Ana içeriğe geç
Sözlük

toplum ile cümle

toplum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Toplumlararası ve kültürlerarasında düşünce özgürlüğü ayrılıkları bulunmaktadır.Mais le fossé qui les sépare sur le plan culturel et social créera des tensions.
Devrimden önce gerçekçilik akımını benimseyip, daha sonra Toplumcu gerçekçi akıma yönelmiştir.Il craint en effet que la révolution, d'abord politique, ne devienne sociale.
Yardım alan insanlar ise topluma daha yapıcı bir biçimde hizmet etmeye heves duyarlar."Mais ceux qui croient vouent à Dieu un amour plus grand encore ».
Mısır toplumu belirgin biçimde tabakalaşmış bir toplumdu ve sosyal statü kesin olarak katıydı.La société égyptienne est très stratifiée et le statut social de chaque individu est expressément affiché.
Toplum karşısında Venedik maskesi takarak göründüler.Groupe de masqués sur le thème de Venise.
Kilise; devlet, siyaset ve toplum hayatında gerektiğinde kullandığı ciddi bir nüfuza sahiptir.Le clergé a d’ailleurs une grande influence sur la vie sociale et politique du pays.
Demokratik toplumlar da SBY ölçümlerinde daha düşük puanlar almaktadırlar.Les autorités politiques sont donc moins présentes directement dans le CSM.
Buna da toplumsal cinsiyet denir.Il est également appelé adultisme social.
Bu yönteme göre insan-toplum ilişkisi birbirinden ayrı ögeler olarak anlaşılamaz.Ceci, d’un côté, rend la nature humaine complètement inexplicable.
Çingenelerin göçebe yaşam tarzı yerleşik toplumlarınkinden çok farklıdır.De nos jours, le mode de vie des Istro-roumains ne diffère pas de celui de la population majoritaire.
Adalet, Toplumsal Cinsiyet ve Aile.Le droit, la justice, l'humanité.
Örneğin toplumsal sınıfları oluşturma gibi kontrole ihtiyaç duyar.Il rentre donc dans une analyse des classes sociales.
Toplum sağlığı ve önleyici öğeler üzerine tıbbi eğitim programı üzerinde çalıştı.Dans un premier temps, il a étudié et écrit sur la consommation de soins médicaux.
Kültür toplumbilimcileri, pek çok sosyal ve kültürel kuramdan etkilenmiştir.Artiste engagée, elle s'implique dans plusieurs causes à caractère social et humanitaire.
Topluma bakış açısıdır.Plutôt d’un point de vue familial.
Böylece AIDS kurbanı bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur.Par exemple savoir si un suspect a déjà visité le lieu d'un crime.
Sefiller ve fakirler toplumdan ayıklanır.Les faibles, les peureux sont très vite exclus de la vie en société.
Toplumun ortak çıkarlarına karşı işlenen suçlar ölüm ile cezalandırılmalıdır.Les crimes contre l'humanité doivent être réprimés là où ils sont commis.
Bu toplumda her sınıfın bir erdemi vardır.Chaque classe avait le même poids dans l'assemblée.
Anlatı bütün zamanlarda, toplumlarda ve yerlerde mevcuttur.Elle se rencontre à toutes les époques et dans toutes les civilisations.
2004 yılından toplumsal-siyasi faaliyete başladı.Démographie économique et sociale, depuis 2007.
Kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırıcı özelliklerinden birisidir.La culture est une caractéristique majeure de l'espèce humaine.
Uygulamada bu tür ceza kolonileri köle toplumlarında daha fazladır.En pratique, ces colonies pénitentiaires pouvaient n'être guère plus que des communautés d'esclaves.
Türk toplumu yoğun olarak Londra'da yaşamaktadır.Le réseau travaillait en liaison étroite avec Londres.
Nasyonal sosyalistler, yabancı ırklardan ayrılan saf kan topluma bir onur bahşetmişlerdi.Les frères Saint relevèrent le défi de la concurrence étrangère.
Toplum içinde konuşmaya alışkın değilim.No estoy acostumbrado a hablar en público.
Alkolsüz bira toplum için beladır.Las cervezas sin alcohol son un flagelo para la sociedad.
İlaç bağımlılığı modern toplumda bir kanserdir.La adicción a las drogas es un cáncer en la sociedad moderna.
Toplumun hastanelerde çalışacak insanlara ihtiyacı vardır.La sociedad necesita gente que trabaje en los hospitales.
Diğer öykülerinde bütün bir toplum barbarlık tehdidi altındadır.En otras historias, una sociedad al completo es amenazada por la barbarie.
Bunun yanında insan, toplumdan bağımsız olarak bir insan değildir.Sí, no ha sido tocado por humanos manos."
Bir yıl sonra, toplumdaki gerginlikler azalmıştır.Un año más tarde, las tensiones en la comunidad han disminuido.
Afro-Asya Bilgi Toplumu Konseyi, Mısır (2009).Consejo de la Sociedad de Conocimiento Afro-Asiática, Egipto (2009).
Shamoji, Japon toplumundaki anne ve eş arasındaki birliğin bir sembolü olmuştur.El shamoji ha sido un símbolo de unión entre la madre y la esposa en la sociedad japonesa.
Toplumsal Kanıt – İnsanlar diğer insanların yaptığını gördükleri şeyleri yapar.La prueba social La gente hará aquellas cosas que vea que otra gente hace.
(2004–2006) Benjamin Mako Hill, Çekirdek geliştirici ve Toplum Koordinatörü.(2004-2006) Benjamin Mako Hill: Desarrollador del núcleo y Coordinador de Comunidad.
Ordunun siyasi gücü anayasa, kanunlar ve toplum tarafından desteklenir.El poder político de los militares está respaldado por la ley, la constitución y la sociedad.
Bunlar kendi toplumlarındaki evlilikleri ve boşanmaları düzenlemektedir.Estos regulan todos los matrimonios y divorcios de sus propias comunidades.
O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar.Y se abre así una época de revolución social.
Geleneksel ve içe dönük toplum değişmeye başladı.La manera tradicional de la sociedad, introvertida, comenzó a cambiar.
İnsan, insanın dünyası, devlet, toplum anlamına geliyor.El hombre es el mundo humano, el estado, la sociedad.
Roma toplumunda kölelerin yasal konumu ve hakları da değişmeye başlar.El estatus y los derechos legales de los esclavos romanos también empezaron a cambiar.
İyiyi, doğruyu ve güzeli arayan toplumların her zaman barış içinde yaşayacağına inandım.Creo que las sociedades que buscan el bien, el amor y la belleza vivirán siempre en paz.
Marksizm İnsan ve Toplum.Marxismo y Sociedad.
Komün, kapalı toplum demektir.La casa parece ser una comunidad cerrada.
Üçüncü Dalga sanayi sonrası toplumdur.La tercera ola es la sociedad post-industrial.
Madde 5 Yasa sadece topluma zarar verebilecek eylemleri yasaklar.Artículo 5.- La ley sólo tiene derecho a prohibir los actos perjudiciales para la sociedad.
Futbol ve Toplum.Fútbol y sociedad.
Elit güçlerin karşısına çıkabilecek zorluklar genellikle toplumun uçlarındakilerinden gelir.Los desafíos para el poder de la elite a menudo surgen en los márgenes de la sociedad.
Green Kolej, çalışmalarını çağdaş toplumda insanın refahına adamıştı.Green College estaba dedicado al 'bienestar humano' en la sociedad moderna.
Geleneksel Miskito toplumu iyi tanımlanmış politik yapısı ile yüksek derecede yapısaldır.La sociedad tradicional misquita está fuertemente estructurada, con una estructura política clara.
Şarkılar buradan yola çıkarak küresel toplumun yükseliş ve düşüşünü anlatan bir hikâye şeklindedir.Las canciones que le preceden cuentan la historia de la subida y la caída de una sociedad global.
Bunlardan ilki kadınların toplumsal var oluşa olan katkılarını ele almıştır.Las alas anteriores son translúcidas, destacando en ellas su venación.
630'lu yıllarda Müslüman toplumlar Kuzey Afrika ve Orta Doğu'ya doğru genişleme çabasına girdi.Para 630, la influencia musulmana se había expandido por el Oriente Medio y África del Norte.
1961'de toplum psikoloji öğrettiği Leicester Üniversitesi'nde çalışmaya başladı.En 1961 comienza a trabajar en la Universidad de Leicester enseñando Psicología Social.
M.Ö. 721–715 – Sargon II Urartu ülkesinin yakınlarında Gamirr adlı bir toplumdan bahseder.721-715 a. C.: Sargón II menciona la tierra de Gamirr, cerca de Urartu.
Ayrıca Çin Komünist Partisi'nin elinde tuttuğu siyasal ve toplumsal yetkiler hakkında endişe duyuyorlardı.Estaban descontentos con los controles políticos y sociales que ejercía el Partido Comunista de China.
Güneydoğu Avrupa'nın Vinča kültürü: kronoloji, ekonomi ve toplum üzerine çalışmalar (2 cilt).The Vinča culture of south-east Europe: Studies in chronology, economy and society (en inglés).
Açık Toplum Enstitüsü.Instituto Sociedad Abierta.
Toplumun doğallığımıza cinsel roller ve tarifler takmalarını reddediyoruz.Rechazamos el intento de la sociedad de imponernos roles y definiciones a nuestra naturaleza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod