ثورة اجتماعية.
Birçok grup ve hareket insan hakları adına 20. yüzyılda çok büyük toplumsal değişimleri gerçekleştirdiler.تمكنت العديد من المجموعات والحركات من إنجاز تغييرات عميقة على مدى القرن العشرين تحت مسمى حقوق الإنسان .
Sonra toplumdaki değişimleri ve tepkileri incelemeye başladı.ثم تحول إلى دراسة ردات الفعل والتغيرات في المجتمع.
Toplumcu gerçekçilik, 1960 sonrasında yaygın olarak görülmektedir.ظهر تيار الواقعية الاجتماعية بشكل ملحوظ من بعد عام 1960.
Burada öğrenimi devam ederken hem okulunda hem de sivil toplum örgütlerinde siyasi faaliyetlerde bulundu.وعندما واصلت تعليمها هناك كانت تشارك في الأنشطة السياسية إما في المدارس إما في منظمات المجتمع المدني.
Tüm bu duygular Picasso’nun o zamanki kötü vaziyetini ve toplumun haline yönelik eleştirisini yansıtmaktadır.كل هذه المشاعر تعكس مأزق بيكاسو في ذلك الوقت وانتقاده لحالة المجتمع.
Toplumcu müzik yapmak istedim.أنا فقط أردت صنع الموسيقى.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.فأسلوب إنتاج الحياة المادية هو شرط العملية الاجتماعية والسياسية والعقلية للحياة بوجه عام.
Roma toplumunun temel birimleri ev halkı ve ailelerdi.كانت الوحدات الأساسية للمجتمع الروماني هي الأسر والعشائر.
Toplumlarında bir çeşit gizemli bulaşmadan korkan insanlardan çekinmektedirler.ومن الخائفين من منعه خوف جهنم من الضحك، وكان جماعة من السلف قد عاهدوا الله أن لا يضحكوا أبدا.
Kalan %11’in %10’u Negev’in kuzeybatısındaki Bedevi toplumudur.من ال 11% المتبقية، حوالي 10% يعيشون في مجتمعات البدو في النقب الشمالي الغربي.
1905’te dünyanın en büyük profesyonel sosyologlar birliği olan Amerikan Toplum Bilim Birliği kuruldu.وفي 1905 أسست الجمعية الاجتماعية الأمريكية، الجمعية الأكبر في العالم من علماء الاجتماع المحترفين.
Bu toplumlara göre bir siyah ile tüm siyahlar arasında hiçbir fark yoktu.وفقاً لهذه المجتمعات فلايوجى أدنى فرق بين فرد زنجى وكامل الزنوج .
Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih'i (gönderdik.صالح : قال تعالى في سورة هود (وإلى ثمود أخاهم صالحا ) .
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.وكانوا منزعجين من السيطرة الإجتماعية والسياسية للحزب الشيوعي الصيني.
Balkan Savaşı yıllarında kadınlar toplum yaşamında daha aktif rol almaya başlamışlardı.قامت السيدات خلال حرب البلقان بدوراُ فعالاً في المجتمعات البشرية.
Torino sokaklarında toplumsal kargaşa çıkardığı için etraftaki iki polis onun yanına geldi.حيث لحق به شرطيان بعد اضطراب أحدثه في شوارع تورينو.
Avrupa'daki yerleşik toplumlar ilk olarak MÖ 7. milenyumda Balkanlarda ortaya çıktı.وقد ظهرت التجمعات السكنية الاولى في البلقان في أوروبا مع بدايات الالفية السابعة قبل الميلاد.
Romanda ve öyküde toplum sorunları gözleme dayanan bir gerçekle anlatılmıştır.فكانت الرواية والقصة القصيرة تحكي عن مشاكل الشعب بحقيقة تعتمد على المشاهدة.
Sefil bir toplumda Goebbels gibilerin varlığına rağmen kötülüklere rağmen mücadelesine devam etmektedir.في المجتمع اللعين برغم من وجود شخصيات مثل Goebbels و برغم من وجود رداءات فانه يستمر في الصراع .
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.الأنثروبولوجيا اللغوية تدرس كيف تؤثر اللغة على الحياة الاجتماعية.
Şu anda köyde bir sivil toplum kuruluşu olduğuna yönelik bir bilgi yoktur.ليس هناك الآن أي جهة مختصة بمنظمات المجتمع المدنى في القرية.
“Toplum için sanat” anlayışını benimsemiştir.وقد تبنى مفهوم "الفن من أجل المجتمع".
Romanlarındaki karakterleri toplumsal ve tarihi gelişmelerle iç içe anlattı.وكانت شخصياتها متشابكة مع التطورات الإجتماعية و التاريخية في رواياتها.
Toplumsal ve sosyal gelişmeleri konu alan romanlar yazıldı.وهناك روايات تناولت موضوعات التطور الاجتماعي والسياسي.
Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi.وبعد ذلك عالجت في أشعارها المشاكل الاجتماعية.
Marks yabancılaşmanın komünizm öncesi tüm toplumun bir özelliği olacağına inanır.يعتقد ماركس أن الاغتراب سوف يكون سمة من سمات كل مجتمع قبل الشيوعية.
(Ka Kitap, 2015) "Bir Toplum Nasıl İntihar Eder?"فكيف للفلسطينية أن تموت كمدًا؟!
ABD'ndeki cezaevi reformu ve kölelerin kurtuluşu olmak üzere, toplumda birçok reformu teşvik etti.كما أنها عملت على تشجيع العديد من الإصلاحات في المجتمع منها اصلاح السجون و تحرير العبيد في الولايات المتحدة.
Komün, kapalı toplum demektir.المدينة هي مجتمع مكتف ذاتيا.
Karl Albrecht, kendini toplum hayatına pek karışmadığından hakkında çok az şey biliniyor.نتيجة لعزل كارل ألبريشت نفسه عن الحياة العامة، فلا يعرف عنه إلا القليل.
Toplumların hepsi aynı sisteme sahip değildir.جميع المجتمعات لديها الحضارة ذاتها.
Uluslararası toplum ise hiçbir şey olmamış gibi davrandı.يستمر الكبار في المجتمع وكأن شيئًا لم يحدث.
Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirildi.فهم قد أعدو اقتراحات من أجل إزالة الاضطرابات المحيطة بهم.
1980 ler itibarıyla, toplum kendi ekonomisini, özellikle endüstriyel potansiyelini geliştirdi .ومنذ سنوات 1980 تطور المجتمع العربي إقتصاديًا ولا سيما الطاقات الصناعية.
Komün sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.كان هدفهن هو خلق مجتمع خالي من العنف.
Toplumsal modeli, Emile Durkheim'in teorik temellerini kurduğu "dayanışmacılık" temelinde şekillendi.تمثل النمط المجتمعى في مبدأ "التعاضد" الذى أسس المبادئ النظرية إميل دوركايم.
Bu akımın şairleri İkinci Yeni'yi eleştirmiş, toplumcu şiiri savunmuşlardır.وقد انتقد شعرائه شعر تيار الجديد الثاني، ودافعوا عن الشع الاجتماعي.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.بدأت الحالة القانونية وحقوق العبيد بالتغير أيضاً.
Başlarda şiirlerinin konusu doğa, aşk, ayrılık, özlem iken, daha sonraları ise toplumsal sorunlar ağır bastı.وقد كانت أشعارها تعالج في بدايتها الطبيعة، العشق، الفراق، الأشتياق، وفي اخرها كانت تعالج المشاكل الأجتماعية.
Batıcılık, Ulusçuluk ve Toplumsal Devrimler.نعم للمقاومة العربية، والثورات الشعبية.
Sosyalist gerçekçilik, toplumcu gerçekçilik ile karıştırılmamalıdır.أنا في حاجة إلى فهم أكثر واقعية من لم الأوضاع الاجتماعية .
Kur'an kurslarını yeşerteceğiz, temiz toplum yetiştireceğiz.والكلمة ذات أصل فصيح من نقص الشيء، ونقَّصه جعله ناقصاً، وانتقصه نسب إليه النقصان، والاسم النقيصة.
Heradot Mısırlıların, hayvanlarını kendi evlerinde tutan biricik toplum olduğunu gözlemlemiştir.وقد لاحظ هيرودوت أن المصريين هو الشعب الوحيد في ذلك الوقت الذي ربى الحيوانات داخل منازلهم.
İktidar toplumsal alanın bütüne yayılma eğilimi göstermektedir.ويهدف الردع العام للمجتمع ككل.
Seküler toplum: Toplumun cami, kilise, sinagog veya tapınağa bağlı olmayan yönlerini ifade eder.العلمانية في المجتمع تيشير إلى جوانب المجتمع التي ليست منتسبة لـ(المسجد، الكنيسة، المعبد) .
Toplumun bu yeni üyelerinin birçok etkisi oldu toplumun gelişmesinde.أي أن المجتمعات البشرية عرفت العديد من الأنظمة الاجتماعية قبل أن تصل هذه المرحلة من التطور.
Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" (İngilizce: St. Valentine's Day) olarak bilinir.أما في إسبانيا، فيعرف يوم عيد الحب باسم San Valentin.
Ayrıca, yazarın yasaklara ve toplum baskısına karşı duruşu, özgürlük ve ahlâk anlayışı da aynı kalmadı.بالإضافة إلى أن نفس مفهوم الحرية والأخلاق وموقفه تجاه ممنوعات المجتمع وضغوطه لم تبقَ كما هي.
Kölelik Avar toplumunda çok yaygın değildir.ومع ذلك، فإن العبودية نادرة في أوساط جماعات الصيادين.
Taşıyıcıların oranının yüksek olduğu toplumlarda, hastalığın endemik olduğu söylenir.في مجتمع به نسبة عالية من الناقلين يقال إن المرض متوطنا.
Bu toplumlarda kadınlara erkeklerden daha çok saygı gösterilir.مما يجعل المرأة في المجتمع أكثر تساويا للرجل.
16. yüzyıl ortalarında Osmanlı Devleti'nde ekonomik ve toplumsal bunalım baş gösterdi.دخلت إيطاليا مرحلة من التدهور الاقتصادي والاجتماعي في القرن السادس عشر.
Toplumsal sorumlulukta öncü role sahiptir.اكتساب دور القيادة في المجتمع.
Toplumda bilimsel bilginin rolü arttıkça, ulus-devletlerin işleyişini birçok yönüyle birleştirildi.كما أن دور المعرفة العلمية نمت في المجتمع، وأصبح مدمج مع العديد من جوانب أداء الدول القومية.
Böylece toplumda bir “mektep-medrese ikiliği” doğmuştu.مما أدى إلى إنشاء "مجتمع أطفال" مستقل.
Babalık hakları akımının başlangıcı özellikle endüstri toplumlarında boşanmaların artmasıyla ile oluşmuştur.حركة حقوق الآباء موجودة بشكل شبه حصري في الدول الصناعية ، حيث أصبح الطلاق أكثر شيوعًا.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod